});

Daha önce de belirttiğim gibi; bir Allah’ın kulu çıkıp da Suudilerin İslam adına Müslümanların lehine hayırlı bir iş yaptığını iddia edemez. 

İslam tarihçileri, nasıl Emeviler döneminde Ömer Bin Abdülaziz dönemini ayrı tutuyorsa, 25 Mart 1975’te Riyad’daki sarayında yeğeni Faysal bin Musaid tarafından öldürülen Şehit Kral Faysal bin Abdülaziz’i de Suudilerin tarihinde ayrı bir kategoride değerlendirmek gerekir.

Kral Faysal suikastı, zengin Arap ülkelerini yönetenlerin, petrolü uluslararası ilişkilerde bir silah olarak kullanmasının önünü kesmek için tertip edilmişti. 

Hicaz Emirliği'nin İngilizler’e Şerif Hüseyin tarafından nasıl peşkeş çekildiği ortada. 

Arabistan’ı dünya Müslümanlarıyla iletişimden koparmak için marazi din anlayışının ürünü Vehhabiliğe mensup Abdülaziz El-Suud’un Kral yapılması, Müslümanlara yönelik bu çağın en büyük kumpaslarından değil midir?

Suudilerin imaj danışmanı bu işten anlamıyor... 

Suudi Arabistan, bir türlü gündemden düşmüyor. 

Herhalde "reklamın iyisi kötüsü olmaz" gibi kötü bir piar çalışması yürütüyorlar.

Geçen yıl, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın; 'Ilımlı İslam’ açıklamaları ve tasfiye hareketleri nedeniyle dünyanın gündemindeydi.

Bu sefer de muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın ölüm emrini vermekle suçlanıyorlar.

Lübnan Maruni Patriği Mar Beşara Butrus er-Rai, Suudi Kralı’yla görüştü Medine'de kilise açma izni kopardı...

Aylar önce Lübnan Maruni Patriği Mar Beşara Butrus er-Rai’nin  Suudi Arabistan’ı ziyaret etmesini, Marunilerin (Fransa’nın) Lübnan’daki gücü ve rolü ile irtibatlandırmıştım.

Marunilik nedir Maruniler kimdir?

Maruniler; kurucusu Aziz Marun’a nisbet edilen ve V. yüzyıldan itibaren ağırlıklı olarak Lübnan’da yaşayan bir Uniat (Hristiyanlıkta kendi ayin biçimlerini, dillerini koruyan ama Papa’nın otoritesini kabul eden Ortodoks ve Doğu Ortodoks kiliselerine Uniat Kiliseler denir) Hristiyan cemaati.

Lübnan'daki Maruni Kilisesi'nin lideri Beşara Rey

Marunîler, Lübnan’daki en etkin Hıristiyan grup. 

Batı dünyası ile ilişkileri oldukça iyi. 

Ticaret hayatındaki etkileri yadsınmayan Marunîlerin uluslararası ağları oldukça kuvvetli. 

Çünkü Büyük Lübnan (!), Marunîlerin büyük dini toplumu oluşturacakları ayrı bir siyasal birim sağlamak üzere kuruldu.

Ancak Fransızlar yeni devlete, hâkim nüfusu Müslüman olan yeni bölgeler ekleyerek Marunî nüfusunu yüzde 30’a indirmişti. 

Maruni Patrik eski bir kilisenin açılışını yaptı. 

Lübnan Maruni Patriği Mar Beşara Butrus er-RaiSuudi Arabistan’daki eski bir kilisenin yeniden açılışını gerçekleştirmiş ancak bu kilisenin nerede olduğunu Suudiler gizlemişti. 

Suudi Arabistan’ın  Patriği daveti, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın “Ilımlı İslam’a dönüş” söyleminin bir göstergesi olarak görülmüştü. 

Suudi Arabistan’ın Körfez İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Samir El-SubhanLübnan Maruni Patriği Beşara Butrus er-Rai’nin  ziyareti ile ilgili "Riyad’ın kapıları her hangi bir dini ya da mezhep ayrımı yapmadan tüm Arap halklarına açık!” demişti. 

Burada dikkat çeken ifade, Müslüman olmayanların giremeyeceği "yasak bölge"nin yöneticilerinin bu açıklamayı yapmış olması.

Suudiler, Maruni Patriği neden  davet etmişti? 

Suudi Arabistan'ın Lübnan Maruni Patriğini, İran’la krizin tırmandığı bir süreçte Lübnan Hizbullah’ının müttefiki, İsrail karşıtı, dolayısıyla İran ve Suriye bağlantılı, Lübnan Maruni Patriği Mar Beşara Butrus er-Rai’i restore edilen eski bir kiliseyi yeniden ibadete açmak bahanesiyle davet etmesi, bölgesel güç dengelerini kendi lehlerine çevirme hamlesinden başka bir şey değildi.

Suudi Arabistan'da kilise kuruluş tarihi... 

Suudi Arabistan’a Kilise açılması girişimlerinin geçmişi 2008’e uzanıyor.

Kasım 2008’de Vatikan’da gerçekleşen Papa 16’ncı Benedict ile bir önceki Suudi Arabistan Kralı Abdullah görüşmesinde Hıristiyanlara ait her şeyin yasak olduğu Suudi Arabistan’da bir Katolik Kilisesi’nin açılabileceği gündeme gelmiş, Papa’nın Ortadoğu’dan sorumlu Başpiskoposu Paul Mounged El Haşim, “Kilise yapılması için Vatikan ve Riyad arasında görüşmelerin sürdüğünü…” açıklamıştı. 

Suudiler nalına da vuruyor mıhına da! 

28 milyon nüfuslu Suudi Arabistan'da en az 1.2 milyon yabancı Hristiyan yaşıyor. 

Suudi Arabistan’da nüfusun yüzde 4’ü Hristiyan.

Suudi Arabistan, aynı zamanda Körfez ülkelerinde kilisenin olmadığı tek ülke.

En son 2008’de Katar’da bir kilise açılmıştı. 

Suudi Arabistan'da 'Haram Bölge' dışında  Müslüman olmayanların yaşamasına müsade edilen üç bölge var; TaifAl Lith ve Jizdan.

International Christian Concern Suudi Arabistan'da kilise açmayı başardı! 

Genellikle AfrikaUzakdoğu Asya ve Ortadoğu’da ikamet eden yerel Hristiyan cemaatlerin az olduğu ve baskı altında tutulduğu bölgelerde kilise inşa etmek ve Hıristiyan inançlılara yönelik baskıları raporlama amaçlı faaliyet gösteren International Christian Concern, yıllardır  SuudiArabistan’da Kilise açılması için uğraşıyor.

International Christian Concern yetkilileri, 2012’de çalışmak için Suudi Arabistan’da bulunan 35 kişilik bir Etiyopyalı Hristiyan grubun, gece yarısı özel konutlarından toplanıp tutuklandığını duyurmuştu.

Oysa o tarihlerde  (Nisan 2012) görevi Suudi rejimin ihtiyaç duyduğu şekilde Kur'an'ı yorumlamak  olan, SuudiArabistan Başmüftüsü Şeyh Abdül Aziz Bin Abdullah “Arap Yarımadası’ndaki tüm kiliselerin yıkılması gerektiğini” söylemişti.

Sonra devran değişti, kral değişti, konsept değişti.

Vatikan'dan gelen bir papaz heyeti, 2018 Nisan ayında Suudi Arabistan'da Hristiyan vatandaşlar için kilise inşa izni onayı ve hatta parasını vermesine dair bir anlaşma imzaladı.

Önce Lübnan Maruni Patriği, sonra Vatikan papaz heyetinin temasları sonuçlandı.  

Geçtiğimiz ay, Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın daveti üzerine bu ülkeye giden başkent Kahire'nin Şobra bölgesi piskoposu Anba Markos, dünya Müslümanlarının beş vakit yöneldikleri ülkede, kilise ayiniyönetti. 

Piskopos Anba Markos yönetimindeki ayin, ismi gizli tutulan bir Kıpti'nin evinde düzenlendi. 

Mekân sahibinin ismi gibi ayinin yapıldığı şehrin ismi de   gizlendi.  

Maruni ayini için gerekli dini semboller ve kutsal kitap ve dini kıyafetler, özel bir uçakla Mısır'dan Arabistan'a ayinin yapıldığı şehire  (Medine?) götürüldü.

Eyy Müslümanlar!.. Rabıta bir papaza teslim! 

Piskopos Markos, sadece ayin yönetmedi. 

İslam ülkeleri arasında dini koordinasyonu ve yardımlaşmayı sağlamak amacıyla kurulan Rabitatu'l Alem el-İslami teşkilatının Genel Sekreteri Şeyh Muhammed bin Abdulkerim İsa ile de görüştü. 

Bahreyn'de düzenlenen konferanslar aracılığı ile bu ülkede yaşayan Mısırlı Hristiyanlarla sıklıkla bir araya gelen Piskopos MarkosSuudi Arabistan'ı en son 2011 yılında ziyaret etmiş. 

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçen Mart ayındaki Mısır ziyareti çerçevesinde Kahire'deki Mısır Kıpti Kilisesini ziyaret ederek, Papa II. Tavadros ile görüşmüştü. 

Söz konusu görüşme, "Suudi Arabistan tarihinde ilk kez bir kraliyet mensubunun Kıpti Kilisesini ziyareti" olarak kayıtlara geçmişti.

Suudiler, kilise açılmasına izin vererek Avrupa ve Amerika'ya şirin görüneceklerinin hesabındalar..

Birisi onlara söylemeli; yanlış hesap Bağdat'tan döner!

.

Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com

Twitter: @oc32oc39 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
aksin 2018-12-06 11:51:49

bizdeki bunun bir benzeri kadi raif efendidir....bu kisi m.kemali erzurum kongresine sokmak istememisti araya kazim karabekir girmis onun tavassutu ile kongreye girmesi gereken iki delege istifa etmis yerine m. kemal girmisti..yine bu kadi raif efendidinin m.kemal ile buyuk mucadelesi vardir...ancak bu kadi raif efendi 1940 lara kadar vekil olmustur nasil.... memleketi erzurumdan degil ihsan olarak rizeden v.s den vekil secilmistir ihsan unutulmasin diye erzurumdan secilmemistir......peki neden ...o zaman cami hocasinin maasi 3lira yeni ogretmenin 15 tl il milli egitim muduru 40 lira mebus 500 lira baskanda 1250 tlye yakin para aliyordu bir resat altinida 6tlye yakindi...kadi raif oldu mebus raif her telife el kaldirdi aylik 500 tl yi cebine koydu.....suudlarin masada biraktigi kirintilarla gecinen ihsan edilen bir taife var orada suud hanedani 6000 kadardir lokmasini begenmeyen birileri elbet cikacakti...suud kasikciyi istanbulda oldurmesi ayagina dolasacak hata oldu...belki basda bunu buyuk taktik olarak dusundu ancak kendileri icin sonun baslangiciydi bu batakdan cikamayacaklar bu hanedan 10 yila kalmaz emevilerin sonunu yasarlar

sanalbasin.com üyesidir