Korku filmi çekmek başa beladır!

“Lanetli Anahtar: Cinlerin Gazabı” ile dikkat çeken ilk filminin ardından ikinci filmi “Kafir: Cuhenna Cin Kabilesi” de dün vizyona giren genç yönetmen Hasan Gökalp, filme ve korku türüne dair soruları cevapladı.

Batmanlı yönetmen Hasan Gökalp, bu hafta vizyona giren yeni korku filmi “Kafir: Cuhenna Cin Kabilesi”ni ve korku filmi çekmenin zorluklarını anlattı. 

Başrollerini Selim Aygün ve Gamze Kırlı’nın paylaştığı, aşk yaşayan bir çifte yapılan büyü ve yaşadıkları musallatın konu edildiği filmde, büyücü, kâfir cinleri kullanarak Allah’ın bütün yasaklarını hiçe sayar, ısrarla bu eylemine devam eder ve küfre girecek her şeyi yapar. Ama bir gün kâfir cinleri yanlış kişiye yönlendirir…

Yönetmen ve senarist Gökalp’in vizyona yeni giren filmle ilgili sorulara verdiği cevaplar şöyle: 

- Neden korku türünü tercih ediyorsunuz? Korku filmi çekmek diğer türlere göre daha mı kolay?

Sinema dünyasının olmazsa olmazlarından ve İslam Türk Kültürü’ne dayalı cinleri ve büyüyü konu alan korku filmlerini çekmek gerçekten kolay olmadığı gibi, başa da beladır…

2003 yılından beri senaryo yazıyorum ve çok önemli eğitim süreçlerinden geçtim. Yılların verdiği tecrübelerden sonra bir yönetmenin post prodüksiyon alanına giren ve çekimlerde daha başarılı olabilmesi için mutlaka bilmesi gereken masa başı kurguyu da öğrenerek, ilk sinema filmim olan Lanetli Anahtar için yönetmenlik koltuğuna geçip sinema dünyasına ben de varım dedim.

Piyasanın komediye ağırlık verdiği bir ortamda, büyülü, cinli film çekmek ve bunu ikinci defa başarmak nasıl oldu? 

"SÜREKLİ CİNLERİ ZİKRETTİK, KORUNMA DUALARINI İHMAL ETTİK…"

Sinema dünyasına girerken bir korku filmiyle başlamak gerçekten de cesaret isteyen bir hamleydi. Lanetli Anahtar filmini çekerken ağzımızdan cin kelimesi düşmüyordu. 

Cinleri sürekli zikrettiğimiz ve korunma dualarını ihmal ettiğimiz için başımıza gelmeyen kalmadı. Bu nedenle cinli, büyülü korku filmi çekmek gerçekten de başa beladır.

Korku filminden sonra komedi çekmeyi planlarken bir arkadaşımın ısrarı ve verdiği gaz ile kendimi tekrar korku filmi hazırlıkları içerisinde buldum ve 2016’da yazmış olduğum Kâfir isimli, ikinci korku ve gerilim türündeki sinema filmimi 2017’de çekmiş oldum…

“Kafir” için tedbirliydiniz yani!..

- Tabi Kâfir filmini çekerken bu sefer karşılaşabileceğim hemen hemen her türlü aksiliğin önünü mümkün olduğunca kesmeye ve önlem almaya çalıştım. Nihayetinde olaylar yaşamadan filmi bitirmeyi ve final yapmayı başarmış oldum.

- Çekimler sırasında sizi korkutan, ürperten bir olay yaşadınız mı?

Kâfir filmin çekimlerini bitirdik ve post prodüksiyon için hazırlık yaparken elimizdeki kopyada en tehlikeli varlık olan "Cuhenna Cin Kabilesi"nin isminin geçtiği sahnenin olmadığını fark ettik.

- Oysa ki o sahne çekilmişti ve görüntüler bilgisayarda kontrol edilmişti. Bu görüntüler nasıl oldu da yok oldu, bu durum resmen sır oldu ve hala gizemini koruyor.

“BESMELELERLE DUALARLA SAHNEYİ TEKRAR ÇEKTİK!.."

- Peki, işin içinden nasıl çıktınız?

Elimizdeki diski veri kurtarma şirketine verdik, o aya ait olan tüm görüntüler geri getirildi ama o sahneye ait hiçbir veri bulunamadı. 

Bu durum bizi iki ay boyunca huzursuz etti ve dualarla, besmelelerle o sahneyi çekmek için yeniden set kurduk ve o sahneyi çektik. 

Biz hep, “Cinler istediği zaman karşınıza aksilikler çıkarma gücüne sahip mi" diye düşünmeye başladık.

Bazan, "bu işe nereden bulaştık" diyorsunuz. Şahit olduğunuz bazı olaylar, duyduklarınız ve yapmış olduğunuz araştırmalar bazen o varlıkların size müdahale edebildiğini düşündürüyor ve inanmaya başlıyorsunuz.

"RİSKLERİ GÖZE ALDIK DUALARIMIZI DA İHMAL ETMEDİK!.."

Filmde, "gerçek büyü" mü kullandınız?

- Filmin büyücü sahnesinde gerçekten de büyüde kullanılan yazıları ve büyü kâğıtlarını kullandık. 

Bu sahne gerçekçi olsun diye büyü ayini yaptırıp o kağıtları yaktırdık. Yaşanmış gerçek bir hikâyeyi, o kasabanın yerli vatandaşlarından dinleyip kaleme döktüm ve her şey kılıfına uygun olması gerektiğini düşünerek, birçok riski göze aldık ve dualarımızı da ihmal etmedik.

“AKLINIZI KAYBEDERSİNİZ!.."

- Korku filmi çekmek isteyenlere tavsiyeleriniz var mı?

- Ben hâlen düşündüklerim ve söylediklerimin arkasındayım. Cinli ve büyülü korku filmi çekmek gerçekten başa beladır. 

Psikolojisi ve iradesi güçlü olmayan, hele korunma dualarını bilmeyen kimse korku filmi çekmesin derim.

Çünkü bu durum karşınıza kötü sonuçlar çıkarabiliyor. Aklınızı kaybedersiniz ve bunun tıpta sakinleştirici kullanmaktan başka bir çaresi olmadığına inanıyorum. Sonra size bir iki hastalık ismini koyup, ilaç yazıp evinize yollarlar.

- Bu filmin de vizyona girdiği ayın “en iyi gişe yapan filmi” olan ilk filmdeki gişe başarısının üstüne çıkmasını diler teşekkür ederiz.

- Ben teşekkür ederim.. Herkesi filmimize bekleriz.

.

Fragman:

dikGAZETE.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir