Demokrasi diyor Proudhon " Demokrasi gizli bir aristokrasidir."

Son günlerde gündeme oturan Amerika'daki seçimleri özetleyen çok güzel bir söz.

            Amerika'da başkanlık tarihinin işleyişi hep aynı düzende ilerler. Kişiler farklı olabilir, partiler farklı olabilir ama Amerika'nın mevcut düzenine zarar verecek hiçbir düşünce kabul edilemez. Kim tarafından ? Gelin geçmişe bir göz atalım.

            Emperyalizme olan nefreti ve savaş karşıtlığı ile bilinen Henry A. Wallace neredeyse kesin gözüyle Demokrat parti'nin başkan yardımcısı ve ardından Roosevelt'in desteklediği birisi olduğu için Demokrat parti'nin başına geçecekti . Fakat parti içinde ve dışındaki kapitalistler, bu adamın başkan seçilmesi ihtimalinin ceplerini boşaltacağını fark ettiler. Kongre sırasında ve öncesinde yapmadıkları numara kalmadı. Kitlelerce desteği olan bu adamın destekçilerini kongre binasından çıkararak onun yerine ileride Hiroşima ve Nagasaki'ye nükleer bomba atılma emrini verecek olan Harry Truman'ı getirdiler. Truman daha sonra Truman Doktriniyle Sovyetler Birliğine karşı mücadelenin metodunu belirtecekti. Kısacası kapitalist Amerikan silah şirketleri için Truman = Savaş = Para idi.

            John Fitzgerald Kennedy, Savaş yanlısı Eisenhower'dan sonra ABD'nin 35. başkanı olmuştu. Küba saldırılarına ABD'nin destek vermeyeceğini ilan ettikten sonra CIA ile arasında ciddi sorunlar çıktı. Amerika'nın bir dönem subaylarından General Lyman Lemnitzer JFK'ye Vietnam'a desteğini çektiği takdirde bunun kınanacak ve hatta suç teşkil edecek bir hareket olduğunu söylemişti. JFK ise CIA'i 1000 parçaya ayırmak ve rüzgarın onları silip süpürmesi ile tehdit etti. CIA savaş istiyordu.

             JFK, Doların üzerinden Federal Reserve Bank yazısını sildirmek istemiş bu kurumu devletten ayırıp boşu boşuna devletin bu bankaya faiz ödememesi için JFK, 4 Haziran 1963 yılında 11110 sayılı emri ile Amerikan hükümetine kendi parasını basması yolunu açmıştı. Kennedy açıkça ülke içinde kontrolü eline almış birtakım unsurlardan kurtulmak için mücadele verdi. Bu mücadelelerin sonunda JFK öldürüldü.

            Ne zaman Dünya'nın bir yerinde savaş çıktı Amerikan şirketleri gelirlerini hep katladı. CIA, başka dünya ülkelerinin iç işlerine de müdahil oldu. İç savaşları tetikleyip Amerikan silah şirketlerine tonla para kazandırdı. Tabii ki bu tesadüf değildi bilerek CIA bu işleri düzenleyen kurumdu. Esas amaç Siyonizm hedefleri doğrultusunda güç toplamak için dünya ekonomisini kontrol altında tutmaktı. Ortadoğu'da petrolleri ele geçirip para kazanırken bir yandan da siyasi istikrarsızlık savaş,esaret oluşturuyorlardı. Büyük İsrail Projesi doğrultusunda ilerlediler. İşte Türkiye için FETÖ'de CIA operasyonuydu. Türkiye bu iç savaş çığırtkanlarının planlarına alet olmadı.

            Şimdi ise yeni başkan Donald Trump. Sayın Binali Yıldırım, Trump'a Gülen'in iadesi talebinde bulunmuş. Bu Trump'ın elinde olan bir şey değil ki ! CIA elinden çıkarmak isterse Gülen'i çıkarır eğer vermezse Trump'ta veremez. Trump'ın seçim başından itibaren çok ciddi bir yükselişle başkan olması da tesadüf değil. Bunların hepsinin bir arka planı var.

             Kim seçilirse seçilsin Amerikan Başkanının üstünde bir kurum var Amerika'da bu değişmedikçe başkanlar hep kontrol altında olacak. Barack Obama'dan çok beklentileri olanlar vardı peki ne oldu ? Amerika hala aynı Amerika. Değişen bir şey yok. Zamanında Esad'ı destekleyen, FETÖ'yü yöneten, YPG'ye destek olan, IŞİD'i kuran hep Amerika. Projeler belki de Obama döneminde hep hız kazandı. Obama hep barış yanlısı göründü seçimlere değişim mottosuyla girmişti zamanında, Trump'ta tam tersi değişimin sert politikalar üzerine olacağını söylüyordu. Sürekli bir tezatlık var. Bush, Obama, Şimdi de Trump. Bu yüzden dikkatli olmak şart. Amerikan emperyalizm'i kılık değiştirse de amaç hep aynıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.