Bu başlık altında Seyyid Kutub ve Ali Şeriati gibi alimlerin yanında yazılacaklar belki çok yüzeysel kalacaktır. Lakin bu konuda, ilgili-ilgisiz herkesin bilmesi gereken bazı hususların olduğu da bir gerçek; bu yazı, işte bu yüzden...

İslam dini can çekişiyor... Ekonomik çöküş, ahlaki yozlaşma, Kimlik kaybı, İlimden yoksunluk, Din hakkında bilgisizlik ve daha bir sürü sorun, sıkıntı. Bunlar anlatmakla bitmez herhalde ama derdimiz sorunları dile getirmek değil; bu sorunların kaynağını dile getirmeye çalışmaktır.

Kim inanırdı ki, İslam'ın kalbinin attığı yer, tarihin gördüğü en uygar topluluk, bir gün kapitalizmin zincirlerine vurulacaktı! Kim inanırdı!..

Kapitalizmi, ekonomik bir düşünce sistemi olarak görmek çok büyük bir yanlıştır. Kapitalizm bugün insanların hayatlarının her alanında karşımıza çıkmaktadır. Bunun sebebi ise "kapital ahlak" dediğimiz "etik anlayış"ının benimsenmesidir. Ne yazık ki çoğu insan, bunun farkında bile değil.

Batının insanları sınıflandırması, onları tabakalara yerleştirmesi kapitalist ahlağı meşrulaştırmıştır (!).
Kimisi de liberal kaynakları kullanarak bu düşünceyi desteklemiştir. Kısacası tamamiyle gayri İslami etiğe sahip olan bu düşünce sistemi kesinlikle Müslümanlar tarafından kabul edilemez.

Müslümanlar, yavaşça bu düşüncelerin içine adım attıkça kendi inançlarının ona söylediklerine aldırmaksızın makam mevki para şöhret ve şehvet peşinde koşturunca erdem algısı zihinlerden kayboldu ve Müslümanlar yozlaştı. Bu da dini bazı sıkıntılar ortaya çıkardı.

Dikkat ettiniz mi; az önce edebiyatımızı oluşturan dört anahtar kelime sıralındı yukarıda. Edebiyatla ilgili yapılan eleştiriler de bu yüzdendir ki maalesef haklıdır. Bu konular hakkında yani batının roman, şiir vs. unsurları ile oluşturulmuş bir edebiyatın maalesef "etik yargılarımız"a zarar vereceği kanısındayım.

İnsanlara ''zayıf olan ezilir güçlü olan kazanır'' düşüncesi hissettirilmeden benimsettirildi. Sözüm meclisten dışarıdır; onlar ki artık güç için, mevki için dinlerini satar hale geldiler! Dünyalık olmaya başladılar! Müslümanlar şu ayeti unuttular:

''... Allah katında en değerli olanınız , O'na karşı gelmekten en çok sakınanınzdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.'' (Hucürat 13)

Eskide kalan alimlerin çalışmaları bizi "büyülemiştir" adeta! Çünkü onlar, dünyalık olanın değil, hakikat olanın peşinden gittiklerini ortaya serdiler. Amaçları ve hedefleri doğrultusunda kendilerini hizmet için vakfettiler. Artık bizden hayal kurma yetimizi bile çaldılar. Ne yapmak istediğimizin farkında değiliz ? Hayaller kuramıyoruz. Biraz üflüyoruz-püflüyoruz, bağırıyor, sonra susuyoruz ve kaldığımız yerden devam ediyoruz. İlerleme yok!

Din de bu etik yargılarının kaybolmasıyla Müslümanları hakikati bölme çabasına soktu. Herkes, "kendi inandıkları"nı düşünür ve "kendi inançları"na sarılır hale geldi. Müslümanlar kendi içinde bulundukları kafesi kırmayı değil de kafesin içindeki kardeşiyle savaşır oldular. Yanlışı kendinde ya da zalimde değil hep yanındakinde ve karşısında gördüklerinde buldu. Doğru-düzgün oturup konuşmadı kardeşiyle bile! Hep kavga, hep zarar, hep ziyan...

Korkulan, başa da geldi açıkçası... Müslümanlar, eskiden bazı olaylarda kardeşlerini öldürünce üzülüyorlardı; bir takım sıkıntılar çekiliyordu. Artık o da kalmadı! Çok rahat bir şekilde kardeş katleder olduk!

Sonra bizim olanı elimizden zorlanmadan almaya başladı bu veba. Hem de alenen ulu orta aldı gitti... Hiçbir şey yapamadık... Yapamıyor olmaktan da üzülmedik. Yine birbirimize attık suçu ve kavga devam etti.

Kendi adamlarını ve pazarlarını oluşturan kapitalizm, artık ekonomiyi de tamamen ele geçirmişti. Düşmanıyla değil de kardeşiyle savaşan bu topluluğu kandırmak çok zor olmasa gerek!...

En kötüsü de benliğimizi kaybettik... Bu, en başta olan şeydi aslında! Geçmişimizden ders almamak, kör taassuba sarılmak ve "ben kimim" sorusuna cevap verememek her şeyin başlangıcıydı aslında...

Ne mi yapacağız! Yapacağımız şey aslında çok basit; kim olduğumuzu hatırlamak ve hatırlatmak! Kardeşimize sarılmak! Kim ne düşünüyor olursa olsun "Şehadet" getirene "Kardeşimiz" demek! Nereden gelirsek gelelim "Biz Müslümanız ve "BİR"iz dedikçe ve Cenab-ı Hakk'ın da yardımıyla önümüzde kim durursa dursun YIKIP GEÇERİZ!

                                                                                                                                                                                                                                                     

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.