Bizi kendilerinden ayırmalarının mümkün 

olmadığı mesafenin kodlarına sahibiz. 

Burunlarının ucu kadar yakın, kıtalararası uzak,
hiç fark etmez, inimize kimse giremez.

Kripto Paralel


Medya Berberi’ni tercih eden müşterilerin de yakinen bildiği gibi, gözden uzaklaştırılan gerçeklere yaklaştırmak için müşterilerimden tıraş dışında ayrıca bir ücret talep etmiyorum.

Duayen medya mensubu olmanın getirdiği mesleki birikim ve refleksle gerçeğin gölgelendirildiği yerde iz sürerek onu ortaya çıkarıp paylaşmak, bana ayrı bir heyecan ve keyif vermektedir.

Malum olduğu üzere zor zamanlardan geçerken Paralel Yapı’ya karşı “İnlerine gireceğiz, inlerine!..” söylemleriyle başlayan ucu-sonu belirsiz operasyonlar, toplumda belli bir karşılık bulurken bu yapıyla mücadelenin içtenliğine inanan insanların sayısı da giderek çoğalıyordu.

Ancak kendi çıkarları ülke çıkarlarının önünde seyreden birtakım koltuk tutkunlarının devlet kurumlarıyla eşgüdüm içinde hareket etmeyip, doğruları tartışılır hale getirmek için yoğun bir çaba içinde olması, bu mücadelenin sekteye uğratıldığının kanıtı niteliğindedir.  

PDY/FETÖ illegal bir yapılanmaysa, bu yapılanmaya yardım ve yataklıkta birbiriyle yarışan bazı kurum ve kuruluşlardaki görevli ya da başkanların bu bilinçli tasarrufu, kurumlar nezdinde nefretin odağı olmalarını kaçınılmaz kılmakta olup, bu nefretin faturasının da yarın iktidardan tahsil edileceği açıktır.

Can telaşına düştüğü varsayılan yapı elemanları (Nasıl oluyorsa!..) birer-ikişer, sırra kadem basıyor. 

Kaçana, göçene, ağır seyreden adalete eyvallah!..

Da’ bir yanda iktidara yaltaklanıp mücadele ediyormuş gibi yapıp, diğer yanda, bedenlerinin bir uzvu gibi koruma altına aldıkları yapı mensuplarına, bulundukları mevkileri koruma taktikleri verip, kriptolaştıranlara karşı hiçbir tasarruf tedbirinin uygulanmaması bu mücadelenin samimiyetsizliğini göstermektedir.

Bu samimiyetsizliğin izlerini “geriye dönük ihale listeleri”nden sürmek mümkündür.

Nerede, hangi kurumda bir değişiklik olacak olsa, uygun zaman kollayıcılarının ekmeğine yağ süren bir başkan ya da yetkili bulmakta gecikmiyorlar.

Kendilerini uyaranlara karşı kostaklanmaktan geri durmuyorlar.

Hem de AK Parti iktidarında… 

Bu özgüven patlaması nereden gelip, nereye gidiyor…

Resmen paralel yapıyla iş tutuyorlar.

Bu meçhul birliktelikten nefret eden, kahreden kitlelerin sayısı her geçen gün artarken; “İnlerine…” İle başlayan cümleyi duyduğunda trajik bir tebessüm okunuyor yüzlerde.

Onlar kurumlardaki var olan “kuşku”yu engelleyip saptırmak için var güçleriyle çalışıyorlar.

Bense tıraş arasında haklı bir karamsarlıkla dile getiriyorum:

Bir mücadele, inanç ve samimiyeti suistimal ederek nereye kadar sürdürülebilir.

Amaç algı merkezlerimizi kuşatma altına almak değilse…

Bazı Kurum ve kuruluşlarda tıraşa bekleriz efendim.

:
Medya Berberi

Ahmet Beyaz, dikGAZETE.com için yazdı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir