AK Parti Sözcüsü Çelik: Ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi için uluslararası toplumun destek vermesi gerek

AK Parti Sözcüsü Çelik, İran'daki ateşkese ilişkin "İslamabad'daki müzakerelerin devam etmesi, tekrar savaşa dönülmemesi, ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi için uluslararası toplumun bütün bu tabloya tam destek vermesi gerekmektedir" dedi

Siyaset - 3 ay önce

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Toplantının gündeminde Genel Sekreterliğin sunumu olduğunu belirten Çelik, partinin kuruluşunun 25. yıl dönümüne ilişkin nasıl bir organizasyon gerçekleştirecekleriyle ilgili kapsamlı bir değerlendirme yapıldığını söyledi.
Çelik, dün, 27 Nisan muhtıra teşebbüsünün 19. yılı olduğunu anımsatarak "O karanlık günlerden, vesayet günlerinden bu günlere gelen mücadele çok büyük hikayeler, fedakarlıklar, bedeller, meydan okumalara cevap vermeler ve cesaretler içeriyor. Aynı zamanda bütün bu zorlukların içerisinde yapılmış çok büyük hizmetler, devrimci dönüşümler var. Bunun tabii bir anma programıyla ele alınması mümkün değil ama bir şekilde seçeceğiz içerisinden bütün bunları." diye konuştu.
Erdoğan'ın, Türkiye'nin ve Türkiye Yüzyılı'nın gelecek 25 yılına bakan bir perspektifi ortaya koyma açısından değerlendirmelerinin olacağını dile getiren Çelik, partinin 25. kuruluş yıl dönümüyle ilgili hazırlıklara şimdiden başladıklarını ve bunu MYK'de değerlendirmeye aldıklarını bildirdi.
Çelik, her MYK'de olduğu gibi bu toplantıda da "Terörsüz Türkiye" konusunun gündemde olduğunu ifade ederek bunun dışında toplantıda Meclis çalışmalarının da değerlendirildiğini kaydetti.
27 Nisan e-muhtıra teşebbüsüne ilişkin konuşan Çelik, "Bu muhtıra, darbe mekaniği açısından, Türkiye'de seçilmiş iradenin milletten aldığı gücün yaralanması, işlevsiz bırakılması bakımından çok çirkin ve siyaset karşıtı bir geleneğin maalesef önemli enstrümanlarından biriydi. 27 Nisan'da da bu ortaya koyulmaya çalışıldı. Fakat Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir Başbakan, Sayın Cumhurbaşkanımız ve bir hükümet, AK Parti hükümeti buna direnerek muhtıra haline getirilmek istenen girişimi bir kağıt parçasına çevirdi. Bu, Türkiye'nin demokrasisi, sivil siyasi tarihi açısından devrimci bir dönüşümdür. Dolayısıyla bunun çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Türkiye'nin siyasetinin ve demokrasisinin üzerindeki çirkin bir uygulamanın, vesayetin bitirilmesidir." değerlendirmesinde bulundu.
Dış politikadaki gelişmeleri yakinen takip ettiklerini söyleyen Çelik, "Gerek Rusya-Ukrayna Savaşı, gerek Gazze konusu, gerek diğer kriz alanları konusunda, şu anda İran konusunda ülkeler arasındaki ittifaklar çatlarken NATO'yla ilgili tartışmalar oluyor. Avrupa Birliği (AB) kendi içerisinde pek çok tartışma yaşıyor. Avrupa Birliği bu krizlerde bir bütün olarak hareket edemiyor." diye konuştu.
AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen'in, "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin." şeklindeki açıklamalarını hatırlatan Çelik, bu ifadelerin "çok talihsiz" olduğunu ifade etti.
Çelik, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Bu, Avrupa Birliği'nin şu anda niye bu halde olduğunu gösteren çok temel bir açıklama. Yani Türkiye gibi AB'ye aday bir ülkeyi karşıt konumda değerlendirmek, göç ve güvenlik konusunda sürekli kapımızı çalanların kafasının arkasındakini göstermesi bakımından çok önemli. Tabii bu bir sır değildi. Ama gerek fasılların müzakere edilmesine dönük fanatik, kurala dayanmayan uygulamalar, gerek diğer konulardaki ilerlemelere dönük tıkanmalar aslında bize her zaman bir aydınlanma Avrupa'sı yaklaşımını değil, bir Hristiyan kulübü Avrupa'sını gösteriyordu. Biz de bu konuda uyarılarımızı yapıyorduk. Şimdi bunun sonuçlarıyla sadece Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri karşı karşıya gelmiyor. Avrupa Birliği, kendi çelişkilerinin doğurduğu sonuçları, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda yaşıyor. Gazze konusundaki savrulmalarını görüyoruz. İran Savaşı konusundaki etkisizliklerini ve işlevsizliklerini görüyoruz."
Ursula von der Leyen'e, "AB Komisyon Başkanı olarak, bir aday ülkeye dönük bu çifte standardınızın ideolojik temelleri nedir?" sorusunu sormak gerektiğini belirten Çelik, "İkincisi de her zaman söylenir, Avrupa Birliği bir ekonomik güç oldu ama hiçbir zaman siyasi bir güç olamadı, stratejik bir güç haline gelemedi diye. Bugün de mesela NATO meselesinde de kendi güvenliğini bile kendisi sağlayamayan bir birlik durumunda. Bütün bunlar tartışılırken von der Leyen'in aday ülke olan Türkiye'nin etkisini engellemeye dönük bir tutum içine girmesi, Avrupa Birliği'nin bugün neden bu halde olduğunu iyi gösteren bir şey." ifadelerini kullandı.
Çelik, konuyla ilgili değerlendirmelerine şöyle devam etti:
"Madem Türkiye, bütün Balkanlar'ı ve Avrupa'yı domine edecek kadar büyük bir güç, normal bir siyasi akıl, Türkiye'yle işbirliği yapmayı gerektirir. Türkiye'nin bu kadar büyük bir güç olduğunu aslında von der Leyen, söylediklerinin alt yazısında itiraf ediyor, değil mi? Bu itirafıyla da aslında bir tür büyüyen, ilkelere dayanan Avrupa değil, küçülen ve kendi bürokrasisine gömülmüş bir Avrupa'yı söylüyor. Ama Türkiye'nin, zikrettiği diğer ülkelerden farkı, Türkiye, Avrupa Birliği'ne aday bir ülke. Onu, Balkanlar'ı domine edecek kadar güçlü görüyorsanız o zaman doğrusu, bu aday ülkeyle işbirliği yapmaktır. Bu vizyondan çok uzaklar ama bu vizyona ulaşmalarını temenni ediyoruz."
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve onun katliam şebekesinin fanatizminin sadece Müslümanlarla sınırlı olmadığını, insanlığın tüm unsurlarına karşı bunu gerçekleştirdiklerini söylediklerini hatırlatan Çelik, "Önceki basın toplantılarımdan bir tanesinde Kıyamet Kilisesi'nde yapılacak ayini nasıl engellediklerini ifade etmiştim. Şimdi de Lübnan'da İsrail askerinin, Hz. İsa'ya ait bir heykeli parçalamasındaki nefret, doğal olarak Hristiyan aleminin tepkisini çekti. Burada şunu görmek gerekiyor, tamamen ideolojik bir motivasyonla, fanatik bir dini yaklaşımla hareket eden bir şebekeyle, yapıyla karşı karşıyayız. Bunların Müslümanların değerlerine de, Hristiyanların değerlerine de hiçbir saygıları yok. Onun için biz insanlık ittifakı diyoruz. İnsanlık ittifakının topyekun bu fanatizmi durdurması gerektiğinden bahsediyoruz." ifadelerini kullandı.
Papa'nın savaş karşıtı ifadelerinin son derece dikkat çekici olduğunu belirten Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Katolik bir din adamı, bu savaşa karşı olduklarını söylerken 4 ölçüden bahsediyor. Birincisi, bir savaş için adil bir neden olmalıdır. İkincisi, doğru bir niyet olmalıdır. Üçüncüsü, savaş son çare olmalıdır. Dördüncüsü, orantılı araçlar söz konusu olmalıdır. Bütün bunlar olmadığına göre, Gazze'de, Lübnan'da, İran'da yürütülen bu savaşların hepsinin gayrimeşru olduğunu ifade ediyor ki bunun, Hristiyan din adamları tarafından ifade edilmesinin de son derece kıymetli olduğunu belirtmek isterim. Aynı şekilde Kudüs'ün statüsünün korunması konusunda da insanlık cephesi, insanlık ittifakının ortak hareket etmesi gerektiği her olayla birlikte bir kere daha görülüyor."
"Amerika Birleşik Devletleri'nin ve İsrail'in, haksız ve hukuksuz şekilde İran'a yaptığı saldırıdan sonra ortaya çıkan tabloyu yakından takip ediyoruz." diyen Çelik, ateşkesin sağlandığını ancak İslamabad'daki müzakerelerin henüz istenilen şekilde ilerlemediğine işaret etti.

Ömer Çelik, şunları kaydetti:

"İslamabad'daki müzakerelerin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi gerektiğini ve ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Kesinlikle tekrar savaşa dönülmemelidir. Bu savaş, haksız ve hukuksuzdur. Hiçbir şekilde daha büyük insani trajedilere yol açılmamalıdır. Uluslararası toplum da ateşkesin tamamen barışa dönüşmesine güçlü bir destek vermelidir. Burada tabii ki birçok konu var, zenginleştirilmiş uranyum meselesi, Hürmüz konusu, İran'ın talep ettiği tazminatlar var. Bu savaşın, bu haksız saldırganlığın sona ermesi için yapılması gereken, atılması gereken adımlar var. Güvenlik garantileri söz konusu. İsrail saldırganlığının bundan sonra devam etmeyeceğinin nasıl sağlanacağına dair garantilerin nasıl oluşturulacağı çok önemli. Ama tüm bunlar masada çözülebilir konulardır. Onun için İslamabad'daki müzakerelerin devam etmesi, tekrar savaşa dönülmemesi, ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi için uluslararası toplumun bütün bu tabloya tam destek vermesi gerekmektedir."
Kaynak: AA

dikGAZETE.com

Haftanın Öne Çıkanları

Kaybola… -Arzu Leyal yazdı-

2026-04-23 07:05 - En Son Yazılar

Suriye'nin BM Daimi Temsilcisi Olabi'den Esed dönemi savaş suçlularının yakalanması için ç

2026-04-24 23:47 - Dünya

Beşiktaş GAİN, BKT Avrupa Kupası'nda final serisini İstanbul'a taşımanın peşinde

2026-04-27 09:52 - Spor

Afrika'da sıtmayla mücadelede tehdit devam ediyor

2026-04-25 11:48 - Dünya

Batı Şeria'da yaşananları Holokost'a benzeten eski Mossad Direktörü: Yahudi olmaktan utanı

2026-04-28 10:37 - Dünya

Enerji Bakanı Bayraktar: Beylikova'nın dünyadaki en büyük nadir toprak elementleri yataklarında

2026-04-28 15:22 - Ekonomi

Türk su ürünleri sektöründen İspanya'da düzenlenen deniz ürünleri fuarına çıkarma

2026-04-23 13:08 - Ekonomi

İsrail Cumhurbaşkanı, Türk hava sahasına giremediği için Kazakistan'a 8 saatte uçtu

2026-04-27 16:12 - Dünya

Emekliler ek ödeme oranlarının yüzde 10'a yükseltilmesini talep ediyor

2026-04-26 12:42 - Ekonomi

61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nun üçüncü etabını Sosa kazandı

2026-04-28 17:23 - Spor

İlgili Haberler

TBMM'nin tatile girmesine ilişkin karar Resmi Gazete'de

00:27 - Siyaset

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Türkiye, terör meselesini çözme yolunda çok önemli bir fırsat yakalamıştır

21:43 - Siyaset

Dışişleri Bakanı Fidan, Libya ziyareti kapsamında Trablus'ta temaslarda bulundu

21:23 - Siyaset

AK Parti Diyarbakır Gençlik Kollarından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a pankartla teşekkür

19:57 - Siyaset

COP31 Danışma Kurulu, Bakan Kurum başkanlığında toplandı

19:38 - Siyaset

Günün Manşetleri

ODAK: Lozan'ın Gölgesinde - Batı Trakya Türklerinin Bir Asırlık Hak Mücadelesi

10:57 - Gündem

Tavuk eti üretimi haziranda yıllık bazda yüzde 14,7 arttı

10:52 - Ekonomi

Bakan Işıkhan: Son 2 yılda 15 farklı sigorta prim teşviki uyguladık

10:47 - Gündem

TÜİK haziran ayı dış ticaret endekslerini açıkladı

10:42 - Ekonomi

Lozan'ın Gölgesinde: Batı Trakya Türklerinin Bir Asırlık Hak Mücadelesi

10:38 - Analiz/Röportaj/Dizi/Rapor