ABD'nin G7 müdahalesi, Güney Afrika'nın ekonomik beka endişelerini tetikliyor

ABD’nin baskısıyla Fransa'nın Güney Afrika’daki G7 Zirvesi davetini geri çekmesi, Pretorya hükümetinin dış politika tutumunu sınarken, ülkenin ekonomik beka endişelerini tetikliyor.

Dünya - 4 ay önce

"Agresif bir dış politika yürütecek durumda değiliz"

Güney Afrika'nın önde gelen akademik kurumlarından Witwatersrand Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. William Gumede, ABD ile yaşanan gerilimin , Güney Afrika dış politikası ve ekonomisi üzerindeki etkilerini ve küresel çok taraflılık üzerinde yarattığı baskıyı değerlendirdi.
Gumede, son dönemde Washington yönetiminin sert tavrının Güney Afrika devletinden ziyade, apartheid sonrası 30 yıllık tek başına iktidarın ardından meclis çoğunluğunu kaybettiği 2024 seçimlerinden beri koalisyon hükümetinin en büyük partisi olarak devam eden Afrika Ulusal Kongresi'ne (ANC) yönelik olduğunu ifade etti.
Bu gerilim çerçevesinde ABD Başkanı Donald Trump'ın 2025'te Güney Afrika'nın ev sahipliğinde düzenlenen G7 Zirvesini boykot ettiğini hatırlatan Gumede, "Bu nedenle, G7 toplantısında da ABD’nin, ANC ile ABD yönetimi arasındaki bu gerilim nedeniyle Güney Afrika’nın katılımını engellemek için baskı yapmasının beklenen bir durum olduğu söylenebilir." dedi.
Gumede, Güney Afrika ekonomisinin küresel ticarete, küresel finans sistemine ve dünyanın diğer ülkelerine çok güçlü şekilde bağlı olduğuna dikkati çekerek, "Dolayısıyla Çin, ABD, Avrupa Birliği (AB) veya Japonya gibi en büyük ticaret ortaklarımızla ilişkilerimizde yaşanacak herhangi bir değişim doğrudan ekonomimizi etkiliyor." diye konuştu.
Ülke ekonomisinin halihazırda son derece kırılgan bir yapıya sahip olduğuna dikkati çeken Gumede, "İşsizlik oranı yüzde 30’un üzerinde ve genç işsizliği dünyadaki en yüksek oranlardan biri, yaklaşık yüzde 57 ile 60 arasında. Ayrıca ekonomik büyüme çok düşük, yaklaşık yüzde 1 civarında ve bu Afrika’daki en zayıf büyüme oranlarından biri. Bu nedenle agresif bir dış politika yürütecek durumda değiliz." ifadelerini kullandı.

Yaptırım endişesi

Gumede, bu durumun geçmişte siyasi kararlara odaklanan ANC yönetiminin, özellikle ABD hususunda daha pragmatik bir dış politikaya yönelmek zorunda kaldığını gösterdiğini ifade ederek, ABD’nin İran ve Venezuela gibi yerlere müdahaleleri ve son dönemde müttefikleriyle yaşadığı gerilimlerin Güney Afrika açısından uyarı niteliğinde olduğunu vurguladı.
Bu şartlar altında ABD'nin Güney Afrika'ya yönelik ekonomik tehditlerine dikkati çeken Gumede, "Güney Afrika’da şu anki en büyük korkulardan biri, İran örneğinde olduğu gibi, ANC liderlerine ve ANC ile bağlantılı şirketlere yaptırım uygulayabileceği ihtimali. Eğer bu gerçekleşirse, Güney Afrika ekonomisi üzerinde ciddi bir olumsuz etkisi olur." değerlendirmesinde bulundu.
Gumede, Pretorya'nın Trump yönetiminin baskılarına karşı kışkırtıcı açıklamalardan kaçma politikasını sürdürmesinin önemine değinerek, "Çünkü şu anda oldukça kırılgan bir durumdayız. İran ve Venezuela örneklerinde gördük ki BRICS ve ortakları bu ekonomileri kurtarmaya gelmedi. Ve eğer ABD Güney Afrika’ya karşı sert bir tavır alırsa, Güney Afrika ekonomisini kurtarmaya da gelmeyecekler." dedi.

"ABD dostlarını ve ortaklarını kendisinden uzaklaştırıyor"

Trump döneminde ABD dış politikasının çok taraflılıktan uzaklaşmakta olduğuna dikkati çeken Gumede, "Bu yaklaşım diğer ülkeleri de daha dar biçimde kendi ulusal çıkarlarına odaklanmaya itiyor. Bu da uluslararası çok taraflı iş birliğini daha da zayıflatıyor." diye konuştu.
Gumede, ABD'nin işleyişi açısından hayati role sahip olduğu çok taraflı düzenden uzaklaşmasının etkilerinin dünya genelinde hissedildiğini belirterek, "Bence bunun uzun vadede yapacağı şey, ABD’nin kendi müttefiklerini ABD dışında yeni ortaklar aramaya zorlamak olacak." ifadelerini kullandı.
Geleneksel olarak ABD'nin komşusu ve çok güçlü bir müttefiki olan Kanada'nın Çin'le yakınlaşmasının, bir diğer komşu Meksika'nın dünya genelinde alternatif ticaret ortakları aramaya başlamasının buna örnek teşkil ettiğine işaret eden Gumede, "Dolayısıyla ABD, aslında kendi geleneksel dostlarını ve ortaklarını kendisinden uzaklaştırıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Küresel çok taraflılıktan vazgeçiş

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Muhammed Yasir Okumuş ise ABD'yi yeniden büyük yapma iddiasına sahip Başkan Trump'ın, bunun için küresel çok taraflılıktan vazgeçmeyi tercih ettiğini söyledi.
Okumuş, Trump yönetiminin çok taraflılık ilkesine dayanan bir dış politikanın mevcut küresel konjonktürde ABD'nin karını azalttığına inandığını hatırlatarak, "Dolayısıyla geçmişte savunduğu ve yücelttiği ilkelerle çelişmek pahasına da olsa kendi çıkarlarını önceliyor. Bunu yaparken de geleneksel diplomatik yöntemleri ve nezaketi pek kullanmıyor." dedi.
Güney Afrika gibi "Küresel Güney"in önemli aktörlerinden birinin dışlanması girişimlerinin ABD’nin uluslararası sistemde kapsayıcılık ve eşit temsil iddialarını zayıflattığına dikkati çeken Okumuş, "Trump ABD’si, Soğuk Savaş sonrasında ortaya çıkan uluslararası düzenin hamisi gibi davranmıyor, aksine bu sistemin içinde hareket eden herhangi bir devlet gibi hareket ediyor." diye konuştu.

Müttefiklere zorlayıcı diplomasi

Okumuş, ABD’nin müttefikleri üzerinde kurduğu bu tür diplomatik baskıların, uzun vadede Batı ittifakının meşruiyetine ve bağımsız karar alma kapasitesine zarar vereceğine değinerek, bu yaklaşımın gelecek hükümetler döneminde devam etmesi durumunda "Batı İttifakı"nın zayıflayacağını, farklı yaklaşımda bir yönetimin gelmesi durumunda ilişkilerin yeniden toparlanabileceğini söyledi.
ABD'nin mevcut durumda hem müttefiklerinin hem de rakiplerinin tepkilerini ölçtüğüne işaret eden Okumuş, "Normal şartlarda rakip devletlerin eylemlerini durdurmasını veya geri adım atmasını hedefleyen bir zorlama stratejisi olan zorlayıcı diplomasiyi ABD şu anda müttefikleri üzerinde deniyor." ifadelerini kullandı.
Kaynak: AA
dikGAZETE.com
Haftanın Öne Çıkanları

Kara yolu taşımacılığında 2024'te nihai enerji tüketimi 1 milyon 103 bin terajul oldu

2026-03-27 10:48 - Ekonomi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev ile telefonda görüştü

2026-03-24 19:58 - Siyaset

Orta Doğu'daki savaş STRATCOM'da masaya yatırılacak

2026-03-25 12:32 - Gündem

Türkiye'de tüberküloz vaka sayısı 9 binlere geriledi

2026-03-24 12:17 - Sağlık

Kuveyt'in Şuveyh Limanı'na İHA saldırısı düzenlendi

2026-03-27 11:28 - Dünya

Türkiye alçak yörünge uyduları için SpaceX ve Amazon gibi firmalarla masada

2026-03-26 11:42 - Teknoloji

Milli badmintoncu Beril'in hedefi Avrupa'da kürsü

2026-03-28 11:22 - Spor

Türkiye'de işsizlik oranı son 21 yılın en düşük seviyesine indi

2026-03-25 10:33 - Ekonomi

FETÖ'ye yönelik operasyonlarda yakalanan zanlılardan 41'i tutuklandı

2026-03-23 15:33 - Gündem

İran'ın misillemelerinin bölgedeki ABD askerlerini "uzaktan çalışmaya" zorladığı iddi

2026-03-27 10:27 - Dünya

İlgili Haberler

ABD Başkanı Trump, müzakereler konusunda İran'a güvenmediğini söyledi

06:08 - Dünya

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Dibeybe: "Petrol tesislerine saldırılar karşılıksız kalmayacak" bir suç

04:52 - Dünya

Yemen'deki Husiler, Marib ve Muha kentlerindeki askeri noktaları vurduğunu iddia etti

03:32 - Dünya

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev Zengezur Koridoru'nu değerlendirdi

01:08 - Dünya

Paris Charles de Gaulle Havalimanı yakınlarındaki bir depoda yangın çıktı

23:58 - Dünya

Günün Manşetleri

ABD, Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıkların sürmesi nedeniyle petrol fiyatı tahminini yükseltti

08:23 - Ekonomi

Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan ittifakı Rusya için tehdit oluşturuyor mu? -Fuad Safarov, Moskova’dan yazdı-

07:26 - En Son Yazılar

İran’daki sertlik yanlısı dönüşümün arkasında Mekke Anlaşması mı var? -Ömür Çelikdönmez yazdı-

06:23 - En Son Yazılar

ABD Başkanı Trump, müzakereler konusunda İran'a güvenmediğini söyledi

06:08 - Dünya

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Dibeybe: "Petrol tesislerine saldırılar karşılıksız kalmayacak" bir suç

04:52 - Dünya