Kelimeleri musikiyle buluşturan usta edebiyatçı: Ahmet Haşim

Türk edebiyat tarihine "Merdiven" ve "Piyale" gibi sembol eserler kazandıran, şiirsel çizgisini imge ve musiki üzerine kuran Ahmet Haşim'in vefatının üzerinden 93 yıl geçti.

Kültür Sanat - 2 ay önce

Şiir ve düzyazı alanında "Göl Saatleri", "Piyale", "Bize Göre", "Gurabahane-i Laklakan" ile "Frankfurt Seyahatnamesi" adlı eserlere imza atan usta şair, Fecr-i Ati topluluğunun da en etkin isimleri arasında yer aldı.
Fizan mutasarrıfı Arif Hikmet Bey ile Sara Hanım'ın oğlu olarak 1887'de Bağdat'ta dünyaya gelen Haşim, ilk öğretimini babasının tayinleri sebebiyle farklı kentlerde tamamladı.
Çocukluğu, Dicle kıyılarında deneyimlediği yalnızlık ve hüzün duygusuyla geçen Haşim, ilerleyen yıllarda kaleme alacağı "Şiir-i Kamer" adlı yapıtının da temel duygusal zeminini bu yaşlarda oluşturdu. Haşim, henüz 8 yaşındayken annesi Sara Hanım'ı kaybetmesi üzerine, babasıyla İstanbul’a taşındı.
Ahmet Haşim, 1895'te Numune-i Terakki okuluna kayıt oldu. Bir yıl sonra Galatasaray Lisesi'nde yatılı eğitime başladı. Lisede edebiyat dersini Ahmet Hikmet Müftüoğlu'ndan, lisan ve imla dersini Tevfik Fikret'ten alan usta yazar, ilk edebi çalışmalarını üretmeye başladı.
Lisedeyken Müftüoğlu ile bir arkadaşının verdiği "Fransız Şiir Antolojisi" adlı eserden etkilenen Haşim, yeni edebi akımlarla tanıştı. 13-14 yaşlarında yazdığı ve öğretmeni Tevfik Fikret'in üslup özelliklerini taşıyan "Hayal-i Aşkım" başlıklı ilk şiiri, Ömer Seyfettin'in de yer aldığı "Mecmua-i Edebiye" dergisinde yayımlandı.
Haşim, dönemin genç yeteneklerinden şair, romancı ve oyun yazarı İzzet Melih Devrim ile yakın bir dostluk kurdu, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Emin Bülent Serdaroğlu ve Abdülhak Şinasi Hisar gibi isimlerle edebi meclislerde bir araya geldi.
Galatasaray Lisesi’nden 1907'de mezun olan Haşim, 1909'da kurulan Fecr-i Ati hareketinin kurucu kadroları arasında yer aldı. Temel prensibini "Edebiyatı, ideolojinin değil estetiğin emrine vermek" olarak belirleyen bu edebi topluluk, dönemin genç kuşak yazarlarını aynı çatı altında topladı.
Ahmet Haşim, eğitimini tamamladıktan sonra bir müddet tütün tekelini elinde bulunduran Reji İdaresinde memur olarak çalıştı. Usta yazar, 1910-1912 yıllarında İzmir Mekteb-i Sultanisi’nde Fransızca ve edebiyat öğretmenliği yaptı, 1912-1914'te ise Maliye Bakanlığı bünyesinde tercüman olarak görev aldı.
Haşim, sadece bir kez resmi toplantısına katıldığı Fecr-i Ati topluluğu 1913'te dağılınca, edebi üretiminde bir sessizlik evresine girdi.
I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte ihtiyat zabiti olarak askere alınan Haşim, bu süreçte Yakup Kadri Karaosmanoğlu ile görev yaptı. 4 yıl boyunca Anadolu'nun farklı bölgelerini yakından gözlemleme fırsatı bulan şair, savaşın sona ermesinin ardından sırasıyla Düyun-u Umumiye İdaresi ve Osmanlı Bankası bünyesinde mesaisini sürdürdü.
Memuriyet hayatıyla eş zamanlı olarak basın faaliyetlerine de ağırlık veren Haşim, Akşam ve İkdam gazetelerinde fıkra, eleştiri yazıları ve kronikler kaleme aldı. Gazete köşelerinde yayımlanan bu metinlerin bir kısmını daha sonra "Gurabahane-i Laklakan" kitabında toplayan Haşim, 1921'de ise "Dergah" dergisinde neşredilen şiirlerini "Göl Saatleri" adı altında kitaplaştırarak okura sundu.
Şeyh Galip estetiğinden beslenen ve "Göl Saatleri", "Göl Kuşları", "Serbest Müstezatlar" ve "Muhtelif Şiirler" olmak üzere dört farklı bölümden meydana gelen bu kitap ile Haşim, Türk şiirinde Yahya Kemal Beyatlı'dan sonra saf (öz) şiirin en önemli temsilcisi olarak gösterildi.
Böbrek rahatsızlığı tedavisi için 1924'te Paris'e giden Haşim, 1926’da yeniden Paris'e, 1932'de ise Frankfurt'a gitti ancak iyileşemeden dönmek zorunda kaldı.
Usta edebiyatçı, "Resimli Kitap", "Dergah" ve "Yeni Mecmua"da 1905-1908'de yazdığı şiirlerini, 1926'da "Piyale" adlı kitabında topladı. Kitabın "Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar" bölümünde, şu ifadeler yer aldı:
"Şair, ne bir gerçek habercisi ne güzel konuşmayı sanat haline getirmiş bir kişi ne de bir yasak koyucudur. Şairin dili, düzyazı gibi anlaşılmak için değil, hissedilmek için yaratılmış, müzik ile söz arasında ama sözden çok müziğe yakın ortalama bir dildir. Düzyazıda anlatımı yaratan ögeler, şiir için söz konusu olamaz. Düzyazı, us ve mantık doğurur. Şiir ise algı bölümleri dışında isimsiz bir kaynaktır. Gizliliğe, bilinmezliğe gömülmüştür. Şairin dili, duyumların yarı aydınlık sınırlarında yakalanabilir. Anlam bulmak için şiiri deşmek, eti için bülbülü öldürmek gibidir. Şiirde önemli olan sözcüğün anlamı değil, şiir içindeki söyleniş değeridir. Şiiri ortak bir dil olarak düşünenler, boş bir hayal kuruyor demektir."
Güncel ve toplumsal olaylara dair yazdığı makalelerini Paris seyahati notlarıyla birleştirerek 1928'de "Bize Göre" kitabında neşreden Haşim, Almanya'daki tedavi sürecini ve gözlemlerini "Frankfurt Seyahatnamesi" adlı eserinde topladı.
Ahmet Haşim, sanat hayatı boyunca empresyonizm ve sembolizm akımlarından beslendi ve "Sanat sanat içindir" ilkesini savundu.
Dizelerinde iç ahengi ve imge zenginliğini ön planda tutan Haşim, eserlerinde musikiyi temel unsur olarak görmesi ve özellikle gün batımı temalarını sıklıkla işlemesi nedeniyle Türk edebiyatı literatüründe "akşam şairi" olarak konumlandırıldı.
"Ömrüm benim için bir ateşti" diyen usta yazar, hayatının son günlerinde "Güzin" ismiyle seslendiği Zarife Özgünlü ile evlendi. Haşim, ilerleyen hastalığı nedeniyle 4 Haziran 1933'te Kadıköy'deki ikametgahında 49 yaşında öldü.
"Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, / Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, / Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak... / Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta, / Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta..." gibi unutulmaz dizelere imza atan Ahmet Haşim, Eyüp Mezarlığı'na defnedildi.
Kaynak: AA
dikGAZETE.com
Haftanın Öne Çıkanları

Rusya’nın Novorossiysk Limanı’nda Türkiye’den gönderilen 20 tondan fazla şeftaliye el konuldu

2026-05-29 15:19 - Özel Haber

Medine'deki mukaddes mekan ve alanlarda hacıların ziyaretleri sürüyor

2026-06-03 10:43 - İslam-Hayat - Safer 1448

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı Tanzanya'da 70 bin aileye kurban eti dağıttı

2026-05-30 21:42 - İslam-Hayat - Safer 1448

AB: Pakistan'ın, uluslararası hukuk uyarınca meşru müdafaa hakkı bulunmaktadır

2026-06-01 13:22 - Dünya

Meksika Milli Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası kadrosu açıklandı

2026-06-01 14:43 - Spor

Tanzanya'da Osmanlı mimarisiyle inşa edilen cami açıldı

2026-06-02 12:22 - İslam-Hayat - Safer 1448

Türkiye Diyanet Vakfı, Tanzanya'da yaklaşık 2,4 milyon ihtiyaç sahibine kurban eti ulaştırdı

2026-05-30 10:38 - İslam-Hayat - Safer 1448

Hacıların kutsal topraklardan yurda dönüşleri sürüyor

2026-06-01 21:52 - İslam-Hayat - Safer 1448

"İstanbul'un Fethinden Türkiye Yüzyılı'na: 1453 Genç Hafız, 1453 Hatm-i Şerif" programı düzenlendi

2026-05-30 14:08 - İslam-Hayat - Safer 1448

Burkina Faso halkı yardım organizasyonları dolayısıyla Türkiye'ye minnettar

2026-05-30 13:47 - İslam-Hayat - Safer 1448

İlgili Haberler

Oyuncu ve yönetmen Mehmet Ali Nuroğlu'nun 'Dünyada' adlı tek kişilik performansı Londra'da sahnelendi

16:28 - Kültür Sanat

Hattuşa'da yaklaşık 2 bin 300 yıllık yeni mezarlar bulundu

11:07 - Kültür Sanat

Dans gösterisi "Pinokyo.exe" Bodrum'da sanatseverlerle buluşacak

14:28 - Kültür Sanat

Bakü Uluslararası Sanat Festivali 28 Ekim'de sanatseverlerle buluşacak

12:07 - Kültür Sanat

Aspendos'ta 2 bin 400 yıllık güreşçi mezarı keşfedildi

11:38 - Kültür Sanat

Günün Manşetleri

Dışişleri Bakanı Fidan, Libya ziyareti kapsamında Trablus'ta temaslarda bulundu

21:23 - Gündem

Kolombiya'da meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 234'e

21:17 - Dünya

Bosna Hersek'ten yola çıkan "Filistin Konvoyu" Habur Sınır Kapısı'na ulaştı

21:03 - Gündem

Suudi Arabistan Kralı Selman, Türkiye ve Pakistan'la imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması�

20:57 - Dünya

AK Parti Diyarbakır Gençlik Kollarından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a pankartla teşekkür

19:57 - Gündem