Değerli kardeşim!

Allah’ın iradesine teslim olmayan zaten Müslümanlık iddiasında bulunamaz…

Konu, “Allah’ın iradesine teslim olmak” değil; Allah’ın kulları için murat ederek, söylediklerini hayata geçirebilme konusudur…

Kulluk yapma konusudur…

Bunu hangi yöntemle yapacaksınız!..

Bu, sizin ortaya koyduğunuz gibi bir yöntemle olamaz!..

Bizlerin 40 sene önceki söylem ve davranışlarını siz günümüzde söylüyorsunuz…

Sizler akla-kara arasındaki renkleri de fark ettiğinizde işin doğrusunu ancak anlayabileceksiniz…

Kur’an, 23 senede indi; Peygamberimiz uygulamada hangi yöntemleri kullandı!.. Metodoloji ne olacak!

İşte burada psikoloji, sosyoloji, antropoloji, kültürel özellikler gibi bilimsel konuları kullanmak gerekiyor…

Sen geleneksel alışkanlıkları bir günde kaldırmaya kalkarsan, bunu başaramazsın!..

Başarmak için topluma zor kullanırsan bunun adına da zulüm denir…

Peygamberimizi iyi inceleyin, farklı insan toplumlarına yaklaşımlarındaki hoşgörünün ön planda olduğunu görürsünüz…

Peygamberimiz, uygulamalarını sabır ve metanetle zamana yayarak yapmış ve İslam’ı sevdirerek, daha önce savaşmış olduğu Mekke’yi kansız fethetmiştir…

Gönülleri yıkarak, insanları dışlayarak, zülüm ederek toplumları değiştiremezsiniz…

Bu yöntem İslami bir yöntem de değildir…

Sizler bizleri tanımazsınız…

Bizler 1973’lerden beri bu mücadeleyi başımıza dayanan namlulara rağmen sürdürdük ve kanunlarla başımız dertlere girdiği halde istikrarla ve sabırla devam ettik…

Bizler o mücadeleyi vermeseydik, sizler bu masa başı olan internette kolay ve risksiz kalemşörlük yapacak seviyeyi de yakalayamazdınız…

30-40 sene önce Müslümanların içinde ne bir romancı, ne sinema dalında insanlarımız, ne gazetecilerimiz, ne de bir sanatkârımız vardı…

Bilim adamımız bile yetersiz seviyedeydi…

O zamanlar, kültürel ve bilimsel çalışmalar yapılmadan Müslümanların Türkiye ve de dünyada başarısız kalacaklarını söylediğimizde bir çok Müslüman bize sırtını dönmüştü…

Ancak o zamanlar bize “resim haram” diyen bir çok cemaatin bugün televizyonları bile var…

Demek ki bizim uyarımızdan 30-40 sene sonra bunun yapılmasını Müslümanlar kabul ettiler…

Onlar, bizlerin 40 sene gecikmesi ve de İslam dışı grupların bu alet ve yöntemleri kullanarak bizleri kontrol altına almasına sebep oldular…

Sizin “1000 seneniz bile Kur’an’la geçmiş olsa” sözünüz çok tepeden saygısızca söylemiş bir söz….

Biz Kur’an’ı duvarlara süslü kılıflar içinde asıp, ayetleri rafa kaldıranlardan da değiliz…

Şu ana kadar nasıl bu konuda mücadele ettiysek şu anda da etmeye devam ediyoruz ve bu konuda birkaç dernekle de projeler üretiyoruz….

Bizim 40 sene önceden farkımız, Kur’an’ı düşünerek ve inceleyerek daha doğru sonuçlara ulaşmaya çalışıyoruz…

En azıdan buna gayret sarf ediyoruz…

Yapılan işlerin kesinlikle bir maddi menfaat karşılığı da yoktur…

Benim düşüncem, sizlerin verdiği zararlar için de 40 sene daha kayıp etmek istemiyoruz…

Bizlerin neler yaptığını eskiler iyi bilir...

Burada kendimizi ve geçmiş olayları anlatmayı bir kibir davranışı olarak aldığım için bahsetmeye bile gerek görmüyorum…

Zaten yaptıklarımızı insanların takdir etmesini bekleyerek de yapmadık…

Benim anladığım kadarıyla sizin söylemleriniz ve davranışlarınızın Müslümanlara zarar vereceği yönündedir…

Siz nasıl yaparsanız yapın, ama biraz dinlemeyi ve düşünmeyi ihmal etmeyin… Kusura bakmayın ben sizden büyük olduğumu düşündüğüm için bu tavsiyeyi yaptım…

Ve de benim size karşı uyarı görevim bitmiştir…

Raşit Anaral, dikGAZETE.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.