Görsel medyadaki manipülatif içeriklerin tespitinde sorumluluk şirketlere düşüyor

Uzmanlar, üretken yapay zekayla oluşturulup dijital platformlarda hızla yayılan manipülatif içeriklere karşı uyararak, bu içeriklerin denetim altına alınması için teknoloji şirketlerinin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

Gündem - 4 ay önce

Bu durumun gerçeklik algısı üzerinde önemli etkileri olduğunu, sahte içeriklerin doğru zannedilmesi ve insanların manipülatif yönlendirmeler karşısında savunmasız kalması anlamına geldiğini ifade eden Etike, "Artık neyin gerçek, neyin sahte olduğuna ilişkin değerlendirme yapmak çok zor hale geliyor." dedi.
Etike, medya kuruluşlarının herhangi bir görsel ya da yazılı içeriği kullanmadan önce kesinlikle doğrulatması, yanlış bilgi içeren ya da sahte bir içeriği asla paylaşmaması gerektiğini belirtti.
Dünya genelinde üretken yapay zekayla oluşturulan içeriklere yönelik çeşitli düzenlemeler geliştirilmeye çalışıldığını ifade eden Etike, "Bu sorunlar karşısında sorumluluğu ve doğabilecek olumsuz sonuçların yükünü bireysel kullanıcıya bırakmak maalesef çok ciddi riskler taşıyor. Bu görselleri ve içerikleri üreten, bu içerikleri üretebilecek araçları üreten şirketlere çok önemli sorumluluklar düşüyor ve bu sorumlulukların yasalarla düzenlenmiş olması gerekiyor." diye konuştu.

"İnsan becerisinin çok üstünde bir hızla ilerliyor"

Doç. Dr. Etike, teknoloji şirketlerine düşen sorumluluklara değinerek, üretken yapay zekayla oluşturulmuş görsellere filigran koyulması gerektiğini vurguladı.
Sosyal medya platformlarında üretken yapay zekayla üretilen içeriklerin bu doğrultuda etiketlenmesi ve içerikleri oluşturan kişilerin de bu bilgiyi vermesinin önemine işaret eden Etike, "Tabii ki medya okuryazarlığı, dijital okuryazarlık ya da yapay zeka okuryazarlığının da geliştirilmesi bunun bir parçası. Ama sahte ya da yönlendirme amaçlı içeriklerin tespit edilmesinde esas sorumluluk, bu teknolojiyi üreten ve bunların dağıtılmasını sağlayan şirketlere düşüyor." dedi.
Etike, medya okuryazarlığı eğitimlerinin yeni gelişmeler çerçevesinde güncellenmesi gerektiğini ifade ederek, bu teknolojinin toplumsal sonuçlarının neler olabileceği ve bilgiyle kurulan ilişkinin nasıl dönüştürebileceğinin öğretilmesinin önemine dikkati çekti.
Üretken yapay zeka içerikleriyle ortaya çıkabilecek hak ihlallerine de değinen Etike, "Sıradan bir vatandaşın görüntüsünü alıp onun kişisel haklarına, mahremiyetine zarar verecek şekilde kullanmayı da mümkün hale getirdiği için asla geri dönülemeyecek, insanın itibarını ortadan kaldırabilecek ve uzun süre tamir edilemeyecek olaylar da yaşanabilir." uyarısında bulundu.
Etike, söz konusu içerikleri gerçekliğini bireysel olarak ayırt etmenin çok zor olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Ne kadar bilgi sahibi olursanız olun, çıplak gözle bunu ayırt edemeyebilirsiniz. Bu teknoloji hızla ilerlediği için ayırt etmek yakın zamanda tamamen imkansız hale gelecek. Bazı teknik olanaklardan, yine yapay zeka algoritmalarından faydalanılarak, doğrulama, teyit algoritmaları, dedektörlerden faydalanılarak yapılabilir. Fakat bu kısır döngüye giriyor, doğrulama algoritmaları geliştiriliyor ve onu aşacak bazı algoritmalar gelişiyor, kısır döngü içinde bu teknoloji çok ciddi bir hızla ilerliyor. Bu ilerlemeye bizim kişisel olarak adapte olmamız çok zor çünkü bu insan becerisinin çok üstünde bir hızla ilerliyor bu teknoloji. Dolayısıyla bunu doğrulamanın yapılmasında teyit platformlarına, doğrulama platformlarına ve haber kuruluşlarına çok önemli işler düşüyor."

"Gerçek, ticari amaçlar karşısında görünmez hale geliyor"

Etike, üretken yapay zekada kullanılan verilerin ön yargılı ve ayrımcı olmaması, algoritmaların şeffaf olması, hesap verilebilirlik gibi bazı etik ilkelerin sağlanması gerektiğini belirtti.
Etik standartların düzenleme için yeterli olmadığını vurgulayan Etike, şu açıklamalarda bulundu:
"Algoritmik ayrımcılık, ön yargı ya da dezenformatif bazı içeriklerin üretilmesi gibi sorunlar, sadece teknik meseleler değil. Yani sadece etik standartlar belirleyerek ya da teknik birkaç önlem alarak bunları düzeltmek mümkün olmuyor. Çünkü bu algoritmaların geliştirilmesinde tamamen tasarımcıların kendi dünya görüşleri ve kendi kavramsal setleri belirleyici oluyor. Dolayısıyla burada teknik düzenlemeler yerine daha çok bu teknolojinin ne için, hangi amaçla ve kim tarafından kullanılmak üzere tasarlandığı ve geliştirildiği önemli hale geliyor.
Büyük teknoloji şirketleri medya ya da gazetecilik için teknoloji ürettiğinde bunu kendi amaçları ve kendi kavramsal çerçevesinde yapıyor. Dolayısıyla bizim gazetecilik amaçlarımız, kamusal fayda, bilgi, doğruyu, gerçeği göstermek gibi birtakım amaçlarımız bu ticari amaçlar karşısında görünmez hale geliyor. Eğer algoritmalar bu işte belirleyici hale gelirse, bu algoritmaların kim tarafından tasarlandığı önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Sadece etik rehberleri hazırlamak ya da etik standartlar oluşturmak değil, aslında bu 'teknolojinin sahipliği' sorununa kadar uzanıyor."

"Etik ve medya okuryazarlığı kavramını geliştirmemiz gerekiyor"

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Başkanı Prof. Dr. Onur Dursun da üretken yapay zekayla oluşturularak sansasyon yaratan ya da doğruları çarpıtan, dezenformasyon kapsamında değerlendirilebilecek içeriklerin, gerçeklere dayanan görüntülü medya içeriklerini de sorunlu hale getirdiğini söyledi.
Dursun, "İnsanlarda 'Bu kim tarafından üretildi, gerçekten bir insan tarafından mı yoksa yapay zeka uygulamaları tarafından mı?' şeklinde bir algı var. Yaş ayrımı yapmaksızın hemen hemen herkesin kafasında artık bu tür soru işaretleri oluşuyor." dedi.
Manipülatif içeriklerin, kitlesel patolojiye neden olabildiğine ve doğal afetler, toplumsal krizler söz konusu olduğunda insanlarda tedirginliği artırabildiğine işaret eden Dursun, "Sadece yapay zeka ile üretilen içeriklerin tümüyle toplumları manipüle ettiği çok totalist bir yaklaşım, bu doğru değil ama manipüle eden ve insanları etkileyen içerikler de söz konusu." ifadesini kullandı.
Üretken yapay zekanın kullandığı verinin özgünlüğünün de tartışmalı noktalardan biri olduğunu belirten Dursun, üretilen içeriklerin manipülatif olabilmesinin yanı sıra, emek hırsızlığı ve intihale de yol açabileceğini vurguladı.
Mahremiyet ihlalinin medyada sorun teşkil ettiğini ifade eden Dursun, "Gözetim toplumu, gözetim kavramı çıktı, dijital izlerimiz oluşuyor, internette her hareketimiz birileri tarafından görülüyor. Bunlar zaten başlı başına mahremiyet ihlalleriydi. Yani buna sadece yapay zeka neden oluyor demek istemiyorum, bu zaten vardı. Ama yapay zeka bunu üst noktalara çıkardı. İnsanlarda teknolojiyle ilgili kaygılar geliştirdi." diye konuştu.
Dursun, sansürün doğru yaklaşım olmadığını ancak hak ihlallerini önleyecek ve dezavantajlı grupları koruyacak çeşitli yasal önlemlerin alınması gerektiğini ifade ederek, bilinçli kullanımın önemine dikkati çekti.
Karşı propaganda, itibarın zedelenmesi gibi amaçlarla kişilere ya da gruplara zarar verecek içeriklerin üretilebileceğinin altını çizen Dursun, "Etik eğitim, değer eğitimi, insan kavramı, bunların öğretilmesi gerekiyor. Bu eğitim de ilkokuldan başlamalı. Medya okuryazarlığı kavramını geliştirmemiz gerekiyor, dijital okuryazarlığı, insani ve ahlaki değerleri öğretmemiz gerekiyor." açıklamasında bulundu.
Kaynak: AA
dikGAZETE.com
Haftanın Öne Çıkanları

Kara yolu taşımacılığında 2024'te nihai enerji tüketimi 1 milyon 103 bin terajul oldu

2026-03-27 10:48 - Ekonomi

İsrail'in Lübnan'a düzenlediği saldırılarda 3 kişi hayatını kaybetti

2026-03-25 11:33 - Dünya

Edirne'de "mini savunma fuarı" yoğun katılımla gerçekleşti

2026-03-26 17:13 - Teknoloji

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev ile telefonda görüştü

2026-03-24 19:58 - Siyaset

Orta Doğu'daki savaş STRATCOM'da masaya yatırılacak

2026-03-25 12:32 - Gündem

Türkiye'de tüberküloz vaka sayısı 9 binlere geriledi

2026-03-24 12:17 - Sağlık

Küresel piyasalar Orta Doğu'daki gerilimin artmasıyla haftaya satış baskıyla başladı

2026-03-23 09:13 - Ekonomi

İran: Elektrik santrallerine saldırırlarsa İsrail ile ABD üslerine elektrik sağlayan santralleri hedef alacağız

2026-03-23 09:05 - Dünya

Meta, "çocuk güvenliği" davasında 375 milyon dolar para cezası ödeyecek

2026-03-25 11:22 - Teknoloji

İzmirli öğrencilerden su kaynaklarındaki demir kirliliğine karşı yapay zekalı çözüm

2026-03-23 12:43 - Teknoloji

İlgili Haberler

Türkiye, Kolombiya'nın "işgal altındaki Golan Tepeleri'nde İsrail egemenliğini tanıyan" kararını kınadı

00:03 - Gündem

Bosna Hersek'ten yola çıkan "Filistin Konvoyu" Habur Sınır Kapısı'na ulaştı

21:03 - Gündem

Bosphorus Diplomasi Forumu'nda "Yapay Zeka ve Ekonomi Arasındaki Asimetrik İlerleyiş"

19:22 - Gündem

Sıfır Atık Vakfı, Tavşan Adası'ndaki koruma modelini COP31'e taşıyacak

18:17 - Gündem

Ankara'da Terör Suçları Değerlendirme Toplantısı yapıldı

16:33 - Gündem

Günün Manşetleri

ABD Başkanı Trump, müzakereler konusunda İran'a güvenmediğini söyledi

06:08 - Dünya

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Dibeybe: "Petrol tesislerine saldırılar karşılıksız kalm

04:52 - Dünya

Yemen'deki Husiler, Marib ve Muha kentlerindeki askeri noktaları vurduğunu iddia etti

03:32 - Dünya

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev Zengezur Koridoru'nu değerlendirdi

01:08 - Dünya

TBMM'nin tatile girmesine ilişkin karar Resmi Gazete'de

00:27 - Siyaset