Beynimizde bir algı var; sapık dendiği zaman sadece akla erkek gelir.. Çok garip geldi değil mi! “Sapık kadınlar" (!) diye okuyunca!..

Bakın, erkekler avret mahallini, iyice belli edecek tarzda çok dar bir pantolon giyse, kalçası ve sair uzuvları belli olsa toplum onlara; "Sapık... Rezil... Ahlaksız!.." diye tepki gösterir değil mi?

Ama türbanlısından açığına, bazı hanımların giydikleri taytlar, her hatlarını belli etmekten ziyade, uzaktan bakıldığında çıplak sanılacak kadar bedenlerine yapışmış bir vaziyette!

Böyle bir durumda erkeğe müdahale ediliyor da, kadına neden edilmiyor?

Haa o kadın için "özgür yaşam tarzı" değil mi? Peki erkeklere neden yok o özgürlükten!..

Yüzde 90'ı Müslüman olan bir ülkede, kadın baştan aşağı avret olduğu halde, "tayt giyme özgürlüğü"nü kendine hak biliyor da, erkeğin benzer bir tarzdaki özgürlüğünü (!) neden alıyor elinden peki!..

Kadının avret mahallinin belli olması moda, erkeğinki sapıklık öyle mi!

Otobüse/metroya bedenini parfüme bulayıp binen, istemsizce burnumuzun direğini sızlatan ve yanımızdan ifil ifil geçtiğinde oradakilerin beyninin limbik sistemine, direkt şehvet hormonu uyarısı verecek kadar kokulanan bir kadın; "Ben istediğimi giyerim bana bakmayın o zaman!" dediği gibi “Beni koklamayın, koku duymayın da" diyebilir mi orada bulunanlara!..

Niye otobüste bulunan en az 20-30 kişinin özgürlüğü alınıyor ellerinden? 

Bu adamlar yol boyunca bu kadının feromon hormonu salgılatan cazibeli kokusuyla beraber yolculuk yapmak zorunda mı efendim?

-Ki kokunun beyine cinsel uyarı verdiği bilimsel olarak ispatlanmış ve Avrupa'nın bazı ülkelerinde givency nin ürettiği "hypnose" isimli parfüm bu sebeple piyasadan toplatılmıştır.-

Kendilerine helal olduğu halde, çarşı pazarı göğüsleri yarıya kadar görünür tarzda açıp gezen bir erkek gördünüz mü hiç!..

Görülüyor mu böyle bir şey!..

Görülse “Sapık!.." diye kovalanır muhtemelen…

Peki, eğilip domates seçerken herhangi bir kadının göğüslerini neden görmek zorundayız!

Evlatlarımız neden sokakta bacak, kalça, göğüs ve evde "mahrem" diye öğretilen/ öğrettiğimiz organları görmek zorunda?

Herhangi bir konseye, iş toplantısına, düğüne;

Sırt, göğüs, bacak dekoltesi içeren bir takımla gelen erkek gören oldu mu!..

Ya da pantolonu dizlerinin üzerinde olan bir adamı, ne kadar ciddiye alırsınız!

Yaz sıcağında kadın iki düğmesini açıp rahatlarken adam niye gırtlağına kadar çektiği kravatla boğulmak zorunda!..

Kim koydu bu kuralları?

Kadını “açıp saçarak özgürleştiren" bu algı, erkeğe neden aynı "açılma özgürlüğü"nü tanımıyor!

- Olmaz ki ama!.. Hani hepimiz eşittik?

Bir bankta kalçasının tam altına gelecek kısalıkta şortu ile oturan bir adamın yanına çocuğunuzu oturtur musunuz?

Hadi ama samimi olun!..

Ne münasebet değil mi!..

"Deli midir, sapık mıdır nedir!” Bu kadarı bile nasıl çirkin geliyor değil mi!..

Peki aynı şekilde oturan, kalçasından aşağısı çıplak bir kadının giyinişi neden sizi aynı şekilde rahatsız etmiyor hiç düşündünüz mü?

Vel hasıl;

Sokaklarda yatak odası kıyafeti ile dolaşan her kadın da benim nazarımda normal değildir!

"Toplum ahlâkı" denilen bir durum vardır.

Kimse, “Ben istediğimi giyerim, sen bakma diyemez; geçin bu zihniyetleri artık.

Bu durum aynen, bir antilopun aslanların önünden salına salına geçerek ve “Ben özgürüm, bana karışamaz, bana dokunamaz, beni yiyemezsiniz!.." demesi kadar absürd bir durumdur işin özünde.

Madem özgürsünüz, çıplaklar kampını neden kınayabiliyorsunuz o halde!

O kampta da herkes çıplak geziyor ama kimsenin de kimseden şehvet duymadığı söyleniyor; niye rahatsız oluyor, çoluk çocuğunuzun görmesine de izin vermiyorsunuz?

Çünkü “Toplum ahlakı" denilen bir durum var ve herkes bu kurallara uymak zorunda!

Bugün erkekler giyse, "ahlaksız/sapık" diyeceğimiz kıyafetleri, kadınlar giydiğinde sorun olmuyorsa burada bir "algı operasyonu" var demektir..

Bazı kirli eller bile bile beynimize bunları işliyor.

Toplumumuzun ahlakını bozuyorlar!

Toplumumuzun kalitesini düşürüyorlar!

Bugün evlatlarımız evlerde mahremiyet eğitimleri alıp, çarşı pazarda bir çok kadının göğsünü, kalçasını, bacaklarını görmek zorunda kalıyorsa bu da bir "ÇOCUK VE TOPLUM İSTİSMARI" sayılmalıdır!

Sokaklardaki bu giyinik çıplaklar sorunu düzelmedikçe, toplumumuz da düzelmeyecektir!

Bir kadın olarak, sokakta yürüyemez hale gelen biri olarak bunları söyleyebiliyorken, erkeklerin bu konuda neler düşündüğünü, neler söylemek istediğini tahmin etmek de o kadar kolay değil!

Peki ağızlarını açabiliyorlar mı?

Ne mümkün!

Alemlerin Rabbi, Kur’an'ı Kerim'de; "Kalbinde hastalık bulunanlar..."dan söz ediyor!

Kimdir bu kalbinde hastalık bulunanlar?

Ve biz; kendimiz, evlatlarımız, neslimiz için nasıl önlemler almalıyız?

Hiç kafa yorduk mu?

Sonun sonundayız..

Artık ben az diyeceğim, siz cok anlayın. (!)

.

Yağmur Mirzayeva, dikGAZETE.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir