14 Şubat 2020 Pazar günü, son bir yıl içinde üçüncü kez hükümet değişikliği yaşayan Kosovalı seçmenler, 2008 yılından bu yana 8. yasama meclisini oluşturmak ve 120 milletvekilini seçmek üzere sandığa gidip, oylarını her seçimde artırmayı başaran Albin Kurti’yi iktidara taşıdılar.

Kendin Karar Ver Hareketi” (Lëvizja Vetëvendosje) lideri Albin Kurti, kazandığı yüzde 48 oy oranı ile Kosova Demokratik Birliği’nin (Lidhja Demokratike e Kosovës) kurucu üyelerinden biri olan ve aynı zamanda Kosova Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı İbrahim Rugova’nın 2001 yılı genel seçimlerinde aldığı yüzde 46 oyu egale ederek tarihi bir zafer elde etmiş oldu.

Albin Kurti ve geçici Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani’nin ittifakı, Kosova’daki en geniş siyasi yelpazeyi bir araya getiren ve çoğu farklı yapıların içinde bulunduğu yeni siyasal potansiyeli temsil ederek, büyük bir başarı elde ettiler.

Kosova’da 14 Şubat’ta düzenlenen erken genel seçimler, ülkenin 1999 yılında özgürlüğünü kazandığı Kosova savaşı ve 2008 yılındaki bağımsızlık ilanından sonra, en önemli gelişme olarak değerlendirilebilir. 

Yıllardır Kosova Kurtuluş Ordusu “UÇK” (Ushtria Çlirimtare e Kosovës) geçmişli komutanların siyasi sahnede ön plana çıkmasıyla ortaya çıkan çıkar odaklı, profesyonellikten uzak hükümetler, halkta bıkkınlığa ve umutsuzluğa yol açmıştı.

Öyle ki, Avrupa kıtasında bulunmasına rağmen Avrupa Birliği (AB) ülkelerine girişte hala vize rejimi uygulanan Kosova vatandaşları, siyasi çatışmaların getirdiği bunalım nedeniyle, yıllardır çeşitli yöntemlerle daha iyi bir hayat yaşayabilmek adına AB ülkelerine göç etmeye çalıştı.

Bağımsızlığının üzerinden geçen 13 yılın ardından, hala bir sürü sorunla yüzleşmesi ve Birleşmiş Milletler (BM) gibi önemli organizasyonlara üye olamaması nedeniyle, Kosova’nın Cumhuriyet olma süreci kimi çevreler tarafından “tamamlanmamış başarısız bir girişim” olarak görülüyor.

Kosova'da yaşayan çoğunluk Arnavut toplumu tarafından, bağımsızlığın başarısız olması durumunda, bir alternatif olarak Arnavutluk ile birleşme fikrinin ortaya çıkması, “Kendin Karar Al Hareketi”nin (Lëvizja Vetëvendosje) kuruluşundan itibaren ana fikrini oluşturdu.

Bağımsızlıktan önce düzenledikleri öğrenci yürüyüşleri gibi eylemlerle tanınan hareket, bağımsızlığın ilanı ardından kurulan hükümetleri eleştiren bir siyasi oluşum haline geldi.

2010 yılında ilk defa katıldığı genel seçimlerde yüzde 12,4 civarında oy alarak meclise 14 milletvekili çıkaran hareket, sadece siyasi arenada boy göstermekle kalmadı, aynı zamanda sokakta da aktifliğini sürdürdü ve birçok defa toplumu ilgilendiren konularda on binleri sokağa dökmeyi başardı.

Hareketin bu kadar popüler olmasında ve kısa sürede bu kadar büyümesindeki en büyük pay, parti lideri Albin Kurti’ye ait.

Kosova Savaşı sırasında Yugoslavya güçleri tarafından tutuklanan ve gelen uluslararası toplum baskısı ardından serbest bırakılan Kurti, Kosova’da milliyetçi ve yolsuzluğa karşı boyun eğmez kimliğiyle tanınıyor.

Seçim yorgunu olan Kosova halkı, bu seçimlerde koalisyonlara şans vermeyerek Kurti’ye istihdam sorunu, göç, vize serbestliği, organize suçlar, yolsuzluk, savaş suçları sorunu ile başa çıkması, adalet ve ekonomiyi iyileştirmesi için adeta açık çek vermiş oldu. 

Uzun yıllar ülkeyi yöneten koalisyon partileri, halkın temel problemlerine çözüm üretmekte başarılı olamadılar. 

Son seçimlerin galibi Vetevendosje Hareketi lideri Kurti, ülkede özellikle genç ve orta yaş kuşakları için yeni bir umut olarak görülüyor.

Kosova’nın uzun zamandır yaşadığı siyasi ve sosyal tıkanmışlık hem Kosova halkını hem de AB, ABD ve İngiltere’yi tedirgin etmekte. 

Batı ülkelerinin Kosova siyasi erklerinden beklediği hukuk, ekonomi ve siyasal alandaki reformların gerçekleşmemesi nedeniyle Kurti’nin ilk başbakanlık deneyimi hiç kolay olmayacaktır.

Kosova Parlamentosu Haziran ayında yeni cumhurbaşkanını seçecek…

Kurti hükümetinin, istediği Cumhurbaşkanı adayını seçtirmek için mecliste oyların üçte ikisine veya 80 vekilin oyuna ihtiyacı var.

Tahminimce Kurti’nin cumhurbaşkanlığı için önereceği isme muhalefet partileri de destek vermek zorunda kalacaktır.

Tahminler, mevcut geçici Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani üzerinde yoğunlaşmakta.

Fakat Kosova’nın yeni cumhurbaşkanı adayı sürpriz bir isim de olabilir. 

Kosova Kurtuluş Ordusu kurucu komutanlarından, aynı zamanda bağımsızlık sürecinde ailesiyle birlikte şehit olmuş sembol isimlerinden Adem Jashari’nin yeğeni Hukukçu Murat Jashari’yi Cumhurbaşkanı adayı olarak görebiliriz.

Kurti’nin toplumda yakaladığı sinerjinin önemli destekçilerinden, ülkenin geçici Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani ile olan stratejik ortaklığı devam edecek gibi görünüyor ve yeni dönemde bu genç siyasetçiyi, büyük olasılıkla meclis başkanı olarak veya dışişleri bakanı olarak görebiliriz.

Seçimi kazanan Kurti, kurulacak hükümetin en önemli görevleri arasında özellikle güvenlik, yargı ve ekonomik konulara ağırlık vereceklerini, merak edilen Sırbistan’la diyalog hususunda ise, ülke çıkarlarına uyumlu hareket edeceğini söyledi.

Kurti, konuşmasında ülkenin çoklu krizde olduğunu, dolayısıyla yürüyecekleri yolun uzun ve engellerle dolu olacağını belirtti.

Ayrıca, mücadelesinin ilk sırasında devlet içinde yuvalanmış “mafyacı” yapıları temizlemenin, 20 yıllık yolsuzlukları gün yüzüne çıkaracak olan adli kurumları işlevsel hale getirmenin kolay olmayacağını, ülkenin menfaati için alacakları kararlarda hata da yapabileceklerini, fakat niyetlerinin asil ve doğru olduğunu, alacakları her kararı halkın önünde açıklayarak şeffaf olacaklarını dile getirdi.

İntikamsız adalet”e vurgu yapan Kurti, hiç kimseden intikam almayacaklarını fakat herkesten ve her yerde sorumluluk isteyeceklerini, dolayısıyla yapılanlar ve yapılmayanlar konusunda hesap verme mekanizması tesis edileceğini, rüşvete, yolsuzluğa, kayırmacılığa karşı savaşacaklarını, kurumsal ve sosyal adalet, bireysel ve karşılıklı sorumluluk ve demokratikleştirme kavramlarını, özellikle göz önünde bulunduracaklarının altını çizdi.

Aslında Kosova’nın yıllardır çözüm bekleyen ağır sorunları Albin Kurti ve hükümeti için büyük sınav olacak. 

Kurti, salgın nedeniyle Kosova’nın karşılaştığı belki de en zor dönemde, yüzde 50 gibi bir seçim başarısını, farklı sosyal grup ve ideolojileri birleştirerek kazandı. 

Yeni hükümetin Sırbistan ile diyalog ve dış güçlerle yapacağı anlaşmazlıklar en büyük risklerinden biri olacaktır. 

Kosova, Balkan ülkeleri içerisinde kurumsallaşmasını gerçekleştirememiş ülkelerin başında gelmektedir.

Halkın aynı siyasi yüzlerden, politik söylemlerin tekrarlanmasından ve liyakatsizlikten bıkmış olması nedeniyle, yeni hükümet, iyi yönetildiği takdirde büyük bir avantaja sahip olacaktır. 

Kosova seçimlerine toplam seçmenin sadece yüzde 47’sinin katılması, tüm partilere, iç dengelere ve dış güçlere öfke duyan sessiz yığınların varlığını destekler nitelikte.

Seçimin tablosuna baktığımız zaman LVV birinci parti olarak, kesinleşmeyen sonuçlara göre oyların yüzde 48'ni kazanırken, önceki seçimlerde sürekli iktidarda olan koalisyon ortakları Kosova Demokratik Birliği (LDK) yüzde 13,08 ve Kosova Demokratik Partisi (PDK) yüzde 17,36 oy alarak, bu seçimde büyük bir oy kaybına uğradılar. 

UÇK eski komutanları Ramush Haradinaj'ın başında olduğu Kosova İttifakı AAK oyların yüzde 7,40'nı alırken, Fatmir Limaj'ın NISMA Partisi yüzde 2,59 oy kazanarak seçim barajına takıldı.

Bugün, Kosova seçimleri güçlü bir siyasal değişime sahne olurken bundan sonra Kosova - Türkiye ilişkilerinin yol haritasının bu yeni değişime uygun olarak dizayn edilmesi gerekiyor. 

Sosyal demokrat, entelektüel ve karizmatik kişiliği ile Balkanlar Arnavut toplumu ve Avrupa siyaset dünyasında dikkatle izlenen Albin Kurti’nin hükümeti ile güçlü ilişkiler kurulmasının tarihsel ulusal jeopolitik çıkarlarımız açısından önemli olduğunu düşünüyorum.

Albin Kurti, Kosovalı siyasetçiler içerisinde diyaloga en açık, bağımsız kişiliği olan, birçok demecinde Türkiye ile Kosova arasındaki ilişkilerin tarihsel önemine ve geliştirilmesine ciddi olarak vurgu yapan siyasetçilerden birisidir.

Kurti, 2019 Haziran ayında Türkiye'ye bir haftalık ziyaret gerçekleştirerek, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Meclis’teki siyasi partiler ve Arnavut dernekleri ile görüşmeler yapmıştı.

Kosova’nın yeni hükümeti, hem Kosova için hem de Türkiye için yeni bir şans olacaktır.

Kosova Türk toplumu ve Türk partileri…

Kosova Türk toplumunun 20 yıllık seçim sürecinde homojen bir yapıya sahip olamadıklarını görüyoruz. 

Düzenlenen erken genel seçimde, KDTP (Kosova Demokratik Türk Partisi) 6.152 oy ve ilk defa seçime katılan YTHP (Yenilikçi Türk Hareket Partisi) ise 1.154 oy aldı. 

Bugüne kadarki en yüksek oy oranına 2010'da 8.548 oy alarak ulaşan ve mecliste 3 sandalye sağlayan KDTP, son 4 seçimde oy kaybına uğramış. 

2019’daki erken genel seçim sonuçlarına göre, bu seçimde oy kaybı yaklaşık yüzde 10 olarak görülüyor.

2019 yılındaki genel seçimlerinde KDTP’nin, Türk seçmenin tek siyasi partisi olarak aldığı oy sayısı 6.788'dir. 

14 Şubat seçiminde KDTP’nin aldığı 6.152 ve YTHP'nin 1.154 oyuyla birlikte Türk partilerinin toplamda oy sayısı 7.306 oldu ve 2019 seçimine kıyasla yüzde 10'luk bir artış olduğu gözlemleniyor.

Gönül ister ki Türk toplumu, tek bir parti çatısı altında mücadele etsin. 

Bu başarılamıyorsa hiç değilse Türk partilerinin koalisyon olarak hareket etmelerini sağlamak en akılcı yoldur. 

Türk toplumunun, Avrupa Birliği kapsama alanında olan Kosova devletinin ülkesel ve bölgesel gerçeklerine uygun politikalar geliştirecek siyasal, kültürel bir donanıma ihtiyacı var.

Türkiye-Kosova ve Kosova Türk toplumu siyasi partilerin ilişkileri, yaklaşık 18 senedir ağırlıklı olarak KDTP Mahir Yağcılar liderliğinde, Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi ve onun kontrolünde olan PDK partisiyle yürütülüyordu. 

KDTP’nin, Türk toplumundaki siyasi, sosyal ve kültürel alanlardaki sorunlarına çözüm bulamayışı her üç senede bir yeni partinin açılıp kapanmasına sebep olmuştur.

Ancak, yaklaşık 17 bin nüfusa sahip Türk toplumunun homojenliğinin korunamayışının tek sorumlusunu KDTP olarak açıklamak büyük bir haksızlık olur. 

Türkiye’nin de uzun yıllardır Kosova Türk toplumunun orta ve uzun vadeli sosyokültürel sorunlarının çözümü noktasında başarılı olduğu söylenemez. 

Seçimler endeksli pragmatist yaklaşım, bugün Türk toplumunun biriken sorunlarını içinden çıkılması zor bir eşiğe getirmiştir.

Türk toplumunun 550 yıldır yaşantısını sürdürdüğü Kosova’da hala ciddi bir entegrasyon, uyum, tarihsel kimliğin güçlendirilmesi, genç jenerasyonun Türkiye ve Avrupa ülkelerine göç sarmalına kurban edilmesi gibi çözüm bekleyen çok ciddi sorunları var. 

AB sürecindeki yeni Balkanlarda, Türk toplumunun geleceğinin siyasi partilere bırakılmayacak kadar önemli olduğunu bir kez daha vurgulamakta fayda var.

Kosova Türkleri’nin bugün partiler üstü, güvenilir, kanaat önderi olarak kabul edeceği akil insanlardan oluşabilecek bir “üst kurula” ihtiyacı var.

Yeni siyasi dönemin, Kosova’ya barış ve huzur getirmesi dileğiyle.

.

Osman Atalay, dikGAZETE.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Her türlü yorum, editör onayı gerekmeden anında yayınlanır. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlâka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir. Talep edildiğinde "IP no" ilgili mercilerle paylaşılır. Kısa yorumlarınızı, sayfa yenilenme süresi dolmadan “yorum gönder” butonuna tıklayıp kaydetmelisiniz; uzun yorumların, farklı sayfada yazılıp, kopyala-yapıştır şeklinde eklenmesi sayfa yenilenmesi halinde oluşan kayıpları önleyecektir.


sanalbasin.com üyesidir