İlkel toplulukların kulakları rahatsız edici seslerle, çok hızlı tempodaki "Ayinsel Ritüelleri" ile, günümüzün klip/sahne gösterilerinde "popüler dans" şeklinde nitelenen, hızlı tempoda ve zarif olmayan tarzların birbirine olan benzerliği tesadüf değildir.

Akıl/irade ve sağduyudan yoksun ilkel topluluklarda tüm hareket ve eylemler "içgüdüsel tepkimeler" şeklinde oluşuyordu.

Toplu olarak icra edilen bu tepkisel hareket tarzları, önceleri vahşi hayvanları korkutmak için yapılırken, zamanla "tapınma ayinleri"ne dönüşmüştür.

Medenileşen toplumlar ise, hareket ve eylem tarzlarını akıl/irade kontrolüyle gerçekleştirmeyi öğrenerek, daha zarif/sade/estetik biçimlerde kendilerini ifade etmeye başlamışlardır.

Göreceli olarak hızla gelişen teknoloji ve konfor/lüks odaklı hayat tarzına olan düşkünlük, toplumların Akıl/İrade kontrolünü zayıflatmaktadır. Bu durum, kültür/sanat alanlarındaki yozlaşmayla da ölçülebilir.

Dolayısıyla eski çağlardaki "Doğal ilkellik" döneminin bugün "Modern ilkellik" olarak yeniden ortaya çıkışı, insanların arzu/istek/hırs gibi içgüdüsel tepkimelerini kontrol edemeyişlerinin sonucudur.

Kapitalist ekonomi/sömürü düzeni, daha fazla lükse/konfora sahip olabilmeleri için insanlara "kazanma hırsı" aşılamaktadır.

Toplumların, ilerleme/medenileşme gayreti yerine, daha çok kazanma ve tüketme hırsına/eğilimine saplanmış olmaları, İnsanlığı ters istikamete sürüklemeye devam edecektir.

İşte bu ters istikamete dönüş de, bir "İrtica" türüdür.

***

Şeytanın hizmetkârı...

"En güçlü İnanç nedir?" diye sorguladığımızda, “Geleceğe dair/İnsanlığa dair/hayata dair umutlarımızı yeşertendir” demeliyiz.

Her kim ki inancımızı, şekli bir Tanrı tasavvuruna endekslemeye çalışıp, insanları bunun üzerinden etiketleyip ayrıştırmaya çalışıyorsa, insanlara sevgi yerine korkuyu aşılıyorsa, maddiyata tapınıp kendini Müslüman gibi göstermeye çalışıyorsa, bilmeliyiz ki o kişi hem insanlığın hem de Tanrı'nın düşmanı, şeytanın hizmetkarıdır....

***

“Yüksek medeniyet” vasfı…

Mevcut şartlarından daha iyisinin olamayacağına ikna edilmiş olmasıdır, insanı gayretinden uzak tutan...

İnsanoğlu, mevcudu korumaya çalıştıkça, daha iyisinden mahrum bırakmış olur kendisini.

Bizler için tercihler genelde iyi ile kötü arasında sunulur; halbuki iyi ile "daha iyisi" arasındaki tercih bandına sahip olanlardır "yüksek medeniyet" vasfına ulaşmış olanlar.

.

Cengiz Han Güven, dikGAZETE.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir