});

Dünya Down Sendromu farkındalık günü dolayısı ile down sendromlu çocukların, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul edildiği gün çekilmiş ve sevgi ve şefkati yansıtan fotoğraf karelerini gördüğümde, yazı konumuz da kendiliğinde oluştu. 

Çünkü sevgi, saygı ve paylaşımsız hiçbir şey olmuyor. 

Sayın Erdoğan, salona gelişinde kendisini bekleyen çocukları selamlayarak madalya alan sporcuları tebrik etti. 

Kabul sırasında paylaşılan, kaynağı sevgi-umut olan mutluluk vardı. Düne kadar köşkün kapısından girebilmek için ya makam, ya para, ya da şöhret sahibi olmak gerekiyordu. Bugün ise tam tersi. Dünya rütbelerinin yerine, ebedi hayata yatırımın kaynağını oluşturuyor…

“YARATILANI SEV, YARATANDAN ÖTÜRÜ…"

Engellilerin köşkte kabulü, Yunus Emre’nin “Yaradılanı Sev, Yaradan’dan Ötürü”  sözünü hatırlattı. Cumhurbaşkanımızın sözleri oldukça anlamlı; ‘Ben, bu yavrularımızla birlikte özellikle anne ve babalarını da tebrik ediyor ve kutluyorum. Allah yar, yardımcınız olsun. Çünkü sizlerin gerçekten bir anne ve bir baba olarak bu yavrularınızla ilgilenmeniz her şeyin ötesinde, bir dünya ve ahiret ecrini kazandıracaktır. Ben, bu dünyadakinden öte ebedi âlemdeki mükâfatınızın ne denli büyük olduğuna inanıyorum. Rabbimizin bu noktada bize müjdeleri var, sevgili Habib’in müjdeleri var…”

GÜZELLİKLERİ KEŞFETMEK O KADAR MI ZOR!..

Köşkteki bu birliktelik, kişinin sahip olduğu İslam esaslarının bir yansıması. 

Mevki ve makam ne olursa olsun, merhamet duygusu iman ve inancın bir yansıması olarak ortaya çıkar. 

“Merhamet etmeyene merhamet edilmez” buyuruyor sevgili Peygamberimiz. 

Yine bir hadis-i şerifte engellilik konusundaki hassasiyet yer alıyordu; ‘Kardeşinin derdine sevinip gülme, sonra Allah ona merhamet eder seni o derde müptela kılar’.

Ebedi hayatın saadet kapısının sonuna kadar açık olduğu bir dinin mensupları olarak, görev ve sorumluluğumuz derecesinde mutlu olup kurtuluşa ereceğimiz bilmek ve yaşamaktan daha anlamlı ne olabilir. 

Allah (cc) buyurduğu gibi ‘Allah’tan korkanlar, elbette cennetlerde ve pınarların başındadırlar.’ (HİCR/45) 

Bizleri yoktan var eden Allah’ın (cc) mesajı bu kadar açık ve netken, geçici dünya hayatında güzellikleri keşfetmek o kadar mı zor? 

İşte down sendromlu veya diğer engelli çocuklar.

Meşakkatin mükâfatına bağlı olarak, büyük bir imtihandan geçen aileler…

MADALYA MUTLULUĞU CUMHURBAŞKANI İLE PAYLAŞILDI...

Evet, bilmediğimizi öğrenme bildiğimizi ise uygulamakla sorumluyuz. 

Engelli bireylerin içinde bulundukları durumun, aileleri için ne kadar zor bir durum olduğunu bizler farkında mıyız acaba?

Down sendromlu çocuğun Cumhurbaşkanına sarıldığı o fotoğraf karesi bize, içtenlikli iletişimin sadece sözle veya görüntüyle değil, gönül-yürekle mümkün olacağını gösteriyor.

Spor müsabakalarında madalya alan down sendromlu çocuklar, elde ettikleri madalyanın mutluluklarını Cumhurbaşkanı ile paylaşıyor. 

Çocuk doğduktan sonra emekler, sonrasında yürür ya. 

Diğer engelli bireyler gibi down sendromlu çocuklar da bu madalyalarını alana kadarki süreci (Allah’ın nasip etmesi, kulun ise gayretiyle) bir umudun (sağlık için spor) nasıl bin bir umuda (derece-madalyaya) dönüştüğünü görüyoruz. 

Yeter ki onlara bu fırsatı-imkânı tanıyalım. 

Bir kez daha gördük ki, anlamamız gerekeni anlamak da sınıf atlamaktır. 

Rabbim tüm ümmeti ve bizlere, Kur’an ve Sünnet ışığında hakkı anlama ve yaşamayı nasip etsin inşallah. Amin… 

Ahmet Gülümseyen, dikGAZETE.com

- İşte o videolu haber ve fotoğraflar:

Erdoğan, down sendromlu çocuklalarla kucaklaştı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.