Sakarya
Sapanca'da bir otelde düzenlenen Deniz Ticaret Odası (DTO) Müşterek Meslek Komiteleri 7. Toplantısı'nda konuşan Uraloğlu, 1982'den beri sektörün amiral gemisi olan Deniz Ticaret Odasının çatısı altında emek veren herkese teşekkür etti.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, dün Karadeniz'de iki gemiyle ilgili patlamalar veya saldırılar noktasında süreci yakından takip ettiklerini belirterek, kıyı emniyeti ve sahil güvenliğin gerekli müdahalelerde bulunduğunu kaydetti.
????"KAIROS isimli gemiye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüz gerçekten yangın sürerken başarılı müdahaleyle dünyadaki farklı ülkelerden 25 denizciyi iyi bir operasyonla kurtardılar." diyen Uraloğlu, kıyı emniyeti ve bakanlık çalışanlarına teşekkür etti.
Uraloğlu, "Bunlar riskli durumlar, denizcilerin maalesef riskli bölgelerde karşılaşabileceği durumlar. Diğer gemiyle (VIRAT) ilgili de orada hayati tehlikenin olmadığını ve yakından ilgili birimlerimizin takip ettiğini tekrar belirtmek isterim. Bütün denizcilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum." ifadelerini kullandı.
Denizciliğin meslekten öte yaşam tarzı, kader birliği olduğunu vurgulayan Uraloğlu, ekmeğini denizden çıkarmanın ne demek olduğunu burada bulunanların iyi bildiğini kaydetti.
"2025, Türk denizciliğinin altın yılı olarak tarihe geçti"
Bakan Uraloğlu, denizin cömert olduğunu çünkü alın teriyle, cesaretle, sabırla emek veren herkese bereketini, rızkını fazlasıyla bahşettiğini dile getirerek, şöyle devam etti:
"İşte bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımızın kaptanlığında, denizcilikten sorumlu Bakanlık olarak attığımız her adımı bu şuurla atmaya gayret ediyoruz. Denizlerimizi mavi vatanımız bildik, denizciliği milli ve öncelikli sektör kabul ettik ve hamdolsun bugün Türkiye, 217 liman tesisi, 85 faal tersanesi, 186 tekne imal ve çekek yeri, 65 yat limanı, 23 gemi geri dönüşüm tesisi, 400 balıkçı barınağı ve 1 milyonu aşan amatör denizcisiyle dünyanın önde gelen denizci ülkeleri arasında yer almaktadır. 2025 yılının ise Türk denizciliğinin altın yılı olarak tarihe geçtiğini özellikle ifade etmek isterim."
Yaptıkları son programlarda Türk Deniz Ticaret Filosunu dünya sıralamasında ilk 10'a taşıyacaklarının sözünü verdiklerini hatırlatan Uraloğlu, "Verdiğimiz her söz gibi bu sözümüzü de tuttuk ve 2002'de 8,9 milyon dedveyt ton ile 17'nci sırada olan Türk sahipli filo, 2025'in ilk yarısında 2 bin 203 gemisiyle 53,1 milyon dedveyt tonla dünya sıralamasında 10'uncu sıraya yükseldi. Elbette bu bizim için yeterli değildir. Daha üst sıralara inşallah çıkmış olacağız." diye konuştu.
Uraloğlu, limanlarda da rekor üstüne rekor kırıldığının altını çizerek, "2002 yılından bu yana limanlarımızda elleçlenen yük miktarı yüzde 180, konteyner miktarı ise yüzde 443 arttı. 2024 yılında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı yaklaşık 532 milyon tona, konteyner miktarı ise 13 milyon 529 bin TEU'ya ulaştı. Uzun yıllardır dünyanın en fazla konteyner elleçleyen ilk 100 limanı arasında olan Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ ve Mersin limanlarımızın yanına bu yıl ilk kez listeye giren Aliağa Limanı'mızı da ekledik. Dünyanın en fazla konteyner elleçleyen 100 limanı arasında 5 limana sahip olmamız, ülkemizin deniz lojistiğindeki gücünü küresel arenada da tescil etti." ifadelerini kullandı.
