Netflix ve Facebook gibi çevrimiçi servislerden, telefonlarımızdaki sohbet ya da “Siri” gibi asistan uygulamalarını kullanıyor ve evlerimizde "Alexa" gibi sistemler aracılığı ile yapay zeka ile etkileşime geçiyoruz.

Şu sıralar yapay zekayı günlük olarak bir bilgisayarın görevlerini tam anlamı ile yapması için programlamak veya bir film tavsiyesi almak için kullanıyoruz.

Hatta çerez teknolojisi ile önceki aramalarımızdaki alışkanlıklarımız tespit edilerek önümüze getirilen reklamlar sayesinde yapay zekanın ticari kullanımlarına da şahitlik ediyoruz. 

Kısacası, yapay zeka, tipik olarak insan zekası için tanımlanmıştır.

Pek yakında, hükümetler ile iletişime geçecek olan yapay zeka, hayatımızı güvenli bir hale getirirken, angarya işlerden kurtulmamızı sağlama iddiasında. 

ABD’deki küçük şehirlerden Japonya gibi ülkelerde bulunan devlet kurumları, vatandaşa verilen hizmetlerini iyileştirmek için yapay zekayı daha fazla kullanmak istiyor.

Yapay zekanın sınırları, hükümetler tarafından belirlenmeye çalışılıyor ve teknolojisever ülkelerde yasal düzenlemeler için adeta seferberlik ilan edilmiş durumda. (1)

Devletlerin güvenlik sınırları ve insanların hayal gücüne endeksli olarak geliştirilen yapay zeka, insalık için faydalara sahip bir teknoloji görünümünde olsa da çok ciddi riskleri de doğası gereği içerisinde barındırıyor.

Yapay zeka, vatandaşlık hizmetlerinde bir çok kategoride hizmet sunmaya hazırlanıyor. 

Yapay zekanın insanlık üzerinde bulunan ve vakit kaybı olarak kabul edilen işler arasında; soruları yanıtlama, belgeleri doldurma, arama, yönlendirme istekleri, çeviri ve taslak belgeleri oluşturmak bulunuyor. 

Bu başlıkların yapay zeka tarafından otomatize edilmesi, çalışanlar için daha iyi ilişkiler kurulmasına ve zaman ayırmaya vesile olurken daha verimli bir hükümet sistemi için de iyi bir zemin hazırlayabilir.

Yapay zekanın bir çok faydasına rağmen, hizmet sunumu, gizlilik ve benzer konulardaki sorunların artmasına yol açabilecek güvenlik zafiyetleri de yok değil.

Tüm bu bilgilerin ışığında, "Türkiye’de Yapay Zeka İle Hükümet Yönetim Sistemi olsaydı, nasıl olurdu?”, "Neler yaşanırdı?”, "Faydaları ve zararları neler olurdu?" gibi herkesin merak ettiği sorulara hep birlikte cevaplar arayacağız…

Hükümetler, devlet mekanizmasının işlemesi, sürdürülebilirliği ve iş süreçlerinin yönetimi gibi konularda, gerektiğinde yasa çıkarmak adına, kanunlarla belirlenmiş süre ve sınırlar içerisinde çalışmalar yaparlar. 

Bu hükümetler, ülkelerini "muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak" adına çalışmalar yapmak için millet tarafından yetkilendirilen insanlardan oluşmaktadır.

İnsanın doğası gereği, iyi - kötü, bilgili - bilgisiz, iyi niyetli ve kötü niyetli olarak sınıflandırılabilmektedir.

Her ne kadar yapay zekayı programlayan arka tarafta insan olsa dahi, yapay zekanın bilinç aktarımını yapan insanların iyi niyetli olması halinde, yapay zekanın insanlık adına çok faydalı bir asistana dönüşebileceği öngörüsünün karşısında, kötü niyetle oluşturulan yapay zeka bilincinin çok kötü sonuçlar doğurabileceği öngörüsü de mevcuttur.

Şimdi ise, yapay zekayı olabildiğince iyi niyetli bir bilinç ile şekillendirdiğimizi ve yapay zekanın gelişim sürecinde, makine öğrenme metotları üzerine örnek durum senaryolarına hep birlikte bakacağız.

