İstanbul
Türkiye genelinde uygulanan, koruma ve bakım altındaki çocukların apartman dairelerinde, aile ortamına benzer koşullarda büyümesini hedefleyen model kapsamında mahalle hayatında yer alan bu evlerde kalan çocuklar günlük hayatın doğal akışı içinde zaman geçiriyor.
Okuluna giden, sosyal sorumluluklar üstlenen, toplumsal yaşama uyum sağlayıp, hayata hazırlanan çocukların evlerinde 7 gün 24 saat görev yapan bakım personeli ve ev sorumluları bulunuyor.
???? Sosyal hizmet uzmanları ve meslek elemanları eğitimden sağlığa, psikososyal gelişimden sportif faaliyetlere kadar çocukların her sürecini yakından takip ediyor.
İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne Avrupa Yakası ile Anadolu Yakası'nda ikişer olmak üzere toplam 4 ÇEKOM yer alıyor. Bunlara bağlı olan Avrupa Yakası'nda 54, Anadolu Yakası'nda 42 evde toplam 604 koruma altındaki çocuk yaşıyor.
Tenzile Erdoğan Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi bünyesinde Pendik, Kartal, Sultanbeyli ve Tuzla'da hizmet veren 23 evde ise 124 çocuk kalıyor.
Bir ev "sporcu fabrikası" olarak anılıyor
Merkeze bağlı evlerden biri, burada yaşayan 6 kız çocuğunun tamamının sporla ilgilenmesi ve elde ettikleri başarılar dolayısıyla kurum içinde "sporcu fabrikası" olarak anılıyor.
Yaşları 14-17 arasında değişen, birçok spor branşında lisansı olan kızların 4'ü milli sporcu olarak çeşitli branşlarda Türkiye'yi uluslararası arenada temsil ediyor.
ÇEKOM modeliyle ev ortamında büyüyen çocuklar, aldıkları destekle hem bağımsız yaşam becerileri kazanıyor hem de spor ve sanat alanındaki başarılarıyla geleceğe umutla hazırlanıyor.
Tenzile Erdoğan Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürü Sıdıka Piroğlu, bu evlerde kalan çocukların 0-18 yaş aralığında olduğunu söyledi.
Çocuk evleri siteleri ve ilk kabul birimlerinden fiziki, sosyal ve kültürel olarak bulundukları çevreye daha iyi entegre olabilecek özelliklerdeki çocukların seçildiğini anlatan Piroğlu, "Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezleri devletimizin üstün hizmet anlayışı, Sayın Bakanımızın da büyük destekleri ve önemsemesiyle çocuklarımıza hizmet vermek amacıyla kurulmuş, devletimizin bakım hizmeti noktasındaki yapı taşları. Bu evler için fiziki, sosyal ve kültürel olarak bulundukları çevreye daha entegre olabilecek özelliklerdeki çocuklar seçiliyor. Çünkü hepsi ev ortamında yetiştikleri ve sosyal hayata hazırlandıklarından dolayı uygunluk durumlarına göre biz çocuk evlerimize bu çocuklarımızı seçiyoruz." dedi.
Koruma altındaki çocukların bu evlerde sosyal hayata da hazırlandıklarına dikkati çeken Piroğlu, evlerin çocuklar için fiziksel, kültürel ve sosyal anlamda yetişebileceği en sağlıklı yerler olduğunu vurguladı.
"Çocukların gelişimlerini sürekli desteklemeye çalışıyoruz"
ÇEKOM'ların, çocukların mahalle kültürüne sosyal hayata adapte olabilmelerini de sağladığını vurgulayan Piroğlu, şöyle devam etti:
"Çocuklarımızın fiziki, kültürel ve sosyal anlamda yetişebilmeleri noktasında en iyi lokasyondaki evleri seçmeye çalışıyoruz. Evlerde normal rutine ne şekilde devam ediyorlarsa, aynı şekilde yaşamlarına devam ediyorlar. Çocuklarımız bu evlerde bakım personelleri ve ev sorumlularımızın gözetiminde hizmet alıyor. Çocuklarımızın okul, hastane, sportif faaliyet takipleri noktasında sürekli onlarla birlikteyiz. Personelimiz, kontrolleri ve bakımları noktasında hep yanlarındalar. Sosyal hayata entegrasyonları noktasında sürekli istişarelerde bulunuyoruz. Sanata yatkınlığı olan çocuklarımızı sanata, spora yatkın olan çocuklarımıza hangi branşa yatkınlıkları varsa ona göre kulüplere ya da komplekslere yönlendirerek çocukların gelişimlerini sürekli desteklemeye çalışıyoruz."
Evlerin bulunduğu apartmanın sakinlerinin de çocuklara destek olduğuna dikkati çeken Piroğlu, bu kişilerin apartman dairelerinde olmalarının sebeplerinin sosyal hayata entegre olabilmeleri olduğunu vurguladı.
Piroğlu, çocukların bakım personeli ve ev sorumlularıyla beraber markete gidebildiğini, pazar alışverişi yapabildiğini dile getirerek, "Bu çocuklarımızı devlet korumasından ayrıldıktan sonra kendi hayatlarını idame ettirebilir duruma getirebilmemiz en büyük amaçlarımızdan biri. Çevremizden ve komşularımızdan da çok destek alıyoruz. Çocuklarımızın doğum günleri, özel günlerini fark ettiklerinde kutluyorlar, çocuklarımızın da motivasyonu artıyor." diye konuştu.
Tenzile Erdoğan Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezine bağlı evlerde 124 çocuğun hizmet aldığını, bunlardan 116'sının da sporla ilgilendiği ve lisans sahibi olduğunu aktaran Piroğlu, çocukların, futbol, voleybol, yüzme, kempo, dart, masa tenisi, satranç gibi dallarla ilgilendiğini kaydetti.
6 kızdan 4'ü milli sporcu
Piroğlu, evlerden birinde kalan 6 kızın hepsinin de sporcu olduğunu, kendilerinin o eve "sporcu fabrikası" dediklerini ifade ederek, şunları belirtti:
"Kızlarımızın hepsi ayrı ayrı branşlarda sporla ilgileniyor. Ayrıca aralarında 4 milli sporcumuz var. Türkiye şampiyonasında büyük dereceler alıp, dünya şampiyonasına katılma hakkı kazandılar. Birçok branşta Türkiye ve dünya birincilikleri var. Buradaki kızlarımın en güzel tarafı tek bir spor dalıyla değil, aslında her bir kızım iki veya üç ayrı spor dalıyla ilgileniyor. Sporla ilgilenen çocuklarımız biliyoruz ki aslında pozitif yönlü, olumlu yönde çok fazla gelişimler gösteriyor. Daha disiplinliler, hayata tutunmaları pozitif yönde daha güzel sonuçlar veriyor. İletişim, sosyalleşme noktasında artılarını fazlasıyla görüyoruz. Tüm çocuklarım, eğitim hayatlarına devam ediyor. Bazı çocuklarım aşçılık bölümünde, bazıları spor liselerinde veya Anadolu Lisesi'nde olmak üzere eğitim noktasında da en az spor ve sanatla desteklendikleri kadar eğitim noktasında da destekleniyorlar."
Koruma altındaki çocukları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın her yönden desteklediğine değinen Piroğlu, yerel yönetimler ile özel kulüplerin de çocukların ihtiyaçlarına ve yatkınlıklarına göre destekler verdiğini sözlerine ekledi.
"Türkiye ve dünya şampiyonasına katılan, birinci olan çocuklarımız var."
Tenzile Erdoğan Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi'nde çalışan beden eğitimi öğretmeni Hediye Öğün, 16 yıldır devlet korumasındaki çocuklar için görev yaptığını anlattı.
Öğün, çocukları mutlu hissedecekleri bir sporla ilgilenmeleri için yakından gözlemlediklerini dile getirerek, "Bu evlerimizden biri sporcu fabrikası gibi. Buradaki kızlarımız birden fazla branşla ilgileniyor. Türkiye ve dünya şampiyonasına katılan, birinci olan çocuklarımız var." dedi.
Öğün, aynı evde kalan 6 çocuğun tamamının spora ilgisinin artmasına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Bu ev, karma bir çocuk evi. Sporcular seçilerek oluşturulmadı. Kızların 3'ü sporcu olarak kendi istekleriyle yönlendirildi. Diğer kızlar da maçları, antrenmanları izlemeye geliyordu. Önce izlediler, sonra birbirlerini teşvik ettiler. Kızlarımızın uyumu çok iyi, birbirlerini teşvik ediyorlar. Sanatla uğraşan çocuklarımız var. Hem sporla uğraşıyorlar hem gitar çalıyorlar, resim yapıyorlar. Örgü ören kızlarımız da var. Birbirlerini görerek motivasyonları artıyor. Başarı elde ettiklerinde kendilerine güvenleri de artıyor, başarabilme duygusu gelişiyor. Takım olarak aidiyet duygusu ve sosyal uyumları da artıyor. Akademik olarak da destek veriyoruz, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı dershanelere gidiyorlar, her anlamda destekliyoruz. Hepsinin hedefleri farklı. Hedeflerini ciddiye alıyoruz, hayallerini gerçekleştirmek için adım atmalarını sağlıyoruz. Çocuklarımız çok çabalıyor. Hayalleri ülkemizi uluslararası arenada temsil etmeye devam etmek."
Kaynak: AA
dikGAZETE.com