Trabzonspor’da ‘uzun’ yıllar görev yapan...” diyeceğimiz yerde, kısa sayılacak bir zaman dilimi sonrası, Bordo-Mavili ekibin teknik direktörü Şota Arveladze ile yollar ayrıldı. 

"Bu sonuç Trabzonspor için iyi mi oldu kötü mü", sorusunun karşılığı her ne kadar cevap beklese de, netice apaçık ortada; ‘Gelişi kadar, gidişi de muhteşem’ oldu.
Nasıl yani!..
Açalım...

1995-1996 yılında gol kralı olarak Trabzonspor tarihine geçen Şota, 18 yıl aradan sonra kulübe teknik direktör olarak döndü. Türk futbolu ve Trabzonspor takımını tanıması dolayısı ile ilk geldiğinde kendisi hakkında ‘olumlu’ görüşü dillendirmiştik.

Ne zaman meşin yuvarlak dönmeye, haftalar ilerlemeye başladı ligde 11 hafta sonunda 4 galibiyet, 2 beraberlik ve 5 mağlubiyet şeklinde olumsuz bir tablo çıkınca, haklı eleştiri okları da beraberinde geldi. Bu demek oluyordu ki Şota, Halilhodzic’in ardından ikinci en düşük ortalamada kalan çalıştırıcı olarak tarihe geçti... 

Şota içinde yer aldığı görev süreci içerisinde ortaya koyduğu performans, eksi puan olarak hanesine yazıldı. Üstelik, başarısızlığın sadece rakamsal değerlerle ölçülemediği bir süreçti bu. 

Sportif Direktör (Süleyman Hurma), futbolcu (Onur), teknik adam (Şota) üçgeninde oluşan kaos iyi yönetilemediği için, başarısızlığı bir nevi tetiklenmesi anlamı taşıdı! 

Şota Arveladze görev aldığı Kasımpaşa ve sonrasında, görevde kaldığı süre içerisinde Trabzonspor’daki sempatik tavırları ile taraflı-tarafsız tüm futbolseverin gönlünde taht kurarken, buna karşın aynı tavrı teknik direktörlük mesleğinde gösterememiştir. Kısa-net ve mertçe ifade ile, Şota Trabzonspor’da takımını iyi yönetemedi. Bu durumda kendisi için kötü gidişi tetikledi ve sonu kaçınılmaz oldu. 

Bordo-mavili ekibin, kötü yönetiminde, suçlu sadece teknik direktör Şota mı? Kesinlikle hayır! Yalnız onun kendi payına düşenlerini burada dillendirdik. Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu. Diğer bir ifade ile Kulüp Başkanı. 26 Mayıs 2013’te görevi devralan Hacıosmanoğlu Tolunay Kafkas ile başlayan süreç sırasıyla Mustafa Reşit Akçay, Hami Mandıralı, Vahid Halilhodzic, Ersun Yanal, son olarak da Ersun Yanal ve Şota. Teknik direktörün sayısının katmerlisi kadar yabancı ağırlıklı futbolcu... Ve malum, başarısız sonuçlar.

“Trabzonspor kaybetmeye abone!’ başlıklı daha önce kaleme aldığımız Trabzonspor içerikli yazılarımızı bakın nasıl tamamlamışız; ‘Şimdi, bu saatten sonra Trabzonspor’da hangi gündem bekliyor? Söylemler, yazılar alınacak cezalar vs. 

Türk futbol tarihine adını harflerle yazdıran Kulüp, futbol adına hiçbir ‘kazancı’ olmayan angarya işlerle uğraşacak. Sahadaki mücadele mi? Hedefi olamayan bir ekip için kazanacağı ‘derbi’ maçları, kendileri için günü kurtarma adına ‘amorti’ özelliği taşıyacağı her halinden belli!..” 

Bu saatten sonra ‘Şota neden gitti?’ şeklinde soru yöneltmek zaman kaybından başka bir işe yaramaz. Çünkü başarısız oldu.
Kalıcı başarılar için şimdi, gidecek oyuncu, sportif direktör ve diğerlerini sıraya koyalım. Çünkü, işlemesi gereken bu tür bir süreç, devam eden ligde daha fazla felaket yaşanmaması adına Trabzonspor için büyük önem taşıyor...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir