});
           Son dönemde bazı şahısların ağızlarına sakız gibi doladıkları bir cümle var ''Türkiye dış politikası tam bir fiyasko.''

     Nedenini izah ettiklerinde sınırlarımızda yaşanan katliamları, maşa olarak kurulmuş grupları anlatıyor ve devleti romantiklikle suçluyorlar.

     Bense olayları kronolojik sıraya göre en başından alıp bir özet inceleme yapmak istiyorum:

       Yaptıkları eleştiriler içinde kanımca eleştirilebilecek tartışılacak olan yegane husus Türkiye'nin Esed rejimiyle iç savaştan önce iyi ilişkilerinin olmasıdır. Esed zulmü yeni bir şey değil, ne diyor arkadaş "Değişen Erdoğan" diyor. Bu tavrı neden önceden takınmadığı hususunu eleştirirken kendime de cevap vermek istiyorum. Sanırsam o dönemlerde AK parti hükümetinin ''Her kesimle her ülkeyle barış'' politikası gereği (İsrail hariç) ülke ayırmadan dış politikada sorun istemiyordu. Ülke içi sorunları onlara yetiyordu ilk önce iç sorunlar çözülmeliydi. AK Parti iktidarı güçlenmeliydi ki dış politikada adım atılsın zira güçlenmeyen bir iktidarın dış politikada attığı her adım düşman kazanması demektir.

       Türkiye, Savaş patlak verdikten sonra meselenin en başından beri Esed'ın gitmesi gerektiğini savunan bir politika izledi. O dönem Suriyeli muhaliflere ambargo koyan ABD'nin aksine Türkiye, Suriyeli muhaliflere yardım etti. "ABD uşağıyız" ya ondan olsa gerek(!). Bölgede işin en başında Esed için "En fazla 6 ay dayanır" denmişti. Ben pek inanmamıştım. Öyle de oldu ki, O bölgede çıkarılacak bir savaşın hem doğu topraklarında parçalanmaya sebep olabileceğinden ve kapitalist silah baronlarının cepleri dolacağından bu savaşı bitirmediler. Türkiye, aslında mantıklı bir hamle yaptı Esed'ı devirmeye çalışan ciddi bir grup varken bu grup desteklenip Esed'in devrilmesi lazımdı. Bu yüzden Türkiye ABD ile papaz olma riskini alarak muhalifleri destekledi. İleride bu bölgede oluşacak grupların Türkiye'ye ciddi zararlar vereceğini tahmin ettiler sanırım. Dış politika uzmanı değilim ama haddimi aşarak "Belki verilen destek arttırılabilirdi" diye düşünmeden edemiyorum. Bazılarının "Türkiye'nin Orta Doğu bataklığında ne işi var" demesinin aksine.

      ABD, ilk başta Esed'i destekleyerek, savaş esnasında silah satışlarından para kazanacak kendisi için stratejik bölgeleri ve petrolleri garantiye aldığı sürece etliye sütlüye dokunmayacaktı. Kaldı ki Orta Doğu'da bir karışıklık işine gelirdi. Lakin bazı petrollerin ve stratejik noktaların IŞİD'in eline geçmesi muhaliflere ambargoyu kaldırması ve odağını IŞİD'e çevirmesiyle oldu. Nedense IŞİD, gün geçtikçe para kazanıyor petrollerini paşa paşa satıyor. Herkes lafta ''rahatsız''.

      ABD zaten Türkiye'yi şaşırtan bölüm değildi. Zannedersem şaşırdığımız nokta Rusya'ydı. Çin, asker göndermeyeceğini açıkladı. İran Suriye'den asker çekmişti. Destekler azalmıştı lakin gün geçtikçe Rusya daha çok destek vermeye başladı ve sıcak savaşa girdi. Öyle bir destek verdi ki Türkmen Dağı bile bombalandı. Rusya, işi değiştiren aktör oldu. Bu savaş Rusya'ya maddi zarar verdi fakat Rusya neden bu savaşa devam ediyor, Planları nedir!.. Bazı tahminlerim var fakat komplo teorileri üretmek istemiyorum işi zamana bırakacağım.

      İşler yeterince kötüye gidince bölgeyi parçalayan ülkeler koltuklarına geri çekilip filmi arka sıradan izlemeye başladılar. Biz de o bölgede mazlum kim varsa elimizden geldiğince yardım etmeye çalıştık. Gerçek bağımsızlığını birkaç yıl önce kazanmış bir devlet bunları yapmıştı. Olaylar istediğimiz gibi gitmedi şüphesiz hala Esed orada ve mazlum kanı dökülüyor. Lakin bunun suçlusu Türkiye değildir.

     Zayiata bakalım:

     Olaylar istediğimiz gibi gitmeyebilir. Düşünün zor durumda olan birisine yardım etti ama başaramadı diye birisi suçlanabilir mi! Silah yardımı yapmak bu ülkeye zarar vermez. Göçmenler meselesinde ise Türkiye ne yaparsa yapsın savaştan kaçan halk tabii ki bize sığınacaktı. Sınır güvenliğinde bu kargaşaya rağmen elinden geldiğince mültecilere yerleşim alanları oluşturdu. Düşünün milyonlarca insan. Şimdi o sorunların varlığını dile getiren şahıslara sesleniyorum. Silah zoruyla iktidar olan bir zalim gitmediği sürece akan kan durmayacak bunu biliyoruz bu adamın gitmesi için Türkiye'yi savaşa sokmadan o bölgede Esed'in gitmesi için elinden geleni yapan bir hükümeti hangi argümanlarla eleştiriyorsunuz? Türkiye'ye bunun zararı nedir? Suriye'de demokratik bir seçim desteklenmeliydi diyenler söylediklerinin imkansız olduklarının farkında olmasına rağmen bu eleştirileri yaparken ne düşünüyorlar? Meseleden bu kadar mı uzaklar? Hala Türkiye dış politikası barış üstünde dururken Türkiye'nin Rusya istisnası hariç hiçbir ülkeyle sorunları yok. PKK tehdidiyle savaşmakta güçlük çekmiyoruz, bölge kriz içinde ama Türkiye içinde ciddi bir sorun yok (PKK eski bir sorundur). PYD'ye yine hem Rusya hem ABD silah yardımı yaparken "PYD önlemi alınmadı" ne demek oluyor? PYD hortlamasın diye erkenden Esed'i devirmek için muhaliflere yardım yapılmasını eleştiriyorsunuz ve Esed'in bölücülüğü sonucu oluşan PYD için ''Türkiye önlem almadı'' diyorsunuz enteresan gerçekten. Türkiye'nin Orta Doğu'ya girmemesi gerektiğini söylüyorlar arkasından PYD için önlem istiyorlar nedir bunun Türkçesi? Sloganlar atılıyor ama bu sloganların arkası boş. Birileri ''Devlet romantik davrandı o toprakların ona kalacağını düşündü hemen atladı'' tarzında delilsiz ve gerçeklikten uzak, enteresan eleştiriler yapıyor. Sınırında dünya savaşı olan bir ülke elbette bu savaştan etkilenir. Maddi zararlar kaçınılmaz olarak kayda değer olmuştur. 2013 yılından bu yana enflasyon yaklaşık yüzde 2 artmıştır doğaldır ki savaş durumunda Suriye ile olan ticaretin durması sonucunda ekonomi zarara uğramıştır. Türkiye'ye ciddi zarar vermiş bir politika söz konusu değildir. Kaldı ki Gezi Parkı olaylarında devlete gelen ekonomik zararı dile getirmeyenler Suriye konusunda bunu hemen dile getirmekten çekinmediler.
Sonuç olarak seçimlerde halk iradesi 1 Kasım'da da mazlumun yanında durabildiği kadar duran ve Esed'in gitmesi gerektiği üzerine dış politika yürüten AK parti'ye onay vermiştir.  

                                                                             
                                                                                                                      

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.