Sporun yararını bilmeyenimiz yoktur artık. 

Belki katılımcı, belki izleyici konumunda, çoğumuz bu hizmetlerin içerisinde yer almaktayız. 

Halka-vatandaşa sunulan hizmetler, yasa, kanun veya ilgili yönetmeliklerce belirlenmiştir. 

Yapılması gereken ise hizmetlerin uygulamaya sokmak. Bunu yapacak olan mahalli ve müşterek nitelik taşıyan kurum veya kuruluşlar. 

SPOR VE SPORCU KANUNLAR ÇERÇEVESİNDE KORUNMAKTA...

Söz konusu görev ve sorumluluklar ilgili kanunla düzenlenmiştir.

Anayasanın ‘Gençlik ve Spor’ başlığı altındaki 58. Maddesinde "…Devlet gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlığından korumak için gerekli tedbirleri alır" ifadeleri yer alırken, 59. Maddede "Devlet her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirler alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder. Devlet başarılı sporcuyu korur. denilmektedir.

Spora ve sporcuya verilen önem, kanunlar çerçevesinde net olarak görülmekte…

BELEDİYELERDE DE DURUM FARKLI DEĞİL...

Belediyelerde de durum farksız değil. 

Gençlik ve spor politikalarında nelerin olması gerektiği kanunlarda belirtilmiştir. 

5393 sayılı Büyükşehir Belediyesi ilgili kanun maddelerinde "…gençlik ve spor hizmetleri yapar veya yaptırır... Gerektiğinde öğrencilere amatör spor kulüplerine malzeme verir ve gerekli desteği sağlar. Her türlü amatör spor karşılaşmaları düzenler, yurtiçi ve dışı müsabakalarda üstün başarı gösteren veya derece alan sporculara belediye meclisi kararıyla ödül verir" ifadeleri yer almaktadır… 

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun ilgili maddelerinde kısaca "…Spor, dinlence, eğlence ve benzeri yerler yapmak, yaptırmak, işletmek veya işletmek, gerektiğinde amatör spor kulüplerine malzeme vermek, gerekli desteği sağlamak, amatör takımlar arasında müsabakalar düzenlemek, müsabakalarda başarı gösteren ve derece alan sporcuları Belediye Meclis kararı ile ödül vermek" ifadelerine yer verilmekte…

DEVLETİN VE BELEDİYELERİN SPORLA İLGİLİ YAPMASI GEREKENLER KANUNLARLA BELİRGİN...

Bugünki yazımızın içeriği, görüldüğü gibi, ağırlıklı olarak kanunlarla ilgili.

Bu kanunların kapsamı ile ağırlıklı olarak gerek devlet, gerekse ilgili belediyelerin sporla ilgili yapması gerekenler, görev ve sorumlular ifade ediliyor. 

UYGULAMALAR KEYFİ DEĞİL, KANUNA TABİ SPOR HİZMETLERİ BELEDİYELERİN ASLİ GÖREVİ...

Bu demek oluyor ki kamu görevi üstlenen hiçbir başkan ve onun alt kademesinde görev alan yetkililer, spor adına "Tesisleşme, malzeme dağıtımı, organizasyon düzenleme veya başarılı sporcuyu ödüllendirme…" konularında yaptığı hamle-destek keyfi bir uygulama değil, düzenlenen kanunların zorunluluk arz etmekte. 

İlgili kanunların kapsamında her ne kadar “…Gerektiğinde" veya "Belediye Meclis Kararıyla… türünden ifadeler ‘keyfi’ gibi görünse de spor hizmetleri, Belediyelerin asli görevleri arasında yer almakta. 

Tüm bunları söylerken, ilgili kanunlarda yer alan, ‘gerektiğinde’ kelimesinin ilgili kanun maddesinden çıkarılması, zaman zaman oluşacak ‘keyfi’ uygulamaları ortadan kaldıracaktır… 

Belediyelerdeki sportif faaliyetlerden "normal olanlar" kadar, engelli vatandaşların da faydalandığı dikkate alındığında, konunun hassasiyeti ortaya çıkmakta. 

Bunun, sportif hizmetlerde değişkenlik göstermesi, dikkat çekilmesi gereken konu. 

Bunu somut bir şekilde örneklendirmek gerekirse, İstanbul’da yer alan Bahçelievler veya Bağcılar Belediyesi gibi ilçe belediyeleri, halkına spor hizmetleri sunmak için Yüzme Havuzları, Spor Salonları açarken, bu hizmetlerin bırakın oransal düşüklüğünü, adının bile anılmadığı belediyeler var. 

SPOR HİZMETLERİNİ İHMAL ETMEK...

Bunun bir tek nedeni, Sayın Başkanın sporla olan ilgi-mesafesi. 

2013 yılından itibaren yapılan kanun değişikliği ile İlçe Belediyelerde, tıpkı Temizlik, Zabıta Müdürlükleri gibi, Gençlik ve Spor Müdürlükleri kurabilme imkânına sahip olabilme statüsüne kavuştular. 

Hal böyle, madem ilgili kanunlarda geçen "…her vatandaş bulunduğu ilçe başkanın hemşehrisi sayılır" ise, bu tür asli sayılan spor hizmetlerini ihmal etmek, keyfiyet veya acizliktir. 

Engelli veya engelsiz, vatandaşın sağlığı, refah ve huzuru için, hiç kimsenin bu tür ‘Ben istedim oldu!’ veya ‘olmadı!’ gibilerden bir tavır ve harekette bulunma hakkına sahip olmaması gerektiğidir.

Ahmet Gülümseyen, dikGAZETE.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir