Ulvi Alacakaptan yazıyor...
Merhaba yan gelip kaykılmayanlar...
Ben bir Boyalı Kuşum...
Merhaba bizimmikiler...
Merhaba dolu kiler...
Merhaba boş vicdan...

ZAMAN MAKİNASI

HÖ profesyonel müteşebbislerindendi FGnin...

Randevu aldı Fındıkzade'de bizim stüdyo dediğimiz bodruma geldi.
 

"Hocamın selamı var sizin yeniden ZAMANda yazmanızı arzu ederler...

Sizin eski yazılarınızı kesip saklamışlar; bana gösterdi..."
 

Hoşuma gitti saklayamam bir de ne de olsa muteber bir zat; reddetmek kibir gibi geldi bana...
 

Zaten yazmak konusunda değişmez bir ilkem vardır.

Yazılarıma karışmasınlar...
Paçavra gazetesinde de yazarım... Tamam gazetedir, bir politikası vardır ancak ben gazeteci değilim...
 

Olumlu yanıt verince H.Ö rahatladı.

Büyüklere Masallar programına geçti...

"Askerdeyim bunalımdayım hocam çıkageldi tebdili kıyafet aranıyor o zaman 
(12Eylül sonrası aradınsa bul dönemi vardır FGnin)

- Hocam bu iş nasıl olacak dedim...

- Yaklaştır kulağını dedi...
 

- Ben düşündüm taşındım bu iş ordusuz olmaz...

Onun için biz burdaki kardeşlerimizle irtibatı kaybetmeyeceğiz...

Onlar da kendilerini gizleyecek; namazlarını da!..

Onlar bizimkileri bütün gün boşaltıcak biz geceleri dolduracağız...

İrtibatı kaybedersek yanarız!..

Biz icabında yanacağız ama memleketi kurtaracağız!.."
 

Övmek için söylüyor ama bana sakat geldi bu Misyoner anlayış.
 

Gazeteye gittim bütün ağır toplar orada.
 

- Nasıl yazmamı istersiniz?
 

- Nasıl isterseniz öyle yazın; yalnız Özal'a dokunmayın!.. Biz onu ötekilerin safına itmek istemiyoruz...

Makuldu ama bir yıl geçmeden herşey değişecekti
 90 ların başında allakbullaktı ülke...

PEYGAMBER, ABDİ İPEKÇİ'de

İlk Kutlu doğum programı olmalı...

Abdi İpekçi'de olacak hipnodontisT müdür, "Siz ne katkıda bulunabilirsiniz"diye sordu...

"40 hadis"i anlamlarıyla görüntüleyip salonun tavanına yansıtmayı düşündüm, hatta slide makinalarımızla yerinde deneme bile yaptık olacak gibiydi...

Ama olmadı...

Anonslar yayınlanmaya başlayınca tatlıolmayan gerçekle karşılaştık: "Sayın cumhurbaşkanımız Turgut Özal ve Ekrem Pakdemirli'nin yüksek himayelerınde..." 

Hemen bir faks hazırladım...

"Müslümanlar onca zulüm altındayken bundan başsorumlu iki şahsın yüksek himayelerinde yapılacak bir etkinliğe katılmaktan vazgeçtiğimizi bildiririz...

Bizim gösterimizle ilgili herhangi bir önmasraf yapılmişsa bunu karşılamaya hazırız.

"Çocuksu" yanlarım çoktur...

Paraleli oldukları kişi ve yapılara dil uzatma cüretini gösterene elbette göstereceklerdi gününü; birbirlerine "Kardeş", dişarlıklara "Muhterem" diyenler.
Ulvi Alacakaptan yazdı...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir