En nihayet Putin iktidar oldu. 

Çarlık Rusya’sı, Sosyalist Rusya ve Yeni Milliyetçi Rusya’yı harmanladı, yoğurdu ve Y-Rusya’yı pişirdi. 

Ancak Dünyanın ağır sıklet merkezinden uzak kalmıştı. 

Irak işgali ve Suriye’ye müdahale ile bu merkezin merkezi olan coğrafyaya ABD tekelci hegemonyası hâkim oluyordu.

En nihayet, ezelidir hayali kurulan coğrafyamız ve Akdeniz’e inme tarihi fırsatı, Suriye savaşı ile tekrar ihya oldu. 

Ekim 2015’e kadar Suriye’ye aktif müdahale edilmedi. 

Ancak uluslararası müdahalenin ve BM’den bu müdahale için onay alınmasının önünde engel oldu. 

En nihayet 2015’te askeri olarak müdahale etti ve ağırlığını koydu. Elini masaya vurdu ve "Suriye benim oksijen borum ve kırmızı çizgimdir" dedi. 

Suriye’de deniz üsleri, kara üsleri, siyasi, güvenlik ve ticari nüfuzuyla Putin Rusya’sı, 1917’de kaybettiği fırsatı telafi etti.

Kısa bir ziyaret için Suriye’ye gelen Putin, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı diplomatik edep usulü Şam’da makamında ziyaret edeceği yere, onu Hymeymim Rus askeri üssüne getirtti. 

Arından bir Rus komutan, büyük bir nezaketsizliğe ve skandala imza attı. 

Putin ile birlikte dışarı çıkan Esad’ı, Rus askerlerin durduğu çizgiyi geçip Putin ile birlikte yürümesini engelledi.

Eliyle burada durmasını emretti. 

Bu görüntüleri de ÂlemeRus istihbaratı servis etti. 

Âleme, "Suriye’nin 'efendisi' benim" mesajını Lazkiye Hymeymim Rus askeri üssünden verdi. 

Elhak doğrudur; Esad’ın iktidarını koruyan en önemli unsurlardan birisi Rusya’dır. 

Ancak Rusya da Suriye sayesinde yüz yıllık hülyasını gerçekleştirdiğini aklından hiç çıkarmamalı. 

Putin ve özel temsilcileri, İsrail’in Rusya için nedenli önemli olduğunu ifade ediyor. 

Netanyahu-Putin muhabbeti aşikar. 

İki ülke arasında ilişkiler her alanda zirve yapmış. 

Rusya, Suudi Arabistan’a milyarlarca dolar değerinde silah satıyor. 

Bağdat’la da Barzani hanedanlığıyla da işler tıkırında. 

İran’la ilişkiler gayet iyi. "Anamı alana amca derim" modunda. 

Önemli olan Rusya’nın ulvî çıkarları. 

Burada bir sorun yok. 

Amma ve lakin, Rusya Dış İşleri Bakanı Lavrov, her fırsatta “Suriye’nin toprak bütünlüğü, siyasi birliği, egemenlik” diyor. 

Ama ve lakin son açıklaması bu prensiplerle uyum içinde değil. 

Son açıklamasında Lavrov büyük laf etmiş; “Suriye’de savaş bitti” demiş. 

"Biraz İdlib, öbür tarafta Fırat’ın Doğusunda mevcut olan sorunlar dışında mesele kalmamış..." diyor. 

Bay Lavrov! Zaten, meselenin kralı İdlib ama özellikle Fırat’ın Doğusu yani Kuzey Suriye

Suriye savaşının bütünü, zaten bu mesele için çıktı. 

Bu mesele hal olmadan Suriye’nin toprak bütünlüğünü, siyasi birliğini, egemenliğini nasıl sağlayacaksın? 

Bunun için savaşmadan Suriye’deki savaşın bittiğini ilan etmek, mevcut statükoyu kabullenmektir. 

Bu statüko da Suriye toprağının bütünlüğünü sağlamaz aksine paramparça eder.

.

Prof. Dr. Mehmet Yuva, dikGAZETE.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol


sanalbasin.com üyesidir