});

Türk ve Amerikalı askeri yetkililer arasında temaslar hiçbir zaman kesintiye uğramadı.

Ne de olsa Türkiye ve Amerika, Kore Savaşından dolayı silah arkadaşı. Amerikalılar, Türk ordusunun nasıl savaştığını Kore’den çok iyi bilir.

Amerikan askeri arşivi, Türk ordusunun kahramanlıklarını anlatan belge, resim ve canlı görüntülerle dolu.

Eğer Kunuri’de Türkiye’nin gönderdiği tugay olmasaydı Amerikan ordusunun yerinde yeller esecek, Amerikan askerlerinin külleri esen yele karışıp savrulacaktı.

Amerikalılar Türk Ordusunu yakından tanır...

Tuğgeneral Tahsin Yazıcı, emir ve komutasında Kunuri ve Kumyangjangni muharebeleri olmak üzere birçok cephede kahramanca çarpıştı, tüm dünyanın takdirini kazandı.

Özellikle Kunuri savaşında Türk Tugayı tek başına Çin ve Kuzey Kore ordularının saldırılarını durdurduğu gibi Amerikan 8’nci Ordusu ile 9’ncu Kolordusunu çembere alınmaktan ve Amerikan 2’nci Tümenini mutlak bir imhadan kurtarmıştı. 

Amerikalılar, Türk ordusunun cesaret, liyakat ve savaşma kapasitesini,  Kıbrıs’ta, Bosna savaşında, Kuzey Irak operasyonlarında ve Suriye harekâtında yakından takip ettiler.

BM Geçici Görev Gücü bünyesinde BM Koruma Kuvveti'nde (UNPROFOR), IFOR, SFOR, EUFOR, UNPROFOR’da görevlendirilen Türk askeri birimlerini yakından tanıdılar. 

Amerikalılar soğuk savaş döneminde NATO kapsamında önemli görevler üstlenmiş müttefik

Türkiye’den vazgeçemez!..

II. Dünya savaşı sonrasında paylaşım sürecinde Sovyetler Birliği'nin varlığı ile biçimlenen güç dengeleri Türkiye’yi batı blokunda yer almaya zorladı.

İki kutuplu dünyada, Amerika'nın sürdürdüğü "Soğuk Savaş" politikası, Türk ordusunu "kazanmayı" gerektiriyordu çünkü Sovyet ordusunun Akdeniz’e inmeden önce Kafkas sınırında durdurulması gerekiyordu. 

Ancak böylesine kritik dönemde dahi Türk idareciler başta Adnan Menderes, İsmet İnönü, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan, Kıbrıs’taki Amerikan dayatması karşısında İsmet İnönü'nün "Yeni bir dünya kurulur ve Türkiye de bu dünyada yerini alır" sözleriyle formüle dilen stratejiye oynadılar.

Hatta Süleyman Demirel, Türkiye’nin kalkınma projelerini, önemli tesisleri Sovyet Rusya’nın katkılarıyla gerçekleştirdi.

Savaşan ve modernleşen TSK... Amerika'ya posta koyabilen tek ülke...

Kim ne derse desin; TSK hızla modernleşen, ateş gücü ve hareket kabiliyeti artan, öz güveni yükselen, savaşan bir ordu.

NATO üyesi olmasına rağmen Amerika’ya posta koyabilen tek ülke Türkiye.

Örneğin Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 23. Genelkurmay Başkanı Org. Kıvrıkoğlu, dört senelik görev süresinde Çin’i ziyaret etmiş ama ABD’ye gitmeyerek TSK’nın tavrını net şekilde ortaya koymuştur.

Dün Sovyet Ordusu, Bugün Birleşik Avrupa Ordusu Pentagon’un Korkusu

Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra NATO ve Avrupa Birliği; Türkiye’nin jeopolitik ve jeostratejik öneminin ortadan kalktığını gündeme getirdiler ve hatta konsept değişikliğine giderek Türkleri rencide edecek şekilde düşman renk yeşil olarak belirlenmişti.

Ancak bu durum çok üzün sürmedi. 

Afganistan ve Irak’ta ortaya çıkan de facto savaş durumu, Suriye’nin karışması ve hiç beklenilmeyen şekilde Putin’in küresel aktör olduklarını hatırlatan Suriye kararı ve Suriye’ye, Rus hava ve kara kuvvetleri danışmanlarının,  silah ve mühimmatları göndermesi hava durumunu bir anda değiştirdi. 

Gerek NATO ve gerekse Avrupa Birliği istemeye istemeye Türkiye’nin dost ve müttefik bir ülke olduğunu hatırladı. 

Özellikle nükleer teknolojiye sahip Fransa ile mekanik mühendisliğin dehası Almanya’nın Birleşik Avrupa Kara Ordusu kurulmasında mutabakata varmaları en çok Amerika’yı rahatsız etti denilebilir.

Avrupa Birliği'nin kendi ordusunu kurma kararının perde arkasında Trump’ın şantajlarına meydan okuma yatıyor.

Bu nedenle Türkiye, Avrupa Birliği ve ABD arasında paylaşılamayan değer oluverdi. 

PENTAGON - TSK ilişkileri...

Son dönemde ABD ve Türkiye arasında gerilen ilişkilere ve yaşanılan siyasi sorunlara rağmen Pentagon yetkililerinin iki ülke arasındaki askeri ilişkilerin sekteye uğramadığını açıklamasını sanıyorum birçoğumuz anlamlandıramadı.

Amerikalılara göre Türkiye ile ilişkilerde hiçbir şekilde kesinti olmamıştı.

Türk askeri tarafının bunu yalanlayacak bir açıklamaya başvurmuş olmaması Amerikalıları doğrular gibi.

Amerikalı askeri yetkililer Türkler ile eşgüdümlü çalıştıklarını, ancak  güçlü ve bağımsız TSK’nın zor müttefik olduğunun da altını çiziyor. 

Türkiye, Kürt kantonlarını Ankara’ya bağlayacak!..

Sözü uzatmadan; PENTAGON ve Türk Genelkurmayı uzun süredir Suriye’de bir mutabakat üzerinde çalışıyordu.

Amerikan tarafı Türkiye’nin Suriye’deki PKK/YPG yapılanması ve ABD ile işbirliğine yönelik eleştirilere kulak tıkasa gibi görünse de son gelinen noktada bir anlaşmaya varıldığı söylenebilir.

ABD, Suriye’de kurduğu gözlem noktalarını, üslerini Türk Silahlı Kuvvetlerine devretmeye hazırlanıyor. Bu sürecin Astana görüşmeleri ve yeni anayasa çalışmalarına endeksli olduğu ifade ediliyor.

Ancak son MGK Bildirisinde yer alan bilgilere bakıldığında aleni bir restleşmenin izleri de görülebilir.

Bununla birlikte ABD’nin Türkiye sınırında Gire Spi’de kurduğu ilk gözlem noktasına Türkiye’nin itirazlarına yönelik PKK’nın Suriye kolu YPG’nin Sözcüsü Mahmud Nuri’nin açıklaması bu konuda ışık tutabilir.

Mahmud Nuri’ye göre, “kendilerine karşı tutunulan tavır, Türk devleti ve halkının değil, devlet içinde bir grubun tavrı.”  
Bu açıklamanın yorumu, “Türkiye, Kürt kantonlarını Ankara’ya bağlayacak!” şeklinde yapılabilir mi?
.

Ömür ÇelikdönmezdikGAZETE.com
Twitter: @oc32oc39 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir