Uzmanlara göre, Irak'ta Şii grupların silahsızlanma süreci siyasi ve ekonomik etkene dayanıyor

Iraklı uzmanlar, İran'a yakın Şii silahlı milis grupların silahsızlanma sürecinin ABD baskısının yanı sıra, siyasi ve ekonomik etkenlere dayandığını belirtiyor

Analiz/Röportaj/Dizi/Rapor - 8 ay önce

Bağdat
Şii milis güçlerden "İmam Ali Tugayları" lideri Şibl ez-Zeydi, yaptığı açıklamada, kurumsal devlet yapısının güçlendirilmesi ve anayasal otoritelere saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak, "devletin birliği ve egemenliğinin, silahın yalnızca resmi kurumların elinde olmasını gerektirdiğini" ifade etti.
Zeydi'nin açıklamasının ardından benzer mesajlar farklı siyasi ve silahlı aktörlerden de geldi.
Ulusal Hikmet Hareketi lideri ve Koordinasyon Çerçevesi üyesi Ammar el-Hekim de silahların devlette olması gerektiğini belirterek, Irak’ta yeni hükümetin bir an önce kurulması çağrısı yaptı.
Asayib Ehlilhak lideri Kays el-Hazali de hareketin siyasi kanadı Sadikun tarafından düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, silahın devlette toplanmasına ve hükümetin bu yöndeki taleplerinin uygulanmasına destek verdiğini kaydetti.
Çağrıyı destekleyenlerden Ensarullah el-Evfiya adlı milis grubun lideri Haydar el-Garravi de geniş siyasi temsilin devleti yönetmek için meşru bir yetki olduğunu belirterek, bunun tüm taraflara "devlet mantığına geçme" sorumluluğu yüklediğini ifade etti.
Irak Hizbullahı ve Nuceba Hareketi'nden ise silah bırakmayacakları yönünde açıklamalar geldi.

"ABD ile yeni bir sayfa açabilecekleri bir döneme denk geliyor"

Iraklı siyasi analist Barakat Ali Hammudi, ülkede silahların devlet tekelinde toplanmasına ilişkin mevcut yaklaşımların temel nedeninin, Koordinasyon Çerçevesi içindeki silahlı grupların "fiilen devlet konumuna gelmiş olmasından" kaynaklandığını söyledi.
Söz konusu grupların parlamentoda elde ettikleri çoğunluk sayesinde "kontrolü sağladıklarını" ve bu nedenle devlet dışı silahların varlığını sürdürmesine gerek kalmadığını düşündüğünü aktaran Hammudi, "Zira devletin silahı da bu grupların elinde olacak. Güç varsayımı, bu grupların parlamentodaki temsilcileri üzerinden kurumsallaşmış durumdadır. Bu söylemin ciddiyeti, uluslararası toplumun silahsızlanma yönündeki net kırmızı çizgileri ve Necef’teki dini mercinin (Ali Sistani) tutumuyla da örtüşmektedir." değerlendirmesi yaptı.
Milis grupların silahları devlet kontrolüne bırakma yönündeki kararlarına yol açan birçok etken bulunduğunu ifade eden Hammudi, bunların başında İsrail ve ABD kaynaklı dış tehditlerin olduğunu söyledi.
Alınan kararı, dışarıdan gelebilecek askeri bir saldırıyı, silahlı grupların varlığı gerekçesiyle meşrulaştırma ihtimalini ortadan kaldırmak amacıyla, kritik bir dönemde atılmış "akıllıca bir adım" olarak niteleyen Hammudi, "Bu hassasiyet, silahlı grupların silah bırakmaları halinde yeni kurulacak hükümette daha güçlü bir konum elde edebilecekleri ve ABD ile yeni bir sayfa açabilecekleri bir döneme denk geliyor. ABD, bölgedeki çıkarlarını tehdit etmedikleri sürece herhangi bir tarafla çalışmaya karşı çıkmıyor." şeklinde konuştu.

Kararın uygulanmama riski

Barakat Ali Hammudi, İran destekli grupların silah bırakma kararın uygulanmaması halinde doğabilecek riskler arasında, silahlı grupların İsrail'e yönelik tehdit oluşturduğu iddiasıyla ülkenin dış saldırılara maruz kalması ya da en azından Irak'a yönelik ABD yaptırımları gibi ekonomik baskı ve tehditlerin artabileceğini dile getirdi.
Söz konusu grupların devletin askeri ve güvenlik kurumlarına entegre edilmesinin önemine dikkati çeken Hammudi, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
"Irak devleti, bu grupların mensuplarını İçişleri ve Savunma Bakanlıkları bünyesinde ya da Haşdi Şabi kapsamında Irak silahlı kuvvetlerine entegre edebilir. Bazılarını diğer devlet kurumlarına da dahil edebilir. Zira bu unsurların devlet yapısı dışında bırakılması ciddi bir toplumsal sorun yaratır. Ancak bu süreç, Irak'ı zaten yaşamakta olduğu ağır ekonomik ve mali krizle, 2003'ten bu yana uygulanan istihdam politikalarının nüfusa oranla, dünyadaki en yüksek kamu istihdamı oranlarından birini ortaya çıkarmasına ve Irak ekonomisinin yalnızca petrole dayalı rantçı yapısını sürdürmesi nedeniyle, ciddi bütçe ve finansman zorluklarıyla karşı karşıya bırakabilir."

"Geçici ve taktiksel bir hamle olabilir"

Gazeteci ve analist Mervan Cuburi ise hükümetin silahın devletin elinde toplanması konusunda ciddi olduğuna inandığını ifade ederek, ancak karşılaştığı en büyük engelin iktidardaki Koordinasyon Çerçevesi içinde bu adıma karşı çıkan, mesafeli duran ya da nüfuz ve hakimiyetlerini kaybetmeden uygulanması için daha fazla garanti isteyen tarafların varlığı olduğunu söyledi.
"Silahlı gruplar açısından bakıldığında, bu adımın geçici ve taktiksel bir hamle olarak görüldüğünü düşünüyorum." diyen Cuburi, şöyle devam etti:
"Güncel bölgesel deneyimlere bakıldığında, silah bırakan tüm silahlı grupların zamanla nüfuz ve etkilerini kaybettikleri ve iç siyasi dengelerde etkin bir aktör olmaktan çıktıkları görülüyor. Bu durum, bazı grupları baştan bu fikre karşı çıkmaya iterken, diğerlerini de Donald Trump’ın sahneden çekilmesini bekleyerek ABD tarafıyla zaman kazanma amaçlı manevralar yapmaya itiyor."
Lübnan'ın güneyine yönelik, "Hizbullah'ın elinde kalan silah envanterini tasfiye etmeyi amaçlayan" İsrail saldırılarının yakında başlayacağına dair çok güçlü göstergeler olduğunu dile getiren Cuburi, bu saldırıların İran’a ait hedefleri de kapsayacak şekilde genişlemesi ihtimali olduğunu söyledi.
Bu tablonun, İran'a yakın Iraklı tarafların çatışmaya dahil olma ihtimali nedeniyle Bağdat yönetimini "fırtınanın merkezine" yerleştirdiğini ifade eden Cuburi, Irak hükümetinin bu senaryoyu önlemeye ve engellemeye çalıştığını kaydetti.

"Sembolik teslim şeklinde olabilir"

Gazeteci ve analist Ali Naci de Iraklı bazı grupların silahsızlanmaya yönelmesinin ya da silahlarını devlete devretmeyi kabul etmesinin arkasında ekonomik etken bulunduğunu belirterek, "Bu durum, silahların tamamen teslim edilmesi, bir kısmının devredilmesi ya da sembolik bir teslim şeklinde olabilir. Örneğin hafif silahların elde tutulup ağır silahlardan vazgeçilmesi gibi. Biçimi ne olursa olsun, ekonomik faktör bu bağlamda önemli bir unsur olarak öne çıkıyor" dedi.

Kaynak: AA

.

dikGAZETE.com

Haftanın Öne Çıkanları

Satrançta hedef "2 milyon" lisanslı sporcu

2025-12-21 12:58 - Spor

Alperen Şengün'ün 28 sayıyla oynadığı maçta Rockets, uzatmalarda Kings'e yenildi

2025-12-22 10:51 - Spor

Küresel piyasalarda gözler ABD'nin büyüme verilerinde

2025-12-20 11:17 - Ekonomi

Malatya'da konuşlu ambulans helikopter 6 ildeki hastaların imdadına yetişiyor

2025-12-21 12:48 - Gündem

TİKA Bangladeş'in nehir adalarında su baskınlarına dayanıklı köy inşa etti

2025-12-19 15:52 - Dünya

İtalya: Bizden Gazze ve Filistin için İtalyan askeri talep ediliyor

2025-12-22 20:48 - Dünya

Venezuela: İran'dan her alanda işbirliği teklif aldık

2025-12-21 01:43 - Dünya

Yılbaşı öncesinde kuru yemişçilerde hareketlilik başladı

2025-12-23 11:48 - Ekonomi

FETÖ'ye yönelik 28 ilde düzenlenen operasyonlarda 76 şüpheli yakalandı

2025-12-21 13:27 - Asayiş

YEE, 2026'da yapay zeka ile dünyaya Türkçeyi öğretecek

2025-12-21 13:48 - Gündem

İlgili Haberler

Lozan'ın Gölgesinde: Batı Trakya Türklerinin Bir Asırlık Hak Mücadelesi

10:38 - Analiz/Röportaj/Dizi/Rapor

ODAK: Türkiye'de Nüfusun İki Yüzü - Azalan Doğumlar, Yaşlanan Toplum

19:13 - Analiz/Röportaj/Dizi/Rapor

ODAK: Elektrikli Araçlarda Küresel Yarış ve Türkiye’nin Yükselişi

18:22 - Analiz/Röportaj/Dizi/Rapor

ODAK: Suriye'de Terörün Tasfiyesi

17:48 - Analiz/Röportaj/Dizi/Rapor

Karadeniz'deki saldırılar küresel tahıl sevkiyatını aksatıyor

13:53 - Analiz/Röportaj/Dizi/Rapor

Günün Manşetleri

MSB: Yalova'da F-16 uçağı eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradı

15:47 - Gündem

Kolombiya'da depremde hayatını kaybedenler için 3 günlük "ulusal yas" ilan edildi

15:42 - Dünya

AB'de ömrünü tamamlayan araçlara yönelik yeni kurallar yürürlüğe giriyor

15:37 - Ekonomi

Dört büyüklerin toplam borcu 85 milyar liraya ulaştı

15:22 - Ekonomi

VDK'nin yapay zeka destekli risk analiz sistemi "MİHENK" devrede

15:17 - Ekonomi