AbdülkadirