Duayen bir medya mensubu olarak son günlerde usturayı tutmaktan aciz kişilerin tıraşa soyunması nedeniyle kazaların giderek arttığını müşahede etmekteyim.

Düşen uçak kaza değildi!

Maalesef önüne gelenin tıraş ettiği bir ülkede yaşıyoruz.

Hazır koltuklar boşken Gezi’de kalabalığın çıkardığı gürültünün arasında kaybolma becerisi gösteren bir yapıdan söz ederek…

Tıraşa başlayabilirim.

Basit değil sızma ve süzmede, kırk yıllık bir deneyimi köpüklü yorum.

Her ortama uyum sağlayıp, her olayda kendilerini görünmez kılabilmelerini, istihbarat örgütlerince sürekli güncellenmelerine borçlu olan Paralel Yapı, gerçeğin kafasını karıştırmaya devam ediyor.

17-25 Aralık sonrası kurgulanan beklentileri karşılamakta yetersiz kalan savcı, polis ve bazı Paralel ağabeylerin tüyüp, kalanların buharlaşması bu yapının etkisizleştirilip tasfiye edildiği anlamına gelmiyor. 

İnlerine girilince, faaliyetlerini sırtlanıp yakalarına yapışılamayacak yerlere kaçmak zorunda kalmaları, inandırıcılıklarını pekiştirmek ve aklımızın gözünü boyamak için başvurdukları bir algı operasyonudur.

Paralel kalemlerin suskunluğunu da bu bağlamda samimi ikrar olarak okuyabiliriz.

Varlıkları, yokluk boyutunda küçüldükçe, şüphelerimizin büyüdüğü düşünce sistematiğini sayelerinde edindiğimizi de

İtiraf edelim ki’ bilsinler; Güney’deki sevdikleri ülke, nasıl oldu, Güneydeki sevdiğimiz ülke!

Zıtların birlikteliğini sağlama misyonu Paralel Yapı’nın doğasından gelmekte olup Yahudi, Hıristiyan, Mecusi, Ateist fark etmez, ritmine, ritüellerine ayak uydurmayacakları yapı, örgüt, kurum kuruluş yoktur.

Ve amaca hizmet eden her yol mubahtır.

Himmeti kamçılamak için bir gülücüğüne servetinizi vermek gibi…

Toplumun huzurunu kaçıran ne idüğü belirsiz olaylar, cinayetler, kargaşalar, zafiyetler, kalkışmalar, suskunluklar…

Nerede aklınızı kurcalayan bir olay ve eylem varsa Paralel Yapı’nın orada saf tuttuğunu aklınızın bir köşesine kazıyarak

enformatik kirlilikten kurtulup, o olayın özüne vakıf olabilirsiniz.

Gladio denilen derin yapılanmanın güncellenmiş adıdır Paralel.

Deşifre olana, elini kolunu sallayarak kaçma fırsatı sağlanmasını da böyle okumalıyız diye düşünüyorum.

Dolayısıyla bugün itibariyle yaşadığımız olaylar da paralel yapılanmadan vareste tutulamaz.

Ergenekon, Balyoz ve benzeri operasyonlar sürecinde Ordu içinde boşalan kademelere kendi müntesiplerini sızdırmaları ile yaşamış olduğumuz olaylar arasında bir bağ kuracak olursak Paralel Yapı’nın zinde güçlerine karşı somut hiçbir adımın atılmaması bu tezi doğrular niteliktedir.

Görünüşte mutedil ve karıncaezmezler.

Oysa bu görüntünün ardındaki karanlık bağlantılarının onlara biçtiği misyonu yerine getirmek için feda etmeyecekleri hiçbir kutsalları yoktur.

Bu VATAN olsa bile!..

:

Medya Berberi

Ahmet Beyaz, dikGAZETE.com için yazdı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.