Yeşilay tarafından tüm bağımlılıklara dikkat çekildiği gibi teknoloji bağımlılığına da dikkat çekilmektedir. “Bağlan ama bağımlı olma” sloganı ile dikkat çekilen teknoloji bağımlılığı konusunda “Farkında olarak nasıl önlemler almalıyız” gibi sorulara hep birlikte yanıt arayalım ne dersiniz?

-Teknoloji bağımlılığı nedir?

Teknolojinin insan hayatına getirdiği sayısız faydalar var. Ancak kişinin teknoloji kullanımı üzerinde kontrolünün kaybolması ve teknolojiyi ölçüsüz ve sınırsız kullanması çok ciddi zararlara sebep olabilir. 

İnternet ve teknoloji bağımlılığı diğer bağımlılıklarda olduğu gibi kişinin bağımlısı olduğu teknolojik ürüne ulaşamadığında yoksunluk yaşadığı bir durum olarak tanımlanmaktadır.

-Teknoloji bağımlılığının belirtileri…

Yalnızca birkaç dakika” diyerek saatler harcamak….

- Çevrenizdekilere ekran karşısında geçirdiğiniz zaman hakkında yalan söylemek.

- Uzun süre bilgisayar kullanmaktan dolayı fiziksel sorunlardan şikâyet etmek.

- Anonim bir kişiliğe bürünmek, insanlarla internet üzerinden konuşmayı yüz yüze konuşmaya tercih etmek.

- İnternete girmek için yemek öğünlerinden, derslerden ya da randevulardan ödün vermek.

- Bilgisayarınızın başında çok fazla zaman geçirdiğiniz için suçluluk duyuyorken bir yandan da büyük bir zevk almak ve bu duygular arasında gidip gelmek.

- Bilgisayarınızdan uzak kaldığınız zaman gergin ve boşluktaymış gibi hissetmek.

- Gece geç saatlere kadar bilgisayar başında kalmak.

Kendimi bildim bileli, "Ah bu gençlerin hali nedir böyle? Bizim zamanımızda böyle işler hiç yapılmazdı. Nerede o eski ahlak sahibi çocuklar ve gençler" dendiğine tanıklık etmişimdir. Ben çocukken genç olanların, şimdi yaşlandığını da göz önünde bulundurduğumuzda, zamanın eleştirilen gençlerinin şimdiki gençleri eleştirenler olduğunu da söyleyebiliriz. 

Şimdilerde en çok eleştirilen konu, bilindiği gibi teknoloji bağımlılığı nedeniyle iletişimde yaşanan sorunlar

Aile bireylerinin karşılıklı diyalog kurmayı tercih etmeyip sözüm ona akıllı telefonlar ile iletişimde olmayı tercih etmeleri çok ciddi bir sorun. 

Daha önceki yazılarımda dikkat çektiğim ve Amerikan Siber Güvenlik Komutanlığı”nca açıkça dile getirilen "Truva atı" adı verilen yöntemin meyvesi alınıyor ve biz “Sorun” deyip geçiyoruz. 

Ne yazık ki bu tip sorunlarla yaşamanın doğal olduğunu sanıyoruz. 

Eminim sizler de yan odada bulunan evladınıza seslendiğinizde, cevabınızı “WhatsApp” veya herhangi bir sosyal mecranın mesajlaşma uygulamasından yanıt alarak veya “Cep”ten aranmanız karşısında şoke olmuşsunuzdur. 

Şayet bu durumu doğal karşılıyorsanız, üzerimizde denenen robotlaştırma deneylerinin başarılı bir prototipine dönüşmüşsünüz demektir.

"Siber Güvenlik", “Endüstri 4.0” ve “Yapay Zeka” kavramlarının lezzetini sadece anlamsız köpürtülen içecek misali tüketenler ile daha birçok teknolojik kavramın içini doldurmak ve yeni teknolojiler geliştirmekle mücadele edenlerin savaşı da büyük bir şiddetle devam ediyor. 

Evet, bu bilgiyi neden verdim biliyor musunuz?

Eğer sizler geleceğin, bağımsız ve bağımlılıktan uzak gençler tarafından inşa edileceğine inanıyorsanız, teknoloji bağımlısı gençlerin, insanı adeta teknolojiye köle eden teknolojilerden başka bir şey üretemeyen bir halde yaşlandığını maalesef kabulleniyorsunuz demektir.

Bu yüzden; ailelerin önce kendilerinde uygulaması gereken ve teknoloji bağımlılığı ile mücadele edebilecekleri bir kaç tavsiyede bulunacağım.

- Ailece bir arada yemek yerken, telefonların, tabletlerin ve bilgisayarların kapalı veya başka bir odada ve mümkünse bir dolap içinde muhafaza edilmesini sağlayın. Bu sayede telefonun ses işleme özelliğinden kaynaklanan reklamlardan korunurken ailenizle birlikte sanallıktan uzak sohbet etmenin tadına varabilirsiniz.

- Televizyonda yayınlanan hiçbir filmi veya diziyi izlemeyin ve çocuklarınıza izlettirmeyin. Tavsiye edilen ve insan gelişimine katkı sağladığı tescilli olmayan hiç bir filmin veya dizinin aile olmanın doğasında var olan karşılıklı konuşma ve bilgi paylaşımının önüne geçip sofranıza meze olmasına müsade etmeyin.

- Çocuklarınızın ve kendinizin kullandığı sosyal mecralarda kişisel verilerin verilmemesi gerektiğini hiç unutmayın ve lütfen yediğinizi, içtiğinizi, sevdiğinizi, sevmediğinizi ve en önemlisi lokasyon bilgilerinizi paylaşmayın.

- Telefon ve bilgisayar gibi teknolojik ürünlerin, sadece oyun ve üretimden uzak işler için kullanılmasının ne kadar aptalca ve anlamsız olduğunu çocuklarınıza anlatmak yerine, kendi kendilerine anlamaları için gerçek hayattan zevk almalarını sağlayacak ve ailece bir arada olunabilen etkinlikleri organize etmeye çalışın.

- Çocuklarınız sizleri “Candy Crush" ve benzeri oyunları oynarken görmemeli ki kendileri de anlamsızca vakit öldürülen ve sanal zevk uyandırarak gerçeklikten uzaklaştıran başka tür oyunlara bağımlı olmasın.

- Çocuklarınıza yemek yedirirken tabletleri, “Oyalansın diye” ellerine vermeyin. Sonra emzik niyetine verilen "akıllı telefon ve tabletleri hiç elinden düşürmüyor!" diye şikayet edecek ve hangi tip reklam ve uygunsuz içeriklerle karşılaşacağını tahmin bile edememekten dolayı korkuyorsunuz.

Belki bu birkaç öneri, hep bildiğiniz ancak uygulayamadığınız hususlar olabilir. 

Üzülmeyin! 

Hani derler ya "Gırtlak dokuz boğum…" ve aklınıza geleni bu dokuz boğumdan geçirmeden "lap diye" konuşmamak gerekir. İşte bu misalde olduğu gibi, internet ortamındaDur… Düşün ve Bağlan” ilkesini kendinize düstur edinin ve çocuklarınıza örnek olun.

Teknoloji kullanımınızın bağımlılıktan mı yoksa ihtiyaçlardan kaynaklı mı veya geliştirme odaklı olup olmadığını analiz edip kendinize itiraf etmelisiniz. 

Hatta şöyle örnekleyelim bu konuyu; köpeğini tasması ile gezdirmeye çıkaran birinin köpeği tarafından çekiştirilerek hızlıca yürüdüğünü görmüşsünüzdür ve bu kişilere “Ne yapıyorsun?” dediğinizde aldığınız yanıt muhtemelen “Köpeğimi gezdiriyorum!..” şeklinde olacaktır. Ancak aslında köpek gezintiye çıkmış ve sahibini gezdirmektedir.

Teknolojik alet mi sizi kullanıyor?

Yoksa siz mi!

Dediğim o ki eğer siz teknolojiyi bilinçsizce kullanır ve popülist yaşamaktan kendinizi alıkoyamazsanız, çocuklarınızla beraber, teknolojinin bağımlısı olarak şu kısacık ömrünüzde ailenin tadını alamadan bu hayattan gidecek ve sanal alemde bir kaç yüz veya bin beğenisi hiç anımsanmayacak ve unutulanlardan olacaksınız.

Bu yüzden teknolojiyi iyi kullanan, teknolojiyi geliştirmeyi iyi bilen ve teknolojiyi yöneten tarafta olmanın önemine bir kere daha vurgu yapıyorum.

Hey gidi hey!

Nerede o eski feraset ve akıl sahibi büyüklerimiz!..

Lütfen unutmayın!

Bilgisayar, kullanıcısı kadar akıllıdır.

Bu yüzden “Teknolojinin kölesi veya bağımlısı değil, geliştiricisi olmaya talip olmalı” diyerek ve Yeşilay’a tüm bağımlılıklarla mücadele ettiği gibi “Teknoloji bağımlılığı” konusunda da yaptığı tüm çalışmalar için teşekkür ederek herkese Siber Güvenilir Günler diliyorum.

.

Burak Bozkurtlar, dikGAZETE.com

Twitter'da bizi takip edin: @thegreywolves , @dikgazete

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir