Bilim insanları, 21. yüzyılda sömürgeciliğin dijital veriler üzerinden sürdürüldüğünü belirtiyor

21. yüzyılın yeni sömürü biçimi olarak nitelenen "veri sömürgeciliği", uzmanlara göre daha az avantajlı ülkeleri ekonomik bakımdan gelişmiş ülkelere bağımlı hale getirirken ulusal güvenlik açısından da çeşitli riskler doğuruyor.

Teknoloji - 3 saat önce

Ankara
Geleneksel anlamda bir ülkenin "kendi toprakları dışında siyasi, ekonomik ve kültürel üstünlük kurması ve bu toprakların imkanlarını kendi menfaatleri doğrultusunda kullanması" anlamına gelen sömürgecilik, teknolojik gelişmelerle yeni boyut kazandı.
????
Teknolojik altyapı ve verinin stratejik değer kazanmasıyla ülkeler ve küresel teknoloji şirketleri, özellikle daha az avantajlı ülkelerde büyük miktardaki veriyi toplamaya ve ekonomik değere dönüştürmeye başladı.
Bilim insanları tarafından "veri sömürgeciliği" olarak adlandırılan kavram ise verinin mülkiyetini ve katma değerini elinde tutan şirketlerin, veri üreten ülkeleri ekonomik açıdan kendilerine bağımlı hale getirdiğini belirtiyor.
Ayrıca uzmanlar, "veri sömürgeciliğinin" yalnızca ekonomik anlamda değil dijital egemenlik ve ulusal güvenlik gibi alanlarda da uzun vadeli riskler doğuracağına işaret ediyor.

"Veri sömürgeciliği"

Son dönemlerdeki "veri sömürgeciliği" kavramı, teknolojik gelişmelerin de etkisiyle eski sömürgecilik mantığının 21. yüzyıldaki yansıması olarak değerlendiriliyor.
Buna göre, gelişmiş ülkeler veya küresel teknoloji şirketleri, hakimiyet kurdukları dijital altyapı ile platformlar üzerinden kullanıcı verilerini topluyor ve bu verileri yerel ekonomilere katkı sağlamadan ticarileştiriliyor.
Bu nedenle daha az avantajlı ülkeler, hem ekonomik anlamda dışa bağımlı hale geliyor hem de ulusal egemenlik açısından tehditlerle karşı karşıya kalıyor.

"Veri sömürgeciliği, yeni tür bir kaynak peşinde"

ABD'deki New York Eyalet Üniversitesinin (SUNY) Oswego Kampüsü'nden Profesör Ulises A. Mejias, veri sömürgeciliğini "ekonomik değer üretimi" ve "toplumsal kontrolün kişisel verilerin toplanması yoluyla gerçekleştirildiği toplumsal düzen" olarak tanımladı.
Mejias, "Eski sömürgecilik biçimleri toprak ve kaynakları ele geçirmeye odaklanırken veri sömürgeciliği, yeni tür bir kaynak peşinde." dedi.
Önceki sömürgecilik biçimlerinde doğa ve emeğin ucuz kaynaklar olarak değerlendirildiğini belirten Mejias, bugün ise verilerin oluşturulması, toplanması ve analiz edilmesinin ucuz kabul edildiğini anlattı.
Mejias, "Yeni nesil sömürgeciler, kamuya açık verileri yani bizim ürettiğimiz verileri özelleştirmenin yolunu buldu. Ardından bu verileri, bizi ticari ya da siyasi sebeplerle sömürmek veya manipüle etmek amacıyla algoritmalar geliştirmekte kullanıyorlar. Bunu mümkün kılan dijital altyapıya sürekli bağlı olduğumuz için toplumsal kontrol fırsatları büyük." diye konuştu.
Yeni bir kavram olan ve herkesi bir şekilde ilgilendiren "veri sömürgeciliği"nin fayda ve bedellerinin herkesçe eşit paylaşılmadığına dikkati çeken Mejias, bunun bedelinin Küresel Güney'deki toplumlar, kadınlar ve yoksullar gibi bazı gruplar tarafından daha ağır ödendiğini vurguladı.
Mejias, devletlerin dijital egemenlik gerekçesiyle vatandaşlarına veya göçmenlere yönelik bazı uygulamalarını meşrulaştırabildiğini ifade etti.
Dijital egemenlik tartışmalarının jeopolitik boyutuna da dikkati çeken Mejias, ABD'nin Çin ile yapay zeka alanında rekabet içinde olduğunu vurguladı.

"Veriler, ulusal egemenlik meselesi olarak kabul edilir"

Johannesburg Üniversitesinden kıdemli araştırmacı Dr. Michael Kwet, verilerin şirketler ve hükümetler için kaynak olduğunu, kontrol etmek, sömürmek ve kar sağlamak için araç olarak kullanıldıklarını anlattı.
Verilerin iki temel işlevi yerine getiren hayati bir kaynak olduğuna işaret eden Kwet, şunları kaydetti:
"Birincisi, veriler şirketler tarafından hedefli reklamcılık ve yapay zeka modelleri gibi ürün ve hizmetler için kullanılır. İkincisi, veriler hükümetler tarafından kontrol etmek istedikleri nüfusları gözetlemek için kullanılır. Burada da ABD hakim durumda. ABD'li şirketler, tüketicileri hakkında en büyük veri yığınına sahipken istihbarat kurumları da dünya nüfusunu gözetliyor."
Kwet, ABD ile Çin arasında teknoloji alanında dengeli bir rekabetin olduğu yönündeki yaygın görüşe katılmadığını belirterek, ABD'nin birçok alanda baskın konumda olduğunu ve bu üstünlüğünü öngörülebilir gelecekte de sürdürebileceğini savundu.
Yabancı teknoloji şirketlerinin ülke sınırları dışındaki insanların düşünce, özellik ve davranışlarına ilişkin ayrıntılı bilgilere erişebildiklerine dikkati çeken Kwet, "Veriler, ulusal egemenlik meselesi olarak kabul ediliyor." dedi.
Kwet, verilerin devletler ile teknoloji şirketleri arasındaki mücadelenin şekillenmesinde önemli rol oynadığını vurgulayarak bunun yanında donanım, yazılım, platformlar ve altyapılardan oluşan dijital ekosistemdeki diğer unsurların da önemli olduğuna işaret etti.
Dr. Michael Kwet, ülkeler ulusal düzeyde güvenlik duvarları kurarak yabancı teknoloji şirketlerinin erişimini sınırlamadıkları takdirde kendi vatandaşlarının bu şirketlerce gözetlenmesini engelleme konusunda çok sınırlı imkanlara sahip olduklarını dile getirdi.
Kaynak: AA
dikGAZETE.com
Haftanın Öne Çıkanları

Ordulu Gümüş çiftinin hazırladığı Ramazan pideleri yarım asırdır sofralarda

2026-03-10 13:42 - İslam-Hayat - Ramazan 1447

İspanya Başbakanı Sanchez'den Türk bayraklı paylaşım

2026-03-07 23:53 - Dünya

Orta Doğu'daki çatışmalar Türkiye'nin lojistikteki güvenli konumunu öne çıkarıyor

2026-03-06 14:12 - Analiz/Röportaj/Dizi/Rapor

Formula 1'de sezonun ilk durağı Avustralya Grand Prix'ini George Russell kazandı

2026-03-08 11:23 - Spor

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, çok katmanlı istihbarat süreciyle şekillendi

2026-03-05 14:23 - Analiz/Röportaj/Dizi/Rapor

Yaklaşık yarım asırdır terzilik mesleğini sevgiyle yapıyor

2026-03-06 17:07 - Kültür Sanat

Bayraktar AKINCI 150 bin uçuş saatine ulaştı

2026-03-07 01:03 - Teknoloji

Hürmüz gerilimi stratejik petrol rezervlerini yeniden gündeme taşıdı

2026-03-06 15:23 - Analiz/Röportaj/Dizi/Rapor

İran'ın "çaresizliğinde" F-35 ilklere imza atıyor

2026-03-06 11:32 - Teknoloji

Fas'ın Ankara Büyükelçisi Lazreq ve eşi, ülkelerine özel iftar sofrasıyla geleneklerini tanıttı

2026-03-07 12:58 - İslam-Hayat - Ramazan 1447

İlgili Haberler

Türkiye'nin ilk yerli navigasyon sisteminde imzalar atıldı

14:07 - Teknoloji

TÜBİTAK Fen Lisesi özel eğitim programlarıyla öğrencileri bilim olimpiyatlarına hazırlıyor

14:03 - Teknoloji

Kayısı çekirdeğinden biyomalzeme üreten Türk girişimci Paris'te ihracat ağını büyütüyor

13:03 - Teknoloji

Mobil iletişimde 5G ile yeni dönem başlayacak

12:48 - Teknoloji

Gıdaların oda sıcaklığında tazeliğini 15 gün koruyan ambalaj üretildi

12:38 - Teknoloji

Günün Manşetleri

Süper Lig'in 26. haftasında yarın oynanacak 2 maçı yönetecek hakemler açıklandı

16:57 - Spor

Trump, petrol fiyatları yükseldiğinde ABD'nin çok para kazandığını belirtti

16:47 - Ekonomi

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un İran’dan ayrılmayacağı açıklandı

16:42 - Ekonomi

Tarım ve ormana yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi TBMM'de

16:37 - Siyaset

Hollanda ve İzlanda UAD'deki soykırım davasına müdahil oldu

16:33 - Dünya