“Kutlu Doğum alanındaki hesaplaşma!” diye başlık attığı yazısında, son günlerde o haftaya karşı başı çeken bir “Prof” ile Türkiye gazetesinden bazılarının sanki FETÖ ile hesaplaşılmak istermişçesine dile getirdikleri “Kutlu Doğum Haftası”na dair koparılmak istenen fırtınaya dikkat çeken Ahmet Taşgetiren, bu son durumu özetleyen yazısında, Diyanet yetkililerinin, “Kutlu Doğum” haftasının FETÖ’nün işi olmadığını ifade etmelerine de dikkat çekti ve bu kampanyanın arkasındaki niyetin er geç anlaşılacağını belirterek yazısını noktaladı.

-FETÖ İCADI OLSA KAÇ YAZAR!..-

-Taşgetiren’in yazısına girmeden, şu da var ki onu da ayrıca belirtelim: “FETÖ icadı" olsa kaç yazar!.. Kim düşünüp akıl etti ve uygulanmasına vesile olduysa her birinden Allah razı olsun.

Sonuçta, Allah ve Meleklerin Salât-ü Selam etttiği (*) Peygamber-i Zî-Şan’ın doğumu değil mi kutlanan!.. Bir hafta değil her hafta kutlansa yeridir! 

Yılın hiç bir haftasının boş bırakılmadığı, hadi milli haftaları geçelim, kanser türlerinin her birine bir hafta hasredilmesini de geçtik, şu-bu haftasından falan-filan haftasına kadar her türden haftanın yılın tümüne yayıldığı bir ülkede bir haftacık da olsa “Alemlere Rahmet olarak gönderilmiş” Risalet Penah Efendimize hasredilmesinden kime ne!

Peygamber-i Zî-Şan’ın doğumunun kameri takvime göre sadece 1 gece olarak kutlanmasının yanında, bir de her bir şeyin ona göre düzenlenip ayarlandığı güncel kullanılan miladi takvim üzerinden yılın belli bir haftasında kutlanmasına sanki bir sakınca varmış gibi belli birilerinin karşı çıkması anlaşılıyor da bu berikilere ne oluyor. Bu kampanya neyin nesidir orası hala anlaşılamadı işte…-

Ve işte Ahmet Taşgetiren’in yazısı

:

Diyanet'te Prof. Dr. Tayyar Altıkulaç'a,Prof. Dr. Sait Yazıcıoğlu'na kadar pek çok Diyanet İşleri Başkanı'nın, Başkan Yardımcısının, Din İşleri Yüksek Kurulu üyelerinden 100'e yakın insanın yer aldığı bir toplantı... İçlerinde bir tek FETÖ mensubu yok.

“Kutlu Doğum'”la ilgili tartışmaları değerlendirmek üzere yapılan bir toplantı bu.

Bir kampanya yürüyor ya.

“Kutlu Doğum FETÖ işi” tarzında.

Sözü Tayyar Altıkulaç alıyor önce.

“Benim zamanımda başladı Kutlu Doğum” diyor.

Ne zaman o?

1989.

Teklif kimden?

Prof. Dr. Süleyman Hayri Bolay'dan.

Nerede FETÖ?

KANDİL KUTLAMASININ ÖTESİNDE...

Kutlu Doğum gibi bir düzenleme için sebep şu: Mevlid Kandili, kameri aylara göre geldiği ve senenin bütün aylarına göre değiştiği için, özellikle yaz aylarında Peygamberimizi tanımaya - tanıtmaya ilişkin programlara katılım neredeyse sıfır noktasına kadar düşüyor. Oysa bir kandil kutlamasının ötesinde, Rasulullah sallallahü aleyhi ve sellem Efendimizi bütün toplum kesimlerine anlatmak için farklı zeminler oluşturalım. Bunun için de, 12 Rebiulevvel 571'in tekabül ettiği 20 Nisan'a uygun bir tarihe 14-20 Nisan arasını Kutlu Doğum Haftası ilan edelim.

Devam ediyor:

Mevlid Kandili yine devam etsin. O gün camilerimizde yine programlar yapalım. Kutlu Doğum, Mevlid Kandili'nin yerine geçmesin.

Program başlıyor.

1989'dan bu yana tam 28 yıl, toplumumuzun Rasulullah (s.a.v.) ile ilgili bilgi, sevgi ilişkisinde bir eksilme oldu mu?

Mevlid Kandili unutuldu mu?

Tabii ki hayır.

Gerek camilerde cami görevlileri, gerek ilahiyat hocaları, gerek okullarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri, gerek anne-babalar, Kutlu Doğum haftasında (ki bu bir haftanın ötesine geçmiş, aylara, neredeyse bütün yıla yayılmış programlar haline gelmiştir) adeta Siyer'i insanımızın gönül dünyasına taşıdılar. 

Bu kutlamalar vesilesiyle oluşan bu büyük coşkunun rahatsız ettiği kesimler de olmuştur, ama o kesimlerin öteden beri Türkiye'deki her türlü “Dini canlılık”la problemi vardır.

“KUTLU DOĞUM” ALEYHİNE KAMPANYA ACAİP BİR DURUM...

Şu son zamanlarda “Kutlu Doğum” aleyhine kampanyanın çıkışında dini yayın rengi bulunan bir TV kanalıyla ve onun arkasındaki irade ile devreye girmesi acaip bir durum.

Bu kampanyanın, bugün vurulacak her şeyin üzerine yapıştırılmaya çalışılan “FETÖ bağlantısı” ile yürütülmesi ayrı bir kurnazlık.

Ne var burada gerçekten anlaşılabilmiş değil.

FETÖ’NÜN ASLA İLGİSİ YOK!..

O toplantıda 100'e yakın insandan bir teki bile farklı bir şey söylemiyor. 

Hatta öğrenebildiğim kadarıyla Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez“Farklı bir düşüncesi olan lütfen söylesin” diye ısrar ediyor.

Ama yok.

Yok çünkü bu işle FETÖ'nün asla ilgisi yok.

Başlatan belli, yürütenler belli, o yapı, bu süreç içinde kendi ölçülerine göre tartışılacak nitelikte program düzenlediyse, bu, Diyanet öncülüğünde yürüyen programları neden gölgelesin?

O toplantıda Altıkulaç Hoca’ya “Programı siz başlattınız, neden çıkıp savunmuyorsunuz?” gibi sitemlerde de bulunuluyor.

O toplantıdan “Kutlu Doğum” ifadesinden rahatsızlık varsa gibi bir yaklaşımla “Adı Siret Haftası olsun ama bu uygulama devam etsin” tarzında bir karar çıkıyor.

Bu kurul önemli.

Din İşleri Yüksek Kurulu'nun genişletilmiş hali bu. Bu kurul, 12 Eylül döneminde bile “Başörtüsünün İslam'ın gereği olduğu” kararını verebilmiş ve “Dönemin Askeri iradesi”nin kararına itiraz etmekten kaçındığı bir kurul.

SEBEBİ ER GEÇ ANLAŞILIR...

İşin içinde biraz Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez Hoca ile hesaplaşma gibi bir damar var. Sebebi henüz anlaşılabilmiş değil ama er geç anlaşılır. 

Mehmet Görmez Hocaile FETÖ arasında irtibat kurma girişimleri FETÖ işini sulandırmanın dik alası olmaktan öte bir anlam taşımıyor.

NUMAN KURTULMUŞ’UN ERKEN AÇIKLAMASI…

Burada siyasi iradenin kampanyaya kredi açıyor gözükmesini problemli bulurum.

Diyanet'ten sorumlu Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş Bey'in kampanyayı onaylar biçimdeki ilk açıklamalarını çok erken açıklanmış tavır olarak değerlendiriyorum.

Bir yapı var bu kampanyanın arkasında. 

Niyet ne, er geç anlaşılacak.

O yapının başka işlerindeki sorunlar da konuşulmaya başlanacak.

Ahmet Taşgetiren, Star -25 Mayıs 2017, Perşembe-

:

Yazıda -rahat okutma amaçlı- ilave bazı paragraf ayırmalarla, bazı siyahlaştırmalar ve ara başlıklar bize aittir.

dikGAZETE.com

(*) Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin. - Şüphesiz Allah ve Resülünü incitenlere, Allah dünya ve ahirette lanet etmiş ve onlara aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır. Ahzab 56 - 57 Diyanet Meali

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir