Türkiye bu zorlu günleri de atlatacaktır elbet bundan kimsenin şüphesi olmasın. Lakin bir sorun var ve bu sorunu çözmek için milletçe hareket etmemiz gerekmektedir.
İç savaştan bahsediliyor... Bu iç savaşı engellemenin yolu da yine ülkenin birlik beraberliğinden geçmektedir. 

Ne yazık ki bazı siyasiler bu terör ortamını kullanarak siyasi varlığını güçlendirme çabası içindedir. 
Bu tek kelimeyle ahlaksızlıktır ve hiçbir siyasi etik anlayışıyla bağdaşmaz.

Bugün Türkiye'nin şartları, en çok bir arada durmasını gerektirirken, ülkücüleri sokağa çağıran sayın Bahçeli'nin bu tutumu da çok yanlıştır. Amacı birlik beraberlik de olsa sokakta insanların ayaklanması ve mitingler düzenlemesi şu pozisyonda ülke için çok kritiktir.  

           PKK, bu kadar müsamahaya ve çözüm yolunu bu denli açık tutan bir hükümetin çözüm sürecini baltalayarak aslında son sözünü söylemiştir ki ne yapmak istedikleri artık gayet iyi bir şekilde anlaşılmıştır.

Şu açıktır ki, bugün ''PKK cephanelerini doldururken Erdoğan neredeydi ?'',''Terörün sorumlusu Erdoğan'' diyenler eğer bu süreç başlatılmasaydı, gelecekte herhangi bir başka sebeple aynı terör yine hortlayınca da ''Erdoğan çözüm için hiçbir şey yapmadı.'', ''Terörün sorumlusu Erdoğan.'' diyeceklerdi...
Buna hiç şüphe yok!
Bu art niyetli eleştirileri yapanlar, ne yazık ki "Doğru olan yapılsın ya da yapılmasın; yeter ki Recep Tayyip Erdoğan gitsin" düşmanlığı içinde hapsolmuş durumdadırlar.

            "Tayyip Erdoğan düşmanlığı" artık, anlamsız ve akıl almaz bir boyuta gelmiş durumdadır.

"Erdoğan düşmanlığı", dünyanın gelmiş geçmiş en büyük zalimlerine duyulan düşmanlığı bile geçmiştir.

Bir şahıs, hele ki yönetimde ise eleştirilebilir, desteklenmez, protesto edilebilir ama "Ülkesine kendini adamış birisi" için bu denli bir açık kin ve düşmanlık, akıllara zarar bir durumdadır.
Belki evet hatalar var bu su götürmez bir gerçektir lakin bu çabanın karşılığı sırf  "Tayyip Erdoğan zarar görsün" diye Terör örgütü desteklenecek bir boyuta ulaşmışsa burada ters giden bir durum söz konusudur.

Özellikle bazı medya grupları, son derece şaşırtıyor kendi ülkesinin insanlarını. Siyasi duruşun olabilir, bazı düşüncelerin hükümete zıt ve menfaatlerin çakışıyor olabilir, bunlar demokratik bir ülkede olması gereken özellikler zaten fakat tutup da ''Erdoğan'ın tahtı sallansın yeter'', '' Seni başkan yaptırmayacağız'' gibi söylemlerle kan döküp cinayetler işleyen teröristlere bile "terörist" diyememek ciddi bir sorundur.

             Bir de işin hukuki boyutu var tabii ki. Hukuk sistemimizin ciddi bir sıkıntısı olsa gerek(!).
Ülke içinde bazı milletvekillerinin terör örgütlerini açık ve net bir üslupla desteklemesi ve bu şahıslar hakkında herhangi bir hukuki yaptırım uygulanamaması çok ciddi bir sorundur.

Bu hukuksuzluk, terörü de ve aynı şekilde ülke içindeki olumsuzlukları da iyce körüklemektedir. Sosyal medya aracılığı ile "teröre açıkça destek verenler" hakkında işlem başlatılıp, milletvekili ya da parti lideri olan bu insanlara herhangi bir yaptırım uygulanmaması hukuk sisteminin ayrımcılığa bulaşmış olması ve temelden zarar görmesi demektir.

             HDP milletvekilleri Dağlıca'da ve başka bölgelerde Türk askerlerinin yanında yaptığı gövde gösterisi ve manipülasyonun da bir sebebi var elbet. Onlar da biliyorlarki yakında PKK'nın gücü tükenecek ve bu operasyonlar sonucu tüm teröristlerin kökleri kazınacaktır.

             TSK orda sinek uçurtmazken terör örgütünün o bölgede herhangi bir yaptırım gücü olma şansı elbette yoktur. Sadece bu terör ortamını kullanan siyasi aktörlerin amacı ülkeyi karıştırmaktan başka bir şey değildir. Aynı zihniyetin askeri kanadı ve siyasi kanadı el ele vererek bu ülkeye zarar vermeye çalışmaktadırlar.

            Kendince planlarını başarıya ulaştırma çabasında olan terör ve arkasındaki güç, artık son manipülasyonlarını gerçekleştirmektedirler.

           Biz millet olarak bu manipülasyonlara gelmeyerek bir arada durabilirsek onlar amaçlarını gerçekleştiremedikleri için mutlak bir hezimete uğrayacaklardır.

           Askeri anlamda Türkiye ile boy ölçüşemeyecek olan bir örgüt tabii ki de savaşı psikolojik bir boyuta çekip pay koparma niyetindedir. Tek sorun Doğu ve  Güneydoğu Anadolu bölge insanın bu terör maniplasyonuyla kandırılıp veya zor kullanılıp bölge halkını ayaklandırarak o bölgeye ciddi yaralar açacak bir iç savaşa dönüştürülmesidir.
İşte bu kirli oyunu milletçe bozarsak onların askeri gücü yakındır ki tükenecektir. Böylelikle PKK artık ininden çıkamayacaktır. 

            Artık ülkenin geleceği, ne siyasi bir şahısta ne bir partidedir.

Türkiye'nin geleceğini insanların vicdanı belirleyecektir.

Hem hükümet tarafında hem muhalefet tarafında hem de diğer siyasi partiler tarafında hatalar mevcuttur; fakat bu hataları göz göre göre tekrar etmek bu ülkeye zarardan başka bir şey getirmeyecektir. İnsanlar ellerini vicdanlarına koyup yaptığı yanlışı görüp düzeltmedikçe hiçbir sorun çözülemez.

Herkesin unutmaması gereken bir nokta var: Bu mesele ideolojik bir mesele değildir bu mesele VATAN meselesidir.

                                                                                                                                                                                                                                                   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Huzeyfe YAVUZYEGIT 2015-09-13 15:13:21

Büyük bir hayraninizim her yazınızı okudum. Allah başarılarınzi daim kilsin inşaAllah

sanalbasin.com üyesidir