Dünyanın kıtalararası ilk ve tek triatlon organizasyonu olarak düzenlenen yarışta sporcular, 2,2 kilometrelik yüzme etabının ardından 40 kilometre bisiklet sürerek Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerinden Asya'dan Avrupa'ya geçecek ve 10 kilometrelik koşuyla parkuru tamamlayacak. Bu yıl organizasyonda ayrıca ilk kez 2,2 kilometre yüzme ve 10 kilometre koşudan oluşan aquathlon yarışı da gerçekleştirilecek.
Türkiye Triatlon Federasyonu Başkanı Bayram Yalçınkaya, İstanbul Boğaziçi Triatlonu'nu "vizyon ve marka yarışı" olarak gördüklerini belirterek, şunları kaydetti:
"İstanbul, hem tüm Türkiye'ye hem de Türkiye'nin gücünü ve vizyonerliğini dünyaya gösterdiğimiz organizasyonumuz. Çünkü böyle bir lokasyon yok, her gelen hayran kalıyor. Geçen sene dünyada ilk kez Asya ve Avrupa şampiyonalarını bir arada gerçekleştirdik. Herhangi bir branşta daha önce yapılmamıştı, bizim branşımızda ilk kez gerçekleştirdik. İnanın hala yurt dışında farklı yarışlara veya toplantılara gittiğimde İstanbul'dan bahsediyorlar. Ülke olarak organizasyonlarda gerçekten çok iyiyiz. Bu sene de 6'ncısını gerçekleştiriyoruz. Bu sene aynı zamanda 2027'nin lokasyonunu yurt dışından gelecek delegelere göstereceğiz. Önümüzdeki yıl Avrupa Oyunları da aynı lokasyonda gerçekleştirilecek."
İstanbul'daki yarışın sürdürülebilir hale gelmesinin uluslararası sporcular açısından da önem taşıdığını vurgulayan Yalçınkaya, "Kıtalararası tek triatlon yarışı hala biziz. İstanbul organizasyonundan hem federasyonum hem de ülkem adına gurur duyuyorum. Çünkü orada bir marka doğuyor, marka yarış olacak. Bu tarz organizasyonların sürekliliği, peş peşe yapılması organizasyonun güvenilirliğini ve kurumsallığını da etkiliyor. Sporcular bakarken 'İstanbul her sene yapılıyor.' diyerek takvimlerine alabiliyorlar. Bazı yarışlar ilk, ikinci ya da üçüncü yılında henüz o kurumsallığı sağlayamadığı için sporcular yarış takvimlerine almayabiliyor. Fakat biz şu anda 6'ncısını yapıyoruz ve kurumsallığının oturduğunu söyleyebiliriz." değerlendirmesinde bulundu.
Organizasyonun İstanbul'un tanıtımı ve spor turizmi açısından da önemli olduğunu anlatan Yalçınkaya, yarışın uluslararası triatlon çevrelerinde önemli bir etki oluşturduğunu dile getirerek, "İstanbul zaten başlı başına mükemmel ve tüm dünyanın bildiği bir şehir. O yüzden orada yapılan her şeyin İstanbul'a yakışır, kaliteli ve üst düzey olması lazım. Biz de buna dikkat ediyoruz. İstanbul'a ve ülkemize yakışır, en üst seviyede yarış yapmaya çalışıyoruz ve bunu başardığımızı düşünüyorum. Sporcularımız Boğaz'da yüzüyor, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden geçiyor, sonra tekrar Küçüksu'ya gelip Anadolu Hisarı'nın ve tarihi yalıların arasından İstanbul'un tarihini hissederek mükemmel bir manzarada koşuyor. Spor turizmi açısından da çok önemli bir lokasyona sahibiz." şeklinde konuştu.
Bu yıl programa dahil edilen aquathlonun organizasyona farklı bir hareketlilik katmasını beklediklerini aktaran Yalçınkaya, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bisikleti olmayan ancak Boğaz'da yüzmek ve tarihi alanlardan geçerek koşmak isteyenler için yüzme ve koşu kısmından oluşan aquathlonu da bu organizasyonun içine dahil ettik. Hem triatlon hem aquathlon olacak. Aquathlonu İstanbul'da ilk kez deneyeceğiz ve katılımı ciddi anlamda artıracağını düşünüyoruz. Aynı start içerisinde farklı bir organizasyon olacak. Bir grup bisiklete giderken bir grup koşuya başlayacak. Bizim için de yeni bir tecrübe olacak. Cumartesi günü yarışma kayıt gününde etkinliklerimiz olacak, pazar günü de organizasyona gelen ve yarışan herkesin çok keyif alacağını düşünüyorum.”
Kaynak: AA
dikGAZETE.com