Medeniyetler çatışması...

Güzel ülkemde, Doğu Roma’nın, Oğuz’un, Cengiz’in imparatorluk taçlarının, Mısır’ın Firavunlarının alametlerinin ve Kutsal Emanetlerle beraber Hilafetin sahibi bir milletin, kendi dini, örfi değerlerinden vaz geçip, tarihin yazdığı en büyük Herodianlardan birisinin takipçisi olup, özgün ve yaratıcı düşünmek yerine, Batı’nın ucuz bir taklitçisi olarak kalkınmayı çağdaşlaşmak zanneden, bu yolla, Batılıların tabiri ile, en fazla Batı’nın proleter sayısını artırmaktan başka şansı olmayan "Cumhuriyet çocukları" ve bununla mücadele verip kendi medeniyet değerlerine sahip çıkmaya çalışan insanlarımızın siyasi rekabetini yaşıyoruz.

Bu rekabet yeni değil. 150 - 200 yıllık bir kültür rekabeti.

Ziyâ Gökalp, bir gün yarı şaka:

“Harabisin harabati değilsin,

Gözün mazidedir âti değilsin.”

diyecek olmuş da Yahyâ Kemal Beyatlı cevabı yapıştırmıştı:

“Ne harâbî ne harabatiyim,

Kökü mazide olan âtiyim.”

Medeniyetler çatışmasında çıkış, Allah’la barışık, son dini en doğru anlayıp yaşamaya çalışmak, bilim ve teknolojide en ileri ülkelerle rekabet edecek durumda olmak, askeri ve ekonomik olarak, düşmanı caydıracak, dosta güven verecek bir güce ulaşmaktan geçiyor. 

Bilge Kağan ne demişti (MS 735)?

“Türk-Oğuz beğleri, milletim, işitin! Üstte mavi gök çökmedikçe, alta yağız yer delinmedikçe, senin ilini ve töreni kim bozabilir... Ey Türk! Titre ve kendine dön!…”

*

Allah’ın, yoldan çıkmışlar yüzünden, bu emaneti bizden almasından, Allah’a sığınırım.

Tevbe 24, mealen der ki; “De ki: 'Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabanız, elde ettiğiniz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden evler sizce Allah'tan, Peygamberinden ve Allah yolunda savaşmaktan daha sevgili ise, Allah'ın buyruğu gelene kadar bekleyin. Allah fasık kimseleri doğru yola eriştirmez."

Yoldan çıkandan, İsrailoğullarından alıp Araplara, Araplardan alıp Türklere emaneti veren Allah’ımız, yoldan çıkan kardeşlerimize bakıp, emaneti bizden de almasın inşallah!

Maide 54; “Ey İnananlar! Aranızda dininden kim dönerse bilsin ki, Allah, sevdiği ve onların O'nu sevdiği, inananlara karşı alçak gönüllü, inkarcılara karşı güçlü, Allah yolunda cihad eden, yerenin yermesinden korkmayan bir millet getirir. Bu, Allah'ın dilediğine verdiği bol nimetidir. Allah her şeyi kaplar ve bilir.”

Allah hepimizi şeytanın, îns ve cin şeytanlarının, şeytanlaşmış insanların, nefsimizin şerrinden uzak ve emin etsin inşallah…

.

Barbaros Nasün, dikGAZETE.com

Twitter'da bizi takip edin: @barbarosnasun , @dikgazete

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir