Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Türkiye'nin Filistinli kardeşleriyle istişare halinde Filistin davasını iki devletli çözüm esasında ilerlettiğini belirten Erdoğan, soykırımcı Netanyahu hükümetinin tüm dünyanın gözü önünde Batı Şeria ve Kudüs'teki hukuk dışı tasarruflarını sürdürdüğüne dikkati çekti.
Bölgede işgal, zorla göç ettirme ve gasp politikasının katmerlenerek devam ettirildiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Birleşmiş Milletler verilerine göre, sadece 2026 yılında yerleşimci terörü, yıkımlar ve tahliyeler nedeniyle yaklaşık 3 bin 800 Filistinli yerlerinden edildi. 100'e yakın Filistinli kardeşimiz katledildi. Bu durum sistematik bir işgalin ve Filistin yönetimini kendi topraklarında nefes alamaz hale getirmeye çalışan bir yıpratma stratejisinin ürünüdür. Egemen Filistin Devleti'nin varlığı baltalanmaktadır. Bunu görmezden gelmek, buna kayıtsız kalmak mümkün değildir. Tüm sindirme ve tehcir teşebbüslerine rağmen Filistin halkı dimdik ayaktadır. Filistin'e destek olmanın başta İslam dünyası olmak üzere tüm insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum.”
Erdoğan, söz konusu tablo karşısında Abbas ile görüşmelerinde yapılabilecekleri değerlendirdiklerini, ikili ilişkilerin yanı sıra işgal altındaki Filistin topraklarındaki mevcut durumu ayrıntılı şekilde ele aldıklarını söyledi.
Filistin'de yasama ve başkanlık seçimlerinin yapılması kararının hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, seçimlerin özellikle Filistinliler arasındaki uzlaşı sürecinin ilerletilmesine, Filistin halkının birlik ve beraberliğinin güçlendirilmesine katkı sağlamasını temenni etti.
Bugünkü görüşmede, Mescid-i Aksa ve El Halil'deki Hazreti İbrahim Camisi başta olmak üzere Filistin topraklarındaki kutsal mekanlara yönelik saldırı, ihlal ve tahriklere karşı dayanışmalarını yinelediklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
“İlk kıblemiz Mescid-i Aksa ve diğer mukaddes mekanlarda statükonun değiştirilmesine yönelik provokasyonlara özellikle şiddetle karşıyız. Şurası bir gerçek ki Netanyahu hükümetinin amacı bölgede kaostan ve yeni çatışmalardan nemalanmak suretiyle Filistin'i insanlığın ortak gündeminden düşürmektir. Ne yaparlarsa yapsınlar bunda muvaffak olamayacaklar. Onlar yok etmeye çalıştıkça Filistin davası gönüllerde büyümeye devam edecek. Türkiye olarak biz de Filistin davasını her platformda en güçlü şekilde savunmaya devam edeceğiz. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz Filistin devletinin vücut bulması için kararlılıkla mücadele edeceğiz.”
Gazze'de ise tüm anlaşma ve uluslararası çabalara karşı çözümsüzlüğü şiar edinen bir İsrail yönetimiyle karşı karşıya olunduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
“Filistinli kardeşlerimizin yapıcı tutumuna rağmen mevcut İsrail yönetimi uzlaşmaz ve saldırgan tavrını sürdürüyor. Bu süreç daha söylediğim gibi kimin çatışmaların devamından kimin de barıştan yana olduğunu göstermektedir. Gazze halkı barıştan yana olduğunu, barış istediğini, bu uğurda güçlü bir iradeye sahip olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Gazze'de yeniden imar ve inşaat sürecinin başlatılması ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır. Bu duygu ve düşüncelerle Sayın Devlet Başkanı ve kıymetli heyetine ziyaretleri için teşekkür ediyorum. Buradan tüm Filistin halkına en kalbi selamlarımı ve muhabbetlerimi gönderiyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait F-16 uçağının Yalova'da eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını anımsatarak, "Milletimize geçmiş olsun dileklerimi bildiriyorum." dedi.
Filistin Devlet Başkanı Abbas da ortak basın toplantısında "Cumhurbaşkanı Erdoğan ve kardeş Türkiye Cumhuriyeti'ne bizim haklarımıza ve Filistin halkının davasına destekleri için teşekkür ediyorum." diyerek, Gazzelilere insani yardımda bulunduğu, Filistinli öğrencilere ev sahipliği yaptığı ve hastaları ve yaralıları tedavi ettiği için Türkiye'ye teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bölgedeki gelişmelerin yanı sıra ikili ilişkiler hakkında çok önemli ve verimli görüşmeler yaptıklarını dile getiren Abbas, ikili diyaloğun artırılması konusunda görüş birliğine vardıklarını söyledi.
Abbas, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na işaret ederek, "Bu anlaşma çok önemli. Temenni ederim ki, bölgedeki istikrar ve güvenliğin sağlanması için ve İslam ümmetinin çıkarlarını savunmak için bir başlangıç olsun." ifadelerini kullandı.
Adil bir barışın ancak işgalin sonlanması ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla sağlanabileceğinin altını çizen Abbas, bu hedefin uluslararası kanunlar ve Arap Barış Girişimi çerçevesinde gerçekleştirilmesinin önemli olduğunu kaydetti.
Abbas, Türkiye, Mısır, Katar ve ABD'nin çabalarıyla Gazze'de ateşkes anlaşmasına varıldığını vurgulayarak, şunları söyledi:
“Şu ana kadar bir ateşkes sağlandı gibi ancak henüz insani yardımlar (Gazze'ye) giriş yapmadı. İmar konusunda da anlaşma yapılmıştı. Biz 2803 sayılı kararın uygulanmasını istemekteyiz. Filistin'in meşru egemenliğinin bir an önce Gazze'ye dönmesini istemekteyiz. Gazze bölgesi, Filistin Devleti'nin ayrılmaz bir parçasıdır ve diyoruz ki 'Gazze'de bir devlet olamaz, Gazzesiz de bir devlet olamaz.'”
Filistin Devleti'nin tam anlamıyla vücut bulması için siyasi sistemin ve kurumların tesis edilmesinin yanı sıra mali bağımsızlığın sağlanmasının da önem taşıdığını ifade eden Abbas, İsrail'in Filistin'e ait yaklaşık 6,5 milyar dolara el koyduğunun altını çizdi.
Abbas, bu durumun Gazze'deki memurların maaş ve diğer giderlerinin karşılanmasında sıkıntılara yol açtığına işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde, İsrail'in Batı Şeria ve Kudüs'te tırmandırdığı gerilim ile "yerleşimci terörünü" de ele aldıklarını aktaran Abbas, bölgedeki yerleşimcilerin tek başlarına hareket etmediğini ve İsrail ordusunun koruması altında olduğunu dile getirdi.
Abbas, İsrail'in saldırılarını Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekanlar arasında ayrım gözetmeden sürdürdüğünü kaydetti.
Abbas, "Topraklarımızda dimdik durmaktayız, tehcire karşıyız." diyerek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK), işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimlerinin yasa dışı olduğunu teyit eden 2334 sayılı kararında da bunun vurgulandığına işaret etti.
Hem İslam hem de Hristiyan dünyasına ait kutsal mekanların korunmasının ve Filistinliler arasında birliğin sağlanarak kapsamlı ulusal birliğin vücut bulmasının önem taşıdığını belirten Abbas, şunları kaydetti:
“Siyasi programı uygulamak ve buna bağlı kalmak çok önemli ki; bunu Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) yapmaktadır. Biz tek devletiz, tek devlet olacağız. FKÖ sisteminde de aynı şekilde yer almaktadır bu. Biz, tek yasama ve aynı zamanda tek silah olarak birlikteyiz. Dolayısıyla biz, ulusal ıslah programına da bağlıyız.”
Abbas, 28 Kasım'da Filistin'de düzenlenecek milletvekili seçimlerine büyük önem verdiklerini söyleyerek, "Burada tabii ki hem yasama seçimleri hem de başkanlık seçimi yapılması söz konusu olacaktır." diye konuştu.
İçten tutumu dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'a şükranlarını ileten Abbas, "Halkımız bağımsızlığına, hürriyetine kavuşana kadar desteklerinizi beklemekteyiz. Bölgede de istikrar ve barış sağlanmasını temenni ediyoruz." ifadesini kullandı.
Abbas, Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait bir F-16 uçağının, eğitim uçuşu sırasında Yalova'da kaza kırıma uğraması nedeniyle Türk halkına geçmiş olsun dileklerini sundu.
Kaynak: AA
dikGAZETE.com