Dünya tarihi zalimleri her zaman tükenmez kalemle yazdı sayfalara. Yüzyıllardır da birileri kendi adaletini, eline bir kalem alıyor ve yazmaya başlıyor...

             Kim daha çok yetim kafatası ezerse kim daha çok insan susturursa o kalemi eline geçiriyor ve kendi adaletini yazıyor.
Adil bir iş!..
"Kime göre!"
Kazanan belirliyor...
Daha çok adalet istediğinde, daha çok kemik kırıyor daha çok parçalıyor!
Jean-Jacques Rosseau diyor ki '' Öyleyse kabul edelim ki, güç hak yaratmaz''.
İstedikleri kadar parçalasınlar! Asla başaramayacaklar tarih boyunca bu böyle olmuştur her zaman...

               Zalimler olmasa burası dünya olmazdı cennet(!)olurdu.Aynı şekilde, hak uğruna savaşan da olmasaydı burası cehennem(!) olurdu.
Burası bir imtihan...
Burası orta yol...
Burası ölümün ve uğrunda savaşılanın yeri ve merkezi.
Burası milyarlarca farklı imtihanın gerçekleştiği yer; DÜNYA!..
Dünya var olduğu sürece de zalimler ve hakkı savunanlar her zaman savaşacalardır.

              Zalim kim!..
Mazlum kim!..
Adalet nedir!..
Mümin nedir!..
Hepsi yüzyıllardır Cenab-ı Hak tarafından yeryüzüne elçilerle bildirilmiştir. Bildirmekle kalmayıp, uygulamaya dökülmüş ve hatta medeniyetler kurulmuştur. Hatta ve hatta bu peygamberlere kitaplar indirilmiş ve tahrif edilmemiş tek kitap olan Kur'an-ı Kerim'i günümüze ulaştırılmıştır.
Mazlum da Zalim de hepsi orada tanımlanmış vaziyette fazla felsefeye gerek yok!

              Müslümanların henüz "Güç" kavramını kavramadıkları ortada (Güç zehirlenmesi zaten had safhada). ABD ile iman gücü (!) ile savaşanlar. Tüm Yahudi ekonomisini devirerek faizsiz ekonomi oluşturanlar. Yahut ta diplomasiden ya da en kötüsü sorumluluktan anlamayan insanlar, "Erdoğan ABD uşağı" diye nara atanlar!..
Şu soru size: "Mekke döneminde Hazreti. Muhammed'in (sav) elinde kılıç gördünüz mü?"
Neden o işkenceyi çektiler!..
Neden kapalı kapılar ardında kaldılar!..
Neden İslam'ı gizli yaydılar!..
Neden o müşriklerle o antlaşmaları imzaladılar!..
NEDEN!..
Eline bir sopa, taş alıp müşriklere vuramayacak bir korkaklığa mı sahiptiler!
HAYIR!
Aksine, "Bedr'in aslanı" olabilmek için orada sabrettiler, sabırlarının mükafatını aldılar. Şimdi ise Ebu Leheb yok Beşşar Esad var, Sisi var!.. Zalim yalnızca isim değiştiriyor.

             Sadece Orta Doğu değil tüm İslam alemi karışık bir vaziyette; yapılacak her hareket ölümcül bir sonuç doğurabilir.
Büyük kumar!
Ve müslümanlar, kumardan uzak durmalı!
Zalimler, ''düşmanımla savaşıyor'' diyerek Türkiye'nin düşmanlarına silah ve mühimmat sağlarken, İŞİD her gün, sanki terör örgütü değil de ticari bir şirketmiş gibi bol bol petrol satıp güçlenirken, ne uşağı, ne Erdoğan'ı!?.
Kaldı ki bu dış politikayı rahatça eleştiren uzmanlar(!), istediğiniz kadar düşünün, okuyun, tartışın yine de Merkel ile Putin ile Obama ile siz görüşmedikten sonra, bölgedeki istihbarat bilgilerini siz bilmedikten sonra ve daha da önemlisi dış politika üzerine sorumluluk sahibi birisi olmadıktan sonra bu eleştirilerinizde haklılık illaki vardır! Fakat nasıl olayı tüm çıplaklığıyla bilmeden ''bu böyledir'' diye bir yorum yapabilirsiniz!..
Unutmayın!
Bir zamanlar, Sultan Abdülhamit'e de bu şekilde hem müslümanlar ve hem gayrimüslimler tarafından bolca eleştiri yapılıp zamanında ''Vatan Haini'' dediklerini.
Sultan Abdülhamit'i şimdi idrak edebiliyoruz.

            Silahını doğrudan uzattığında, bu coğrafyada çıkarılabilecek kaosun farkında mısınız!
Ne kadar çok komplo teorisi var!.. Farkında mısınız!
Orada sıkılmış bir merminin burada ne kadar sivilin hayatını tehlikeye attığının farkında mısınız!
AK Parti'nin bu zorlu geçiş döneminde, Davutoğlu gibi, AK Parti kadroları hakkında deneyimsiz fakat Türkiye'nin diplomatik ilişkilerini yıllardır yürüten ve Türkiye'nin en güler yüzlü adamını neden Başbakan yaptığını zannediyorsunuz!.. (Lütfen anketler yüzünden demeyin)

             Bu zincirlere vurulmuş "Hasta Adam"ın başına ne talihsiz olaylar geldi. Bu millet yeteri kadar acı çekti. Ne zaman reform ve kalkınma dense, birileri öldürüldü; bombalar patlatıldı...
Ne zaman "Çözüm" dense, şimdi olduğu gibi birileri bir her taraftan cephe açarak saldırdı.
Tarih, ülkesi için savaşanları da unutmaz elbet...