"Türk gemi adamlarımız Panama bayraklı gemilerde de görev alabilecek"
Londra'da bu hafta başında düzenlenen Uluslararası Denizcilik Örgütü 34. Genel Kurulu'nda, Umman Sultanlığı ile "Denizcilik Alanında İş Birliğine Dair Anlaşma" ve "Ulaştırma Koridorları ile Haberleşme Alanlarında Mutabakat Zaptı"nı imzaladıklarını anımsatan Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Denizcilik alanındaki anlaşmamız, ülkemizin imzaladığı 65. denizcilik anlaşması oldu. Bu anlaşmalarla Umman'dan gelen yüklerin Türkiye üzerinden Avrupa'ya ve Avrupa'dan gelen yüklerin Orta Doğu'ya aktarılması noktasında önemli anlaşmayı hayata geçirmiş olduk. Diğer büyük müjdemiz ise dünyanın en büyük ikinci bayrak devleti filosuna sahip olarak denizcilikte en etkili ülkelerinden biri olan Panama ile Gemi Adamlarının, Eğitim Belgelendirme ve Vardiya Tutma Standartları Sözleşmesi'ni imzalamış olduk. Bu anlaşmayla yeterlik belgelerimizin tanındığı ülke sayısını da 42'ye yükseltmiş olduk. Bu sıradan anlaşma değil çünkü Türk gemi adamlarımız bundan böyle dünyanın en büyük ikinci filosuna sahip Panama bayraklı gemilerde de görev alabilecek. Bu anlaşma, denizcilerimizin küresel istihdam imkanlarını büyük ölçüde artıracak, ticaretimizi geliştirecek ve Türkiye'nin küresel denizcilikteki görünürlüğünü zirveye çıkaracaktır."
Uraloğlu, hayata geçirdikleri projeler, çalışmalar ve başarılı diplomatik temaslarının, Türkiye'nin uluslararası denizcilik arenasındaki yerini en üst sıralara taşıyarak ülkeyi denizcilik alanında karar verici ülkeler arasında saygın konuma yükselttiğine işaret ederek, daha dün Türkiye'nin Uluslararası Denizcilik Örgütü Konsey üyeliğine 139 ülkenin desteğini alarak üst üste 14'üncü kez seçilmesinin bunun en güzel kanıtı olduğunu söyledi.
Son 23 yılda inşa ettikleri yeni yat limanlarıyla, sürekli artan bağlama kapasitesiyle Türkiye'yi yat turizminde de cazibe merkezi haline getirdiklerini vurgulayan Uraloğlu, "2002'de 41 olan yat limanı sayımızı en son Gazipaşa Yat Limanı'mızı da hizmete açarak 65'e çıkardık. 8 bin 500 olan bağlama kapasitemizi de yaklaşık 26 bine ulaştırdık. Yani yaklaşık 3 kat artırmış olduk. Yapımı devam eden Datça Yat Limanı, Tekirdağ Yat Limanı, İstanbul'da Haliç Yat Limanı ve Kompleksi ve Mersin Aydıncık Yat Limanları ile bu vizyonu daha da büyütüyoruz." dedi.
Kruvaziyer turizminde de büyük başarılara imza attıklarına dikkati çeken Uraloğlu, "2025'in 10 ayında limanlarımıza uğrak yapan kruvaziyer gemi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 15'lik artışla 1278 oldu. Kruvaziyerle gelen yolcu sayısı ise 2 milyon 21 bine ulaşmış durumda. Zaten bu yıl 2 milyon yolcu sınırını rahatlıkla aşacağımızı öngörüyorduk ama bu başarıyı yılın 10'uncu ayında yakalamış olmaktan mutluluk duyuyoruz. İnşallah bu yıl sonu 2 milyon 259 bin olan 2013 yılının rekorunu da geride bırakacağız." diye konuştu.
"Yeni Ro-Ro hatları kurmayı sürdürüyoruz"
Bakan Uraloğlu, Ro-Ro taşımacılığında da büyük başarılar elde etmeye devam ettiklerini anlatarak, "Geçen yıl 706 bin birimdeki yükü deniz yoluyla taşımıştık. Bu yıl da 10 aylık sürede 600 binden fazla araç taşıyarak bu alandaki artış trendimize devam ediyoruz. En son ülkemizden İtalya'ya da uluslararası düzenli Ro-Ro seferleri başlatmıştık. Kara yolu ağırlıklı taşımacılığımızı denizlere aktarmak için yeni Ro-Ro hatları kurmayı sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.
Yeni yat limanlarıyla yat bağlama kapasitesini yükseltirken, vatandaşlar için cazip yaşam tarzı haline gelen tekneciliğin gelişimiyle de gezi, eğlence, dinlence ve spor için özel tasarlanmış küçük tonajlı teknelerin sayısının da 135 bine çıktığını aktaran Uraloğlu, şöyle devam etti:
"Bu artışla tekne ve yat yapım sanayimizde dünya pazarında önemli yere gelmiş olduğumuzun altını çizmek istiyorum. Ülkemiz 2025 yılında yat projeleri sipariş defterinde toplam boy uzunluğuna göre dünyada İtalya'nın ardından 2'nci sıraya yükselmiş durumda. Gemi sanayimiz 2024 yılında 1,91 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu değerin dörtte birinden fazlasını katma değeri çok daha yüksek olan yat inşa sanayimiz oluşturdu. İhracatta 2 milyar dolara ulaşan yat ve teknecilik sektörümüzün yan sanayi ile ekonomik büyüklüğü 5,5 milyar dolara ulaştı. Pazarın yıllık büyüme oranı ortalama yüzde 20'ler seviyesinde."
Uraloğlu, küresel olarak yat ve tekne endüstrisinin sürekli yenilik ve teknolojik ilerlemeye odaklanmış durumda olduğunu belirterek, "Özellikle çevre dostu teknolojiler, enerji verimliliği, otonom seyir sistemleri gibi alanlarda önemli gelişmeler yaşanıyor. Bu kapsamda çevreci anlayışla yenilenebilir enerji kaynakları ve alternatif enerji kullanma konusundaki başarılarımızın sonucu olarak elektrikli, hibrit yatlar da ülkemizde üretiliyor." dedi.
Türkiye'nin modern yat üretiminin yanı sıra dünyada önemli bakım ve onarım merkezi haline geldiğini vurgulayan Uraloğlu, son yıllarda yeni inşa yanında mevcut yatlarda yapısal veya tasarımsal değişikliklerin yapıldığı refit ve retrofit konularında da Türkiye'ye gelen taleplerin dikkat çekici şekilde arttığını kaydetti.
Uraloğlu, denizcilerin üzerindeki yükü paylaşmak için 2004 yılında ÖTV'siz yakıt uygulamasını hayata geçirdiklerini hatırlatarak, "Bugüne kadar sektöre yaklaşık 20 milyar liralık ÖTV'siz yakıt desteği sağladık. Denizcilikte yeşil dönüşüm için yürürlüğe koyduğumuz ve mart ayında yenilediğimiz 'Hurdaya Ayrılan Türk Bayraklı Gemilerin Yerlerine Yeni Gemi İnşa Edilmesinin Teşvikine Dair Yönetmelik' kapsamında destek mekanizmasını oluşturduk. Verdiğimiz teşvikler sektörümüz tarafından yoğun talep görmeye devam ediyor." şeklinde konuştu.
Denizcilikten sorumlu Bakanlık olarak daha yapacakları çok iş olduğunu bildiklerini vurgulayan Uraloğlu, denizcilik sektöründe çok daha etkin ve verimli hizmet sunmak için birlikte çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Sürdürülebilir deniz taşımacılığı için daha çevreci geleceğe hazırlanılmalı
İMEAK DTO Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran da Türkiye'nin dün Uluslararası Denizcilik Örgütü Konsey üyeliğine yeniden seçilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Kıran, dünyada çeşitli alanlarda sorunların yaşandığı dönemden geçildiğini belirterek, denizcilik sektörünün de küresel ekonominin ve ticaretin ana unsurlarından birisi olarak tüm bu sorunlardan direkt etkilendiğini kaydetti.
Özellikle iklim değişikliği ve dolayısıyla çevrenin korunması kapsamında gemilerden kaynaklanan sera gazı salınımlarının azaltılmasının, enerji verimliliğinin artırılması hedeflerinin, alternatif yakıtlara yeni nesil teknolojik çözümlere ve yeşil liman uygulamalarına yönelimin, sektörün önünde duran en önemli gündem maddeleri olarak sıralandığını anlatan Kıran, "Küresel ticarette artan korumacılık eğilimleri ve sınırda karbon düzenlemeleri, üretim ve yatırım politikalarında yeni dönüşüm ihtiyacını beraberinde getirirken, bu süreçte öngörülebilir dönüşümü destekleyen politikalar uygulayan ülkelerin rekabetle daha avantajlı olacağı kesindir. Tüm bu gelişmeler sürdürülebilir deniz taşımacılığı için daha çevreci, daha dijital ve siyasi ilişkilere karşı daha dirençli hale gelmek, bunun için uygun planlar ve stratejiler geliştirmemiz gereken geleceğe hazırlanmamız mecburiyetinde olduğumuza işaret ediyor." diye konuştu.
Toplantıya, Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ve denizcilik sektörü temsilcileri katıldı.
Kaynak: AA
dikGAZETE.com