Örnek bir Senaryo:

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne resmi olarak dilekçe vermek üzere giden "Hasan" isimli vatandaş, güvenlik kontrolünü yapan güvenlik personeli tarafından "Murat A." isimli müdür yardımcısına yönlendirilir.

"Murat A.”nın "müsait" olduğu bilgisi verilen vatandaş Hasan, 15 dakika bekledikten sonra içeri girer ve "merhabalar" diyerek elindeki dilekçesini müdür yardımcısına teslim eder.

Dilekçesinin yanında, falanca firmanın filanca genel müdürünün selamını da iletir.

Müdür yardımcısı, dilekçedeki talebi görür ve Hasan’ın İstanbul ili içerisindeki okullarda "tiyatro gösterisi" yapmak istediğini anlar. 

Bu talep için gerekli olan evrakların listesini Hasan’a vererek;

“- Bu işi oldu bil. Her öğrenciden 10 TL alınacak. Bu ücreti Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden biz ödeyeceğiz ve öğrenciler ücretsiz olarak bu faydalı sanat etkinliğine dahil olacak.

Ancak öğrenci başına 5 TL okula bağış olarak senin tarafından ödenecek ve sana kalan 5 TL’nin de 2.5 TL sini bana 15 günde bir biriktirip getireceksin.

Şimdi bak bu benim cep numaram bu da özel elektronik posta adresim. Bana istediğin zaman buradan ulaşabilirsin. 

Normalde bu tip işler referansla olur ve sen iyi birine benziyorsun.

Hem bu yaptığın işle cennete gidilmez; yani cennete gidebileceğin kadar faydalı bir iş değil. Belki de gidersin bilemeyiz… gibi cümleler ile talepte bulunan vatandaşı uğurlar.

Yukarıda görülen bu olayda kanun ve kurumsal mevzuatlara aykırı birçok suç unsuru bulunmaktadır.

Örneğin, "Murat A." isimli şahıs 657’ye tabi bir devlet memurudur ve yaptığı tüm görüşmelerin kayıt altına alınması ve vatandaştan gelen evrakın, evrak kayıttan geçirilmesi gerekmektedir. 

Öte yandan, devlet memurları hiçbir şekilde ticari faaliyetlerde bulunamaz ve ek iş yapamazlar.

Hiçbir kuruma bağış yapamaz ve bağış tavsiyesinde bulunamazlar.

*

Cüneyt Zapsu’nun “Hayretle izledim…" dediği "Yapay Zeka ile Hükümet Yönetim Sistemi" başlıklı oturumda anlatılanlar kurumlara entegre olmuş olsaydı, yukarıda anlatılan senaryonun gidişatı nasıl olurdu? (2)

Her ne kadar “Kontakt lens" ya da “Sinir sistemine entegre olan çip" başlıkları ütopik görünüyorsa da, mevcutta bulunan kameramikrofon gibi donanımların kullanımı ile yapay zeka ile hükümet yönetim sistemi kolaylıkla devreye alınabilir.

Yukarıda örnek olarak anlatılan senaryoda, devlet memuru olan “Murat" isimli şahıs, mesai saatleri içerisinde liyakat sahibi bir yapay zeka tarafından takip edildiğini bilseydi, muhtemelen bu diyalog yaşanmayacak ve hatta, yüzde 100 vatandaş memnuniyeti ile ulusal güvenlik çıkarları için çok daha kurumsal bir görüşme gerçekleşecekti. 

Üstelik, “Murat ne kadar görüşme yaptı… Ne kadarı boş konuşmaydı... Ne kadarı faydalı bir görüşmeydi…" gibi daha bir çok analizi yapacak olan Yapay Zeka’ya da aşırı derecede saygı duyacak ve belki de cennetcehennem gibi kavramların hakkını yapay zekanın denetleme mekanizması sayesinde çok daha iyi verebilecekti.

İkili ilişkiler ve bu ilişkilerin verdiği imtiyazların kişisel çıkarların kullanımının önüne geçmek adına ve özellikle ülkemizde çok başarılı olacağını düşündüğüm yapay zekayı umarım herkesin anlayabileceği bir örnekleme ile anlatmayı başarabilmişimdir. 

Çok fazla denetleyemediğimiz ancak yasal olarak kısıtlama yetkisine sahip olduğumuz günümüz teknolojilerini, yapay zeka ile denetim altına alabildiğimiz gibi, FETÖ ve “Paralel Devlet Yapılanması"nın ve daha nice paranın esiri olmuş olan ruhların denetimi, takibi, risk analizi ve iş akışı gibi başlıklarının yapay zekaya bırakılması, o yapay zekanın bu tip durumlarda uygulayacağı politika ve kuralların liyakat ile kurgulanmasına orantılı olarak başarılı olacaktır denilebilir.

İşin garip olan yanı ise, liyakattan yoksun olan bir çok kamu ya da özel sektör temsilcisinin, para, şöhret, ego gibi insani ancak nefsani olan anlayışlarının, yapay zeka aracılığı ile düzeltilebilecek olması.

İnsan düzeltilmese bile en azından devlet mekanizmasına zarar veren zararlı ya da faydasız insanların tespit edilmesi kuvvetle muhtemel.

*

"Yapay Zeka ile Hükümet Yönetim Sistemi" için bilinç oluşturacak olan da, o bilincin pozitif değerler ile kurgulanmasını sağlayacak olan da Türk Gençliği’dir. 

Son yıllarda Türk Gençliği tarafından kayda alınan olaylar arasında yerini alan, rüşvet, çıkar ilişkisi, para için kurumlara entegre edilen five-eyes teknolojileri, (3) ego içerikli saldırılar ve yanlış yönlendirme yapılan hükümet mensuplarının verdiği zararlar. 

Tüm bunlar ve daha fazlası Türk Gençliği veri tabanında fazlası ile mevcut olduğu için, Yapay Zeka ile Hükümet Yönetim Sistemi de bu tecrübeye sahip olan Türk Gençliği tarafından inşaa edilmektedir.

Siz siz olun ve gençlerin fikirlerini çalarak veya five-eyes’a hizmet edip şu sıralar milli teknoloji çağrısında bulunanları iyi tanıyıp uzak kalın.

Öte yandan, Suudi Arabistan’ın dünyada robota kimlik verilen ilk ülke olduğunu, savunma sanayisine HAVELSANROKETSAN gibi bir çok Türk firmanın onur konuğu olarak katıldığını hatırlatarak (4), en kısa sürede ROBOTSAN isimli kurumumuzun da uluslararası teknoloji arenasında yerini alması gerektiğinin de altını çiziyorum.

Şimdi sorarım sizlere; yapay zeka ile hükümet yönetim sisteminin bilincini kim ya da kimler geliştirmeli?

Liyakat sahibi bir Yapay Zeka ile rüşveti önlemek, insanlarımızın ruhlarında yaşadığı sorunların zincirleme trafik kazasına sebep olan ve devlet mekanizmasına zarar veren sonuçlarını  ortadan kaldırabilir  mi?

İnsanlardan kaynaklanan ahlak sorunlarını teknolojiye denetletmek, insanlığın geldiği acınası durumu da gözler önüne seriyor.

Yapay Zeka ile Hükümet Yönetim Sistemi de yeni geçtiğimiz Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi ile birlikte bir an evvel gelsin ve insanlığın onurunu zedeleyen her kim varsa tespit edilip deşifre edilsin. 

Belki bu sayede, para, şan, şöhret ve ego yüklü insanlar yok  olurken, yerlerine çok daha verimli ve insanlık adına hakikat ile geliştirme yapan yeni nesiller de rahat rahat insanlığa fayda sağlar.

Liyakat Sahibi Yapay Zeka ile Rüşvete Son!..

Bakınız: (1) https://ash.harvard.edu/files/ash/files/artificial_intelligence_for_citizen_services.pdf

(2) https://www.youtube.com/watch?v=4EDORSxv4CI

(3) http://burakbozkurtlar.com/kuresel-ag-gozetim-teknolojilerinin-etkisi/

(4) http://www.trthaber.com/haber/dunya/suudi-arabistandaki-afed-2018-fuarinin-onur-konugu-turkiye-352003.html

.

Burak Bozkurtlar, dikGAZETE.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir