Çocuklarda siber zorbalığın önlenmesi için ailelere 'denetim' uyarısı

TED Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Üçok, çocukların maruz kaldığı siber zorbalığa ilişkin "Okul, aile ve toplum, her birinde hem siber zorbalığa hem de dijital platformlara dair farkındalığın artırılmalı" dedi

Analiz/Röportaj/Dizi/Rapor - 6 ay önce

Ankara
"Küçük Yaş, Büyük Suç" başlıklı dosya haberinin bu bölümünde, son dönemde artan şiddet olaylarıyla birlikte gündeme gelen "suça sürüklenen çocuk" kavramı kapsamında çocukların bilgisayar oyunları, sosyal medya veya dijital platformlarda maruz kaldığı siber zorbalığın önlenmesine yönelik tedbirler ele alındı.

DOSYA: Küçük Yaş, Büyük Suç

TED Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Burcu Özgülük Üçok, akran ve siber zorbalık üzerine hem Türkiye'de hem de dünyada uzun zamandır araştırmalar yapıldığını, siber zorbalığın akran zorbalığından en önemli farkının zaman ve mekan sınırının olmaması olduğunu söyledi.
Siber zorbalığa maruz kalan bir çocuğun üzerindeki etkilerin devam edebileceğini aktaran Üçok, bunun daha yıkıcı ve uzun süreli olabileceğinin altını çizdi.
Siber zorbalık dahilinde yapılan olumsuz davranışların kalıcı olabileceğini ve yaygınlaşabileceğini ifade eden Üçok, "Buna maruz kalan çocuğun kendini bundan sıyırmasının iyice zorlaştığını görüyoruz." dedi.
Ailelerin bu konuda denetim ve gözetim yapması gerektiğini vurgulayan Üçok, şöyle konuştu:
"Düşünün, bir çocuk var ve o zaten büyümeye, yaşam içinde var olmaya çalışıyor. Bilişsel kapasitelerini artırmaya çalışıyor, yeni beceriler ediniyor, yeni bilgiler öğreniyor. Bir sürü duyguyla aynı anda başa çıkıyor, duygularını tanımlamaya çalışıyor. Bu süreçte sosyal medya içeriklerinde, bir oyunda, izlediği bir dizide maruz kaldığı içerikler, bazen çocuğun gelişimsel olarak baş edebileceği içerikler olamayabiliyor.
Buralarda da baş etmek için eğer ebeveynleriyle de bunu paylaşmıyorsa başka birinin yönlendirmesine ihtiyaç duyabiliyor. Bu çocukların genel olarak empati geliştirmekte zorlandıklarını, dürtü kontrollerinin yetişkinlerde olan gibi olmadığını biliyoruz. Haliyle başka biri nasıl yönlendirirse onun etkisi altında kalıp o şekilde davranması aslında çok anormal değil. Ama burada bizim istemediğimiz şey, çocuğun o yaşına ve gelişimsel seviyesine uygun olmayan içeriklere maruz kalması."

"Çocuk eğer bir oyun oynuyorsa aile bunun ne olduğunu bilsin"

Üçok, çocukların siber zorbalığa maruz kalmaması için ailelerin önemine değindi.
Gelişen teknolojiyle birlikte dünyanın dijital bir dönemden geçtiğini vurgulayan Üçok, "Yani çocuğu dijital dünyadan mahrum bırakmak şu anda mümkün değil. Hatta belki sağlıklı da değil ama çocuk eğer bir oyun oynuyorsa, bir şey izliyorsa, bir mesajlaşma sürecinde yer alıyorsa aile bunun ne olduğunu bilsin. Bazen spontane bir şekilde de öyle bir içerik gelebiliyor çocuğun karşısına, buna maruz kaldığında ebeveyn onunla konuşabilsin." diye konuştu.
Çocukların şiddet içerikli bir oyun oynadığında ailelerin denetlemesi gerektiğini ifade eden Üçok, şunları kaydetti:
"Bunlar önce ebeveynin denetimi, gözetimi, sonra da paylaşımı olduğunda aslında çocuk oradaki malzemeyi bir şekilde yanlışlıkla, arkadaşı aracılığıyla ya da gerçekten ebeveynin gözünden kaçarak maruz kalsa bile sonrasında konuşulabilir olursa düzenleniyor. Ama diğer türlü çocuk diyelim ki bütün agresif içeriği, bütün şiddet içerikli şeyleri aldı. Ebeveynler bunun farkında değil. Çocuk ne yapacak? Kim ona ne diyorsa onu doğru bilecek ve gidip hayata geçirecek. Çünkü neden sonuç ilişkilendirmesinde de bazı çocuklar gelişim seviyelerine göre zorluk yaşıyorlar. O yüzden en temelde ailelerin yapacağı şey, denetim."

"Yetişkin bilirse çocuk da öğrenir"

Üçok, çocukların başkalarına davranış durumlarında kendi sınırlarını bilmesi gerektiğini belirtti.
Ailelerin sınır ve kural koymadığında çocukların birtakım kötü davranışlar sergileyebileceğini dile getiren Üçok, "Bu, başka biriyle dalga geçmek de olabilir. Ona fiziksel olarak saldırmak da olabilir. Çok üzülerek söylüyorum, onu öldürmek de olabilir. Çocuk sınırını ve kurallarını bilmediğinde, buna kendinde daha çok hak görüyor ve zorbalık yönünde bir kapı açılıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Üçok, şöyle devam etti:

"Ebeveynlerin önce çocuklarına sınırların nerede başlayıp bittiğini öğretmeleri, çocukların da dijital platformlarda 'Kim benim ne kadar sınırıma girebilir?', 'Ben kimin ne kadar sınırına girebilirim?', bunu ayırt edebilmeleri gerekiyor. Bunun için de onların denetimine, yakın gözetimine ve açık şeffaf bir iletişime gerek var diyebiliriz. Çoğu yetişkin de fark etmeden aslında sosyal medyada siber zorbalık yapıyor. O yüzden aslında yetişkinin kendiyle ilgili farkındalığının yüksek olması ve bütün toplumda da dijital okuryazarlığın artırılması gerekiyor. Yetişkin bilirse çocuk da öğrenir."

"Dijital platformlara dair farkındalık artırılmalı"

Ailelerin siber zorbalığa uğrayan ya da uygulayan çocuklarıyla empati duygusunu geliştirmesi gerektiğinin altını çizen Üçok, ayrıca şeffaf olunabilecek güvenli bir ilişki inşa edilmesi gerektiğini söyledi.
Çoğu çocuğun siber zorbalığa uğradığında bunu ebeveynlerinden saklayabildiğine dikkati çeken Üçok, "Sakladığı için de yaralandığı yerler hem artıyor hem de daha çok zorbalığa maruz kalmaya başlıyor. O yüzden ebeveynlerin çocuklarıyla yakından, yasaklamadan ama yakın takipli, içinde sınırların olduğu ilişkiler kurmaları önemli." diye konuştu.

Üçok, şunları kaydetti:

"Dijital platformlardaki çocuğun maruz kaldığı içerikleri daha temiz hale getirebilir, belirli yasal düzenlemelerle kontroller sağlayabilirsek, ebeveyn denetimleriyle çocukların maruz kaldıkları içeriklere dair baş edemedikleri duygulara eşlik edebilirsek, çocuklarda belki de başkasına zarar verme, bunun daha öte boyutlarda suça dönüşme durumlarını bir parça da olsa önleyebiliriz diye düşünüyorum. O yüzden okul, aile ve toplum, üç aşamalı olarak her birinde hem siber zorbalığa hem de dijital platformlara dair farkındalığın artırılması gerektiğini düşünüyorum."

Kaynak: AA

.

dikGAZETE.com

Haftanın Öne Çıkanları

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mısır ile işbirliğinin bölgemizin istikrarına yaptığı katkıya hep birlikte şahit oluyoruz

2026-02-04 20:08 - Siyaset

Renato Nhaga, Galatasaray tarihindeki ilk Gine-Bissaulu futbolcu oldu

2026-02-05 15:46 - Spor

Büyük Menderes Deltası, sulak alanlarıyla yaban hayatına can veriyor

2026-02-01 11:48 - Çevre-Hayat

Galatasaray, İstanbulspor'u 3-1 mağlup etti

2026-02-04 22:43 - Spor

Boksla 10 yaşında tanıştı 12 yaşında kürsüye çıktı

2026-02-03 12:49 - Spor

Hatay'da yeniden inşa edilen Uzun Çarşı'daki iş yerlerinin teslimi nisanda başlayacak

2026-02-04 15:11 - Gündem

BIST 100 endeksi 1997'den beri en iyi ocak ayı performansını sergiledi

2026-02-01 11:58 - Ekonomi

Cenevre Akademisi, İsrail'in Gazze'ye saldırılarında ölü sayısının 200 bini geçtiğini düşünüyor

2026-02-06 14:10 - Analiz/Röportaj/Dizi/Rapor

Süper Lig'in 20 haftalık bölümünde 12 kulüp, 28 farklı teknik direktörle çalıştı

2026-02-05 16:01 - Spor

Türkiye ve Umman iş dünyasını bir araya getiren "OMNEX 2026" etkinliği başladı

2026-02-02 15:48 - Ekonomi

İlgili Haberler

ODAK: Türkiye'de Nüfusun İki Yüzü - Azalan Doğumlar, Yaşlanan Toplum

19:13 - Analiz/Röportaj/Dizi/Rapor

ODAK: Elektrikli Araçlarda Küresel Yarış ve Türkiye’nin Yükselişi

18:22 - Analiz/Röportaj/Dizi/Rapor

ODAK: Suriye'de Terörün Tasfiyesi

17:48 - Analiz/Röportaj/Dizi/Rapor

Karadeniz'deki saldırılar küresel tahıl sevkiyatını aksatıyor

13:53 - Analiz/Röportaj/Dizi/Rapor

Yerinden edilen Gazzeli kadın ve çocuklar, güneşin altında çadırlarda taşıma suyla hayatı döndürmeye çalışıyor

16:58 - Analiz/Röportaj/Dizi/Rapor

Günün Manşetleri

ABD Başkanı Trump, müzakereler konusunda İran'a güvenmediğini söyledi

06:08 - Dünya

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Dibeybe: "Petrol tesislerine saldırılar karşılıksız kalm

04:52 - Dünya

Yemen'deki Husiler, Marib ve Muha kentlerindeki askeri noktaları vurduğunu iddia etti

03:32 - Dünya

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev Zengezur Koridoru'nu değerlendirdi

01:08 - Dünya

TBMM'nin tatile girmesine ilişkin karar Resmi Gazete'de

00:27 - Siyaset