Seafin, yaşadığı travma henüz çok taze olduğu için hayatının bir parçası olarak gördüğü resme eskisi gibi tutkuyla bağlanamaz oldu ama yine de devam etti.
Saldırıda gözünü ve kardeşini kaybetti
Seafin, evlerinin yakınına düzenlenen saldırı sonrasında yaşadığı fiziksel ve ruhsal değişimleri ve acıları anlattı.
Söz konusu saldırıda annesiyle birlikte yaralandığını, kardeşinin ise hayatını kaybettiğini aktaran Seafin, ağır yaralı olduğu için kardeşini son yolculuğuna dahi uğurlayamadığını dile getirdi. Kardeşinin adını andığında hala boğazı düğümlenen Seafin, ona veda edememenin içinde uhde kaldığını ifade etti.
Saldırıdan sonraki 4 gün kendinde olmadığını kaydeden Seafi, "Gözümden aldığım yaranın farkında değildim. Kardeşimin eşi yanımdaydı, o bana 'ince bağırsaklarımda, beynimde ve gözümde kanama olduğunu söyledi. Kanamayı durdurmak için bağırsaklarımın bir bölümünü aldıklarını, şarapnel parçasının sebep olduğu kanamayı durdurmak için gözümün alındığını (enükleasyon) söyledi." dedi.
Gördüğü rüya gerçek bir kabusa dönüştü
Büyük bir travma ve hayal kırıklığı yaşayan Seafin, saldırılar devam ederken gördüğü bir rüyayı bilfiil yaşamaya başladığını şöyle anlattı:
"Bir rüya görmüştüm. Yerdeydim, gökyüzü simsiyahtı. Quadcopter (İsrail ordusuna ait dronlar) kurşun saçıyordu, dışarda yağmur yağıyordu. Gerçekten de bu rüyayı gerçek hayatta yaşıyorum. Bu rüyadan sonra hayatım karardı. Sağ gözümü kaybedince kendimden bir parçayı da kaybettim. Odaklanma sorunu yaşamaya ve eskisi gibi resim yapamamaya başladım."
Kaynak: AA
dikGAZETE.com