            Ekonomik olarak milli gelirde 2002'de 3.4 milyon dolardan 13.4 milyon dolar seviyesine ulaşması...
Faiz oranının, "yüzde 63.9" oranından yüzde 6.5'e düşürülmesi...
İhracat/ithalat oranının neredeyse birbirine yaklaşması...
İMF borcunun bitirilmesi...
Bütçe açığının sıfıra yaklaştırılması...
Bir zamanlar "yüzde 125" olan enflasyonun AK Parti iktidarında "yüzde 6.2"yi görmesi...
Bu ekonomik gelişmeleri takiben rezalet bir durumda olan sağlık sektörünün düzenlenmesi...
Ülkeye yapılan ciddi inşaat yatırımları (köprü,konut,havaalanı,baraj vs.)...
MEB'e yatırımlar (Burs artışları ve MEM kitapları ücretsiz dağıtılması), (her ne kadar, ciddi yapısal reformlar gerekse de vakti gelir inşallah)...
Baş örtüsü ve katsayı...
7bin 297 ARGE projesi...
Kıbrısa 107 km boru hattı...
"Milli Savunma"da TSK gücü ve milli üretimler (Globel Firepower sitesinin yayımladığı listede İsrail'in önünde olan Türkiye dünyada 8. sırada.), (TSK ile ilgili Mete Yarar kesinlikle dinlenmeli.)...
Teknolojik gelişmeler ve yatırımlar (Türk uydusu ve Milli Otomobil çabaları)...
Adalet Reformları...
Turizm Hedefleri...
Kamusal alanda yapılan reformlar ve dahası...
Saymakla bitmeyen bir Türkiye kalkınma ve yatırım haraketi...
Eksikler ve eleştirilecek olanlar da var elbet!.. Allahın izniyle her şeyin zamanı gelecek elbet!
"Hasta Adam" resmen kanser! Sorunları çok ve düzelmesi epey zaman alıyor açıkçası ve bu sorunların çözümü de radikal bazı kararları alacak yeni reformlar uygulayacak yetişmiş kadrolardan geçer!.. Allahın izniyle onlar da olur!.. YA SABIR!..

           ''Peki ne yapacağız! Zalimi bırakalım öldürsün mü!..'' diye sorabilirsiniz de!.. 
Tabii ki hayır!
Biz, devlet değiliz; biz bireyiz! Biz, mazluma, acı çekene el uzatırız daima! Kimimiz yardım için savaşa gider kimimiz geride kalıp ilim tahsil ederiz. Kimimiz hukukçu olur, kimimiz binalar diker. Kimimiz devlet adamı olur kimimiz çöpçü... Biz hep beraber savaştığımız için MÜSLÜMANIZ hepimizin vazifesi farklı ama hepimiz aynı amaç uğruna savaşıyoruz.

           Bizim, güce ihtiyacımız var! Bizim, hakkaniyet ve adalet çerçevesinde onların anlayacağı dilden konuşmaya, ihtiyacımız var!..

           Esas önemlisi ise KAYBETMEMEK İÇİN ÇALIŞMAK ZORUNDAYIZ!..
Hangi alanda olursak olalım birbirimizi destekleyip kaybetmemek için elimizden geleni yapmalıyız!
Biz kaybedersek onlar da kaybeder!..
Onlar kaybederse biz kaybederiz!
"Sahabe Bilinci"ni oturtursak; teslimiyeti tekrar hayatımıza kazandırırsak, her işin en güzelini yapmak bizim elimizde!.. İzin verin, İRADEMİZ VE İMANIMIZ BİZE YOL GÖSTERSİN.

            Tırnaklarımız kanayana kadar yazacağız!..
Kan kusana dek bağıracağız!..
Beynimiz çatlayana dek okuyacağız ve düşüneceğiz!..
KANIMIZIN SON DAMLASINA KADAR İNANCIMIZI KAYBETMEYECEĞİZ VE HAKİKAT İÇİN SAVAŞACAĞIZ!..

             Buradan tüm kazananların adaletinden bıkanlara sesleniyorum!
Size yalvarıyorum!..
Erdoğan'sa Erdoğan!..
Ahmet'se Ahmet!..
Mehmet'se Mehmet!..
Her kim olursa olsun müslümanlara sarılın.
Çok büyük Hatalar yapılabilir önemi yok!..
Kaybetmedik direniyoruz...
Hala dünyanın en büyük kütüphanelerini oluşturabiliriz.
Hala inanılmaz mimariler şahlandırabiliriz.
Hala uçsuz bucaksız okyanusun sonunu görebiliriz.
Hala Mostar Köprüsü'nde zaferi haykırabiliriz.
Hala Batı'yı kendimize hayran bırakabiliriz!
LÜTFEN VE LÜTFEN UMUTLARIMIZI KENDİ ELİMİZLE SÖNDÜRMEYELİM BİZ HALA SAVAŞABİLİRİZ BİZ HALA KAZANABİLİRİZ !
   
                                                                                                                                

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ofis 2015-10-23 12:17:56

Noktalamalara dikkat

Heyecanlı yazıyı keyfince okumak için daha az 3 nokta lütfen

Avatar
Burhaneddin 2015-10-25 00:57:30

Bu güzel yazını tebrik ediyorum. Allah şu üç konuda sana daha da yüksek mertebeler ihsan eylesin: İlim, Takva, Beyan.