Müzisyen Ammar Acarlıoğlu, müzik ve yapay zekayla ilgili düşüncelerini AA'ya anlattı

Manevi ve toplumsal temalı eserleriyle tanınan müzisyen Ammar Acarlıoğlu, "Her şeyin yapay zekayla icra edildiği bir dünyayı ben de kabul etmiyorum." dedi.

Kültür Sanat - 4 saat önce

Müzisyen Ammar Acarlıoğlumüzik yolculuğu, eserleri ve müzik sektörü hakkındaki düşüncelerini AA'ya anlattı.
Üsküdar'da 1985'te dünyaya gelen Acarlıoğlu, ailesinin Kilisli olduğunu, çocukluk ve gençlik yıllarının önemli bir bölümünü de Kilis'te geçirdiğini belirtti.
Acarlıoğlu, eğitim amacıyla İstanbul’a geldiğini ve Kadıköy Müftülüğüne bağlı çalışmalar yürüttüğünü aktararak, müziğinin hayatında karşılaştığı olaylardan beslendiğini ifade etti.
Yaklaşık 20 yıldır profesyonel olarak müzikle uğraştığını kaydeden Acarlıoğlu, bu süreçte manevi ve toplumsal temalı eserler üretmeyi sürdürdüğünü dile getirdi.
Son dönemde yayımladığınız eserler sizin hayatınızda nasıl bir dönemi temsil ediyor?
Bu eserler, her birisinin altında bir alt başlığı olan eserlerdir. Bunlarla alakalı bizlerin en çok etkilendiği dönem, biliyorsunuz ki dünya üzerinde yani şöyle baktığımız zaman aslında hiç bitmeyen bir doğru ve yanlış ilişkisi var. Yani bunu sadece insan hakları üzerinden ya da bir coğrafya üzerinden değerlendirmeden, yaşanabilir bir dünya, her insan için eşitlik ve adalet ilkelerinin doğru şekilde ölçeklendiği bir anlayış olarak görüyoruz. Bu doğrultuda bizim de katkı sunmak istediğimiz çalışmalar bunlar.
Eserlerin tarzı da tadı da kokusu da bunu taşımakta. Biraz daha özgürlükler, insan hakları, hürriyet ve en önemlisi her şeyden önce inandığımız değerler. Yani ayağımızın bastığı nokta, bu kadim inanışın, görüşün, inancın taşıdığı değerlerle birlikte kendisini ifade eder.
Bir eseri hazırlarken önce söz mü gelir, melodi mi? Yoksa sizi harekete geçiren bir duygu mu olur?
Aslında teknik olarak baktığımızda eserin önce ya sözü ya da bestesi hayat bulur. Anadolu'da genelde insanın yüreğine, bam teli dediğimiz o noktaya dokunduğu anda her ikisinin de hayat bulduğu bir güzergah belirlenir eserle alakalı. Ancak bazı zaman öyle sözler, ifadeler, şiirler ya da dizelerle karşılaşıyorsunuz ki sanki içerisinde bestesi saklı gibi geliyor ve bunu siz ortaya çıkartıyorsunuz. Michelangelo'nun "Mermerin içerisinde aslında bu vardı, ben bunu ortaya çıkarttım." dediği gibi. Belki de sanat dediğimiz şey bu olsa gerek.
Bazen de bir melodi yakalar sizi, bir melodinin peşinden gidersiniz ve o melodinin nota dizilimi ya da hissettirdiği makamsal örgüsü bir sözü çağrıştırır. Bu söz ne olmalı, nasıl bir şey olmalı? Hüzünlü mü buruk mu yoksa sizi yeniden ayağa kaldıracak bir dizilim mi. Bunlarla birlikte oluşuyor aslında bir çalışma. Bana sorarsanız ben her iki taraftan, aslında üç taraftan da yani teknik olarak da müziği bu şekilde işleyip, nakış edip sunmayı tercih ediyorum.
Müziğinizde manevi ve toplumsal temaları bir arada kurarken nasıl bir denge gözetiyorsunuz?
Biliyorsunuz bu topraklar bin yılın üzerinde bu inanışla, bu düşünceyle hayat bulan ve bütün dünyaya, gittiği her noktaya bu hayatı götüren. Bakın inancı demiyorum, hayatı diyorum çünkü bu inanış bir hayat sundu insanlara, yaşam, huzur, adalet, merhamet anlamında.
Aslında adaletin keskin tarafı, merhamet gerektiren yere zulmetmemek adına yapılmış. Yani gereksiz bir merhametin başka birine zulüm olarak döndüğünü bilen bir sistemin inanışı bu topraklarda yüzyıllar boyunca hakim kılma mücadelesindeydi. Örnek veriyorum bu toplumda herhangi bir dini inanışa tabi olmayan, inanmayan birçok insan vardır. Bu, toplum nüfusuna baktığımız zaman çok kayda değer bir nüfus değil fakat burada bile isimlerine baktığınız zaman bunların isimleri yine bizim isimlerimizdir, yine bizim çocuklarımızdır. Günün sonunda yine cümleleri "İnşallah"la biter, "Allah'a emanet ol"larla biter ve "Allah kabul etsin"lerle biter. Yani bu toplumda inanmama gibi bir durum aslında yoktur. Toplum buna çok uygun ve müsaittir. Çünkü bu bizim kendi DNA'larımıza artık işlemiştir yani inançlarımız, kültürlerle bütünleşmiş, birbirine harmanlanmış, bir dokuyu birbirine aslında bir hamur kıvamında yoğurmuştur.
Aslında işin bu tarafında bizim işimiz biraz kolay. Yani toplumun inandığı değerlerle ilgili yaptığımız müziği bu topluma yine aynı şekilde aşılamak, bunları dinletmek. Bu zor değil. Buradaki zor olan şey biraz daha popülizm dediğimiz, popüler kültürün anlık getirdiği kısa zevkler. Müzikte bu çok hassas bir yerde durur.
İnandığımız değerler üzerinden yaptığımız müzikle ilgili hiçbir şekilde bir endişe taşımıyorum. 20 yıldır bu şekilde devam ediyor ve devam edecek. Müziğin çok güçlü bir yanı, çok büyük bir gücü vardır. Sizin saatlerce konuştuğunuz yerde, bir küçük melodi dizilimi her şeyi ifade edebilir bir yapıya sahiptir. O yüzden ben popülizmden daha önce toplumun inandığı değerlere uyuyor mu uymuyor mu oluyor mu olmuyor mu düşüncesiyle ayrıştırmasını tercih ederim. O yüzden toplum, müzik, inandığımız değerleri harmanlamak, bu topraklar için çok müsait bir alan.
Sürekli üretme motivasyonunuzun arkasında nasıl bir düşünce var?
Bir şehirden geçen tren gibi düşünüyorum ben eserleri. O şehirde de sürekli yeni bir nüfus oluşur, yeni insanlar doğar ve eski insanlar artık yavaş yavaş yerini yeni jenerasyona bırakır. Siz de buradan geçmek zorunda olduğunuz bir tren gibisinizdir. Sürekli uğramak zorunda olduğunuz bir durak gibidir. Biz her jenerasyona, her nesle uğramak zorundayız ki söylediğimiz ifadenin, cümlenin ve yaptığımız müziğin bu anlamda insanların üzerinde kalıcı bir etkisi olsun. O yüzden sürekli üretim, yeni eserler, yeni düşünceler. Önemli olan asırlara kadim bir eser bırakabilmek. Sizden sonra da yürüyebilecek eserler bırakmak. Benim de başladığım günden bugüne kadarki bütün çabam gerçekten bununla alakalı.
Bir ekmek nasıl vücudun gıdasıysa ruhun gıdası da bu anlamda müzik. Müziği kıstığınız ya da kestiğiniz zaman vücudun da ruhun da bu anlamda bu gıdadan mahrum kalması demek. Ekmekten mahrum kaldığınızda ne kadar abeslik ortaya çıkarsa müzikte de aynı abeslik söz konusudur diyebilirim.
Yapay zeka ile müzik üretimi hakkında neler söylemek istersiniz? Müzik sektöründe yapay zekanın ne gibi artıları ve eksikleri var?
Ben yapay zekayı kendi çalışmalarım üzerinde çok nadir olsa da kullanıyorum. Bunu kullanırken de topluma sunum olarak değil, kendi mutfak örgümüz içerisinde üretim aşamasındayken bir mentörlük yapması açısından kullanıyoruz.
Bir görsel üzerinden eğer bunu ifade edeceksek yapay zeka dediğimiz şey, bir grafikerin ya da bir müzisyenin hayal ettiği şeyi hayal edemez. Prompt dediğimiz, bizim verdiğimiz direktiflerle dijital çağ içerisinde, ilerleyen bir yapısı var yapay zekanın.
Hiçbir şey yokken hayalimizin ne olacağıyla alakalı ona bir şey sorduğumuzda bize verdiği cevap çok değerli. Yoksa bunun için gereksiz maliyetler çıkıyordu. Daha önceden stüdyoya gönderiyorduk, stüdyoda bize bir demo çıkıyordu, sonra bu demoları beğenmiyorduk. "Şurada şunlar olsa, burada yaylılar olsa, burada nefesliler olsa" dediğimiz şeyleri yapay zeka şu an yapıyor ve biz bunu önden duyuyoruz. Aslında bir simülasyon bizim için. Yani gittiği noktayı görüp "Evet, bunu şimdi sanatla bütünleştirerek, gerçek kaliteyle bütünleştirerek yapıyoruz." dediğimiz yerde yapay zeka kullanılabilir.
Eksilerine gelince, aslında bu söylediklerimizin tam zıddı olarak, yapay zeka ekmek yemek gibi. Hiçbir şekilde karnımız doymuyor, ruhumuz doymayacak. Bütün her şeyi buna bağlayarak, insan faktörünü aradan çıkartması. Mesela şurada oturduğumuz yerde, bir bağlama enstrümanistinin, sanatçısının, tellere dokunduğunda, bir eseri icra ettiğindeki duyguları, hisleri yapay zeka asla veremez ve veremeyecek. Bir keman virtüözü de keza aynı şekilde.
Enstrümanda eser icra edilirken kurallara göre değil, duygulara göre icra edilir. Evet, eserin hangi makamda, hangi ritimde, hangi hızda olduğu bir kural çerçevesindedir. Fakat onu yoğurmak ve duyguya onu bezemek kişinin parmak uçlarına verilmiştir. Bu da gönülden, yaşadıklarından ve hissettiklerinden yola çıkarak mümkündür. Yapay zeka bu anlamda bir mentör, bir simülasyon olarak önümüzde hızlandırılmış bir tüketim çağında belki yardımcı olabilir. Ama her şeyin yapay zekayla icra edildiği bir dünyayı ben de kabul etmiyorum.
Kaynak: AA
dikGAZETE.com
Haftanın Öne Çıkanları

Oyuncu ve yönetmen Mehmet Ali Nuroğlu'nun 'Dünyada' adlı tek kişilik performansı Londra'da sahnelendi

2026-08-11 16:28 - Kültür Sanat

Şekip Mosturoğlu'ndan takım otobüsüne saldırı dosyasına ilişkin açıklama

2026-08-11 17:38 - Spor

51. UEFA Süper Kupa'nın sahibi yarın belli olacak

2026-08-11 11:12 - Spor

Skibbe'nin yardımcısı Serhat Umar, yoluna teknik direktör olarak devam etmek istiyor

2026-08-11 13:02 - Spor

Spotify, yapay zekayla oluşturulan sanatçı profillerini etiketlemeye başlayacak

2026-08-11 19:23 - Medya

Galatasaraylı futbolcu Lucas Torreira'ya göre bu sezon lig yarışı zor olacak

2026-08-11 20:07 - Spor

Hentbolda 2026-2027 sezonu Süper Lig fikstürü belli oldu

2026-08-11 19:48 - Spor

Hattuşa'da yaklaşık 2 bin 300 yıllık yeni mezarlar bulundu

2026-08-11 11:07 - Kültür Sanat

Milli para masa tenisçi Kübra Korkut, Tayland'da dünya şampiyonluğu için mücadele edecek

2026-08-11 11:32 - Spor

Sigorta ve emeklilik sektörünün aktif büyüklüğü 4,4 trilyon liraya ulaştı

2026-08-11 15:35 - Ekonomi

İlgili Haberler

Rami'de başlayan yolculuk Anadolu'ya uzanacak

16:37 - Kültür Sanat

Kerkük'teki Selçuklu mirası Gök Kümbet bakımsızlık nedeniyle yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya

14:48 - Kültür Sanat

Erzurum'da ahilik teşkilatını kuran Ahi Toman Baba'nın kümbeti gün yüzüne çıkarılıyor

14:38 - Kültür Sanat

Libya'daki Yunus Emre Enstitüsü Türkçe kurslarında ilk mezuniyet heyecanı

14:28 - Kültür Sanat

Rami Kütüphanesi "Dünyanın En İyi Yeşil Kütüphanesi" seçildi

12:07 - Kültür Sanat

Günün Manşetleri

Lübnan ordusu: İsrail'in saldırıları konuşlanmamızı ve güney sakinlerinin geri dönüşünü engelli

17:38 - Dünya

NATO ülkeleri, Rusya'nın Polonya ve Romanya hava sahası ihlallerini kınadı

17:33 - Dünya

Aydın ve Muğla'da çıkan orman yangınlarına müdahale ediliyor

17:28 - Gündem

Aydın, Antalya ve Muğla'da çıkan orman yangınlarına müdahale ediliyor

17:08 - Gündem

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Düşman, ülkeyi içeriden çökertmeyi hedefliyor

17:02 - Dünya