Felsefe, toplumlarca çok komik tanımlara maruz kalmış bir alandır.

Özellikle ülkemizde ''felsefe mi saçma sapan bir şey'', '' İslamda felsefe olmaz'' tarzında söylemler yaygın durumda. Bu durum, insanımızın düşünce sistemine de zarar verdiği için, bunun üzerine de düşünmek gerek.

Genelde felsefe ismi zikredilince akla ilk antik yunan felsefesi gelir. Yunan felsefesi sadece felsefenin bir bölümünü ihtiva etmektedir.

Felsefe düşünme üzerine metot geliştirme, evrende var olan veya var olduğu edilen her şey üzerine hakikati bulma çabasıdır. Hakikat kelimesinin olduğu bir düşünce sistemi için nasıl "islamla alakası yok" denilebilir. Şansız olduğumuz kısım islam felsefesi emevi döneminde bazı siyasi oluşumları desteklemek için bazı mezheplere bulaşmıştır bu da islam felsefesi konusunda bazı olumsuz düşünceleri doğurmuştur. Bu yaklaşımın izleri hala günümüzde hissedilmektedir.

İslam dünyasının ciddi bir sıkıntısı da körü körüne bağlanmak ve kendini aciz hissetmek olsa gerek. Bazı ilim adamları oluşturduğu cemaat ve grupta öğrencilerine adeta ben çok ilim sahibiyim çok mübarek adamım tarzı söylemlerle onları kendine bağlayıp istediği düşünceyi dayatabiliyorlar. Bunların sayısı da ciddi bir boyutta açıkçası.

Mümin kişi de kendini aciz hissedip "Ben Kur'anı, sünneti anlayamam... Ben alim değilim; alim olanın dediklerini yapmalıyım" tarzında ve içinden çıkılmaz bir "düşünce"de kıstırılmış durumda.

Alim kişi elbette ilim konusunda daha ileri bir seviyededir fakat bu durumun insanların düşünce sistemini kilitlemesi çok ciddi bir sıkıntı doğurmaktadır.
Alim, müçtehit, tarikat, mürit hangi kavram olursa olsun bu kavramların doğrudan körü körüne bağlı olacağı tek bir kavram vardır o da Kur'an ve onun Peygamber'idir.

Herkesin, Kur'an ve Peygamber'in kesin belirttiği hususların dışında görüş bildirme hakkı vardır. İşte, İslam Felsefesi tam bu noktada devreye girmektedir; "Ben alim değilim konuşamam" tarzı bir söylem, kişiyi yozlaştırır, basit bırakır.

Bir konuda bilgi sahibi olmadan elbette konuşulmaz; araştırılır, tartışılır, okunur, yazılır-çizilir, hakikat aranır ve verilen hükümler de hemen yanlışlanmaz. Kaynağı araştırılır. İşte bu noktada bize İslam felsefesi yardımcı olmaktadır.

Düşünme sistemimizde metot geliştirmek için, tartışmalarımızda bir üslup belirlemek, araştırmalarımızda tutarlı ve yöntemli olmak için kendi düşünce sistemimize yani Kur'an ve Sünnet ışığında  yoğrulmuş bir İslam felsefesine ihtiyacımız vardır.
Tabii bazı şahısların yaptığı yanlışı tekrarlamamız önemlidir. Bu yanlışların başında yer alan da herhalde Kur'an ve Sünnet'te açıkça belirtilen hususlar üzerine iman sıkıntısıdır.
Kur'an'da, net hükümlere karşı alınan tavırlar son derece yanlıştır.
Bu hudut doğrultusunda hareket etmek son derece önemlidir yoksa ortaya konulan herhangi bir düşünce, gayri İslami boyuta taşınacaktır.

Bir de "Kelam İlmi" boyutu var tabii ki.
Ne yazık ki Kelam ilmiyle, İslam felsefesi karıştırılmaktadır. Kelam ilmi, bahsi geçen sahabe döneminde bazı inanç boyutunda yaşanan sıkıntıları gidermek için doğmuştur. Felsefe ile karıştırılmaması gerekmektedir; iki ilim de farklı alanlar için vardır ve gerekliliğini sürdürmektedir.

Felsefe sadece, tanrı veya kader varlığını sorgulamak demek değildir. Düşünce sistemimize her alana yeni bir boyut kazandırmak için vardır.
Özellikle düşünceye saygı duyma konusunda ciddi bir sıkıntı çekmekteyiz. Örneğin şu an kaleme alınan bu yazıda, hatalar olabilir, tutarsızlıklar, yanlış bilgiler de olabilir, herkes bu tarz hatalar yapabilir.

Bir yazı okurken savunulan düşünceye "Hadi oradan!.. Saçma-sapan konuşma!.." demekle, "Bence yanlış bir düşünce" demek arasında çok ciddi bir fark vardır.
Her türlü düşünceye karşı sakin, güzel bir üslüpla ve rasyonel cevap çok önemlidir.
Böylelikle, hem düşünceyi savunan kişi, yanlışını anlama konusunda pozitif bir durumda olacaktır hem de konu üzerinde tartışma daha sağlam temeller üzerine oturacaktır.

Düşünceye verilen önem arttıkça milletlerin refah seviyesi de artacaktır.
İşte bu yüzden, "İslam Düşüncesi"ni geliştirmemiz için kendi felsefi metodumuza ihtiyaç duymaktayız.

                                                                                                                                                                                                                                          

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.