Her 6 bebekten birinde besin alerjisinin bir türü görülüyor

Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Deniz Özçeker, günümüzde neredeyse 6 bebekten birinde besin alerjisinin bir türünün görüldüğünü belirtti.

Gündem - 3 ay önce

Özçeker, Besin Alerjisi Günü dolayısıyla besin alerjisinin özellikle çocukluk çağında giderek daha sık karşılaşılan bir tablo haline geldiğini söyledi.
Besin alerjisinin günümüzde artık hem klinik hem de toplumsal açıdan büyük bir halk sağlığı sorunu olmaya başladığına dikkati çeken Özçeker, "Besin alerjisi son 20 yılda çok ciddi bir artış gösterdi ve günümüzde neredeyse 6 bebekten birinde besin alerjisinin bir türünü görüyoruz." dedi.
Prof. Dr. Özçeker, besin alerjisindeki artışın tek bir nedene bağlanamayacağını, çok faktörlü bir süreçten söz edilebileceğini ama en önemli faktörün epigenetik değişiklikler olduğunu belirtti.
Epigenetik değişikliklerde genetik yapının kısa sürede değişmediğini ancak çevresel faktörlerin genlerin çalışma biçimini etkilediğini aktaran Özçeker, şöyle devam etti:
“Bizim genetiğimiz 20 yılda değişmedi ama çevresel faktörlerimiz ciddi anlamda değişti. Yani DNA dizimizi bir piyanonun tuşlarına benzetecek olursak tuşlara basan güç ne kadar değişirse farklı bir ses çıkıyor. Çevresel faktörler değiştikçe birtakım genlerimiz daha suskun, birtakım genlerimiz de daha fazla tepki vermeye başladı. Yani besin alerjisi, diğer alerjik hastalıklar ve birçok otoimmün hastalıklar günümüzde bu epigenetik değişikliklerin etkisiyle artış göstermiş durumda.”
Özçeker, epigenetik değişikliklerde hava kirliliğinin şehirleşme ve yaşam tarzındaki değişimlerin önemli rol oynadığını belirterek, sürecin yalnızca doğum sonrası değil, anne karnından itibaren başladığını anlattı.
İşlenmiş gıdalar ve katkı maddelerinin bağırsak mikrobiyotası üzerinde etkili olduğuna işaret eden Özçeker, "Koruyucu maddeler, ürünlerin raf ömrünü uzatan maddeler. Bunlar burada bakteri üremesini önlüyorlar. Biz bu besinleri aldığımızda sadece ürünün bakterisinin üremesini engellemiyor, bizim bağırsağımızdaki faydalı bakterilerin de üremesini engelliyor." diye konuştu.
Prof. Dr. Özçeker, mikrobiyota dengesinin bozulmasının "disbiyoz" olarak adlandırıldığını, bu durumun besin alerjisini tetikleyen önemli faktörlerden biri olduğunu ancak tek başına yeterli bir açıklama olmadığını ifade etti.
Besin alerjisindeki artışın "pandemi" olarak tanımlanabileceğini dile getiren Özçeker, "Bundan 20 yıl önce 'astım pandemisi' diyorduk ama artık 'besin alerjisi pandemisi' diyebiliriz. Çünkü artış çok ciddi boyutlarda." dedi.
Özçeker, bebeklik döneminin bağışıklık sistemi açısından kritik bir dönem olduğunu, bu dönemde vücudun yeni gıdalarla ilk kez tanıştığını ve bağışıklık sisteminin henüz tam olgunlaşmadığını, bu nedenle bazı bebeklerde besinlerin tehdit olarak algılanabildiğini belirtti.
Türkiye'de farklı besin alerjisi türleri görüldüğünü aktaran Özçeker, "En sık görülen besin alerjileri ilk 3 yaşta inek sütü ve yumurta alerjileridir. Biz en sık bu 2 proteine karşı alerjileri görüyoruz. Ancak bunlar 5 yaşına kadar büyük oranda düzeliyor." bilgisini paylaştı.
Daha ileri yaşlarda ise kuruyemişler, deniz ürünleri ve buğday alerjilerinin öne çıktığını kaydeden Özçeker, besin alerjilerinin coğrafi farklılıklar gösterdiğini de söyledi.
Prof. Dr. Özçeker, anafilaksi gibi ağır alerjik reaksiyonların hayati risk taşıdığına ve bu durumun çok hızlı gelişebildiğine dikkati çekerek, "Anafilaksi dediğimiz şey aslında çok ani ve şiddetli vücudun tepki verme durumu. Kaşıntı, döküntü, şişme gibi cilt bulguları ve buna eşlik eden nefes darlığı, öksürük, inatçı kusmalar ve tansiyon düşüklüğünü görebiliyoruz. Anafilaksinin tek ve en etkili tedavisi adrenalindir." ifadelerini kullandı.
Besin alerjisi tanı ve tedavi süreçlerinde yeni gelişen yöntemlerin bulunduğunu dile getiren Özçeker, moleküler alerji testlerinin artık daha ayrıntılı risk değerlendirmesi yapılmasına imkan tanıdığını, ayrıca oral immünoterapi ve biyolojik ilaçların da tedavi seçenekleri arasında yer almaya başladığını sözlerini ekledi.
Kaynak: AA
dikGAZETE.com
Haftanın Öne Çıkanları

Eurovision Şarkı Yarışması'nda son finalistlerin belli olduğu ikinci yarı final yapıldı

2026-05-15 01:18 - Magazin

Viyana'da aktivist ve sanatçılardan Eurovision'da yarışacak siyonist İsrail'e protesto çağrısı

2026-05-12 16:22 - Magazin

Suudi Arabistan: Hac için ülkeye gelenlerin sayısı 860 bini aştı

2026-05-13 17:18 - İslam-Hayat - Safer 1448

Hülya Koçyiğit ve Gülşah Alkoçlar, 'Anneler Günü'nün kendileri için önemini anlattı

2026-05-09 13:43 - Magazin

Dünya Kupası'na özel hazırlanan 'Türkler Geliyor' marşı yayında

2026-05-14 22:37 - Spor

Türkiye'nin en yüksek ikinci barajı Deriner, 'halatla atlama' tutkunları için hazır

2026-05-11 16:13 - Çevre-Hayat

Cumhurbaşkanlığı Golf Kupası, İstanbul'da başladı

2026-05-14 21:48 - Spor

Bilgi frekans örgü form modeli -Öz’ün İfadesi yazdı-

2026-05-15 00:52 - En Son Yazılar

Balkanlar'daki Osmanlı kültür varlıkları, Vakıflar Genel Müdürlüğü eliyle 'yeniden hayat' buluyor

2026-05-13 12:12 - Kültür Sanat

Kuyunun iki yüzü -Arzu Leyal yazdı-

2026-05-13 07:36 - En Son Yazılar

İlgili Haberler

"11.⁠ ⁠Anadolu Medya Ödülleri" sahiplerini buldu

21:48 - Gündem

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Türkiye, terör meselesini çözme yolunda çok önemli bir fırsat yakal

21:43 - Gündem

Bolu'da ormanlık alanda çıkan yangın kontrol altına alındı

21:33 - Gündem

Samsun'da tüp deposunda çıkan yangın söndürüldü

21:27 - Gündem

Dışişleri Bakanı Fidan, Libya ziyareti kapsamında Trablus'ta temaslarda bulundu

21:23 - Gündem

Günün Manşetleri

İspanya'dan düzensiz göçmenlere "hayatınızı tehlikeye atmayın" mesajı

21:57 - Dünya

"11.⁠ ⁠Anadolu Medya Ödülleri" sahiplerini buldu

21:48 - Gündem

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Türkiye, terör meselesini çözme yolunda çok önemli bir fırsat yakal

21:43 - Gündem

Kolombiya'da 7,4 büyüklüğündeki depremde ölenlerin sayısı 234'e yükseldi

21:37 - Dünya

Bolu'da ormanlık alanda çıkan yangın kontrol altına alındı

21:33 - Gündem