Futbol meraklısı olarak, meşin yuvarlağın nereye doğru gittiğini merak edenler çoğunlukta! Öyle ya gol atılmadan maç kazanılmıyor, kaybetmek için ise topun kendi takımınızın kale çizgisinin ‘tamamını’ geçmesi yetiyor. 

Taraftar, haklı olarak soruyor; ‘Madem sezonun ikinci yarısı başladı, bu yarışın sonunda ne olur?’ Okuyucumuza ‘saygımızdan’, önce kendi merakımızı sağlam temele dayandırma adına araştırdık…

Süper Ligin ikinci yarısı için ortaya resmen ne çıktı biliyor musunuz; ‘2015-2016 sezonunun ilk yarısı aynen, ikinci yarıya da yansıyacak' gibi görünüyor. 

Arzu ederseniz önce ‘Şampiyon kim olur?’ sorusundan başlayalım.
Beşiktaş veya Fenerbahçe dersek, kesinlikle yanılma payı olmaz. Çünkü, onu zorlayacak tek takım konumundaki Galatasaray’ın rakiplerinden ‘10-11’ puan geride olması. 

Bırakın sarı-kırmızılıların maç kazanıp-kazanamayacağı beklentilerini, kulüp her ne kadar iki ismi renklerine bağlasa da, halen ekonomik krizi konuşuyor, ‘halen golcü alınmayacak mı?’ dedikoduları ortalarda dolanıyor. Hal böyle olunca, ligin ikinci yarısında ‘farklılık’ olarak ne bekliyorsunuz ki! 

Ligin zirvesini rekabetle birlikte maceraya sürükleyecek diğer iki güçlü isim Beşiktaş ve Fenerbahçe. Devre arası oynanan ve hafta içi devam edecek Türkiye Kupası maçları, takımların son durumları hakkında önemli raporlar sunuyor.

İşte Beşiktaş’ın savunmasında yaşadığı zafiyet.. Siz bakmayın, Fenerbahçe’nin maçın kalitesizlik düzeyine bağlı olarak her maçta 3-5 gol atmasına. Golcü ihtiyacı büyüyor. Ara transfer dönemi ‘değerlendirilmedikçe’, farklı ne bekletiniz olabilir ki!. 

HER BAŞLIK KENDİ BAŞINA BİR ÂLEM!..
Takımların ‘değişmeyecek’ durumuna bir ara verelim, bu serüvenin içersinde yer alan ‘cenahlara’, hakemler, kulüplerin birliği, federasyon, spor yazarları, olmadı antrenörlerin durumu…

Her başlığın açılımı, kendi içerisinde ‘başlı başına’ yarı bir yazı konusu. Yazı dediniz de, isterseniz önce şu Futbol Yazarları Derneği (pardon) Türkiye Spor Yazarları Derneği’nden başlayalım.  

Sayın Erman Toroğlu’nun köşesinde belirttiği gibi, “Havuzlarımız var. Yazın havuza giriyoruz’ diyorlar… 3-5 gün Antalya’ya gidip tatil yapıyoruz’ diyenler var. Ama Oğuz efendi (Dernek Başkanı),  ‘Beni ayakta alkışladılar diyorlar.’ Evet, Oğuz seni ayakta alkışladılar, çünkü kokteyldi ve oturacak yer yoktu… Milletten baskı yiyince, değişen logo…” olayı. 

Tüm bunlar, sporumuzu takip eden yazarının kayıtlı olduğu dernekte yaşanıyor (masalarında yer alan kadehlerine değinmiyorum) ise nasıl bir değişim, farklı bir yorum beklersiniz adına ‘Süper’ dediğiz ligin ikinci yarısından... 

Hakemler!..
Gelişim seminerleri adı altında yaptığınız toplantılarda, kaygının yüzlere,  endişe ve öfkenin ‘Hakemlerden hesap sorarız… Biz, hakemlerimizi yedirmeyiz…’ sözlerinin altında futbolun en üst kurumu olan TFF ve Kulüpler Birliği’nin imzası var ise, yine sormak gereği duyarız: "Süper Lig’in ikinci yarısının, ilk yarısından ne farkı olabilir ki!" Evet, evet ‘Koca bir hiç!’ Buna bağlı olarak da, Ligin ikinci yarısında sergilenecek futbol, olsa olsa "kopyala-yapıştır" türünden olur, vesselam… 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.