Laiklik kimilerine göre bir dünya düzeni.. 

Kimilerine göre de safsata..

Laik kelimesinin esas anlamı ise din işleriyle dünya işlerinin birbirinden ayrılması..  

Bir başka ifadeyle; dinin devlet işlerine karışmaması, karıştırılmaması.. 

Başka bir deyişle de herkes yoluna!.. 

Ama yoluna giderken de birbirlerine saygıyı sevgiyi eksik etmeden, kafa göz yarmadan!.. 

Dünyada laikliği böyle uygulayan ülkeler var mı?.. Tam manasıyla uygulayan olmasa da gayretinde olanlar var.. 

Peki bizde durumlar ne alemde?.. 

Bizde durum fecaat..

Bizdeki laikler sıkıştığında mangalda kül bırakmazlar, Türkiye laik bir ülkedir derler, daha da ileri gidip; "Türkiye laiktir, laik kalacak" diye de işi sloganlaştırırlar.. Biraz mırın kırın edene de yobaz, gerici, örümcek kafalı, yaftasını anında yapıştırırlar.. Nihayetinde de laikliği yaşam özgürlüğü değil de din düşmanlığı olarak uygularlar.. Çünkü bizdeki laikler, laik değil laikçidirler.. 

Gerçek laiklere, inandığı gibi yaşayan ama müslümanı da küçük görmeyen, bütün dinlerin mensuplarına saygılı olan laiklere elbette sözümüz yok!.. Ama laikçilere söyleyecek sözümüz çok!..

Çünkü bu aziz millet onlardan epey çekti.. 

Madalyonun tersine baktığımızda da Cumhuriyet tarihinde laikçi zorba kişilerin tasallutundan bizar olan mütedeyyin ve de mütevazı yaşamak isteyen milletimizin önemli bir kısmı da kendilerini ve evlatlarını bu tektipci zihniyete kaptırmamak için bir takım önlemler almışlar. 

Peki ne yapmışlar?.. 

Kendilerini dindar olarak gösteren kişilere ve böyle kişilerin oluşturduğu camialara meyletmişler.. 

Onların okullarına sığınmışlar, canları gibi gördükleri evlatlarını onların yurtlarında barındırmışlar, dershanelerine yollamışlar.. Bunları da sırf bu laikçi ve tektipçi zihniyetten korktukları için yapmışlar.. Ve maalesef maatteessüf yağmurdan kaçarken doluya tutulmuşlar.. 

Hikayenin özeti bu.. 

Ve bugün FETÖ olarak adlandırılan şebeke de sahayı münbit görünce ortaya çıkmış.. 

O zaman bir kere daha soralım; devletimizi ele geçirmek için gözünü kırpmadan darbe yapmak isteyen FETÖ ve benzeri oluşumların neşv-ü nema bulmalarının müsebbibi kim?.. 

Tek kelimeyle laikçi zihniyet!.. 

Kendileri gibi yaşamak istemeyen kişilere hayat hakkı tanımayanlar!..

Eğer bu laikçi taifesi uzunca süren devri saltanatlarında mazbut bir hayat sürmek isteyenlere, masumane bir şekilde dinini öğrenmek isteyenlere sırt çevirmeselerdi, eziyet etmeselerdi, onları aşağılamasalardı, FETÖ diye bir oluşumun ortaya çıkması da mümkün değildi..  

Samimi dindar kişilerin de, FETÖ isimli, kumanda merkezi dışarıda, amacı açık ve net şanlı devletimizi parçalayıp yok etmek olan, aziz milletimizi üst akılın kölesi yapmayı planlayan bir suç şebekesiyle, onların ihvanlarıyla, imamlarıyla, ne işi olabilir?..

Biz İmamları Camide bilirdik ve öyle de biliriz.. Ama maalesef İmam kelimesi de sulandı, sulandırıldı..

Netice-i kelam; 

Bırakın herkes istediği gibi, inandığı çerçevede ferah fahur bir hayat sürsün..

Farklılıklarla yaşamak kadar güzel bir şey var mı?.. 

Allah(CC) isteseydi herkesi ayni lisanda, ayni meşrep de, ayni ırkta, ayni renkte yaratamaz mıydı?.. 

OL deyince tüm mükevvenatı halkeden Halik-i Zülcelal herşeyi yapar!..

İnananlara da Amenna ve Saddakna, demek düşer..

Evet, değerli dostlar; Allah (CC), laikçi geçinip bu ülkenin değerlerine Fransız kalmış kişilerin ve nihayetinde meydanı boş bulup rant devşiren, ardından da devleti ele geçirme niyetinde olan Fetöcülerin şerrinden mütevazı ve mütedeyyin milletimizi muhafaza buyursun.. 

Sami Özey, dikGAZETE.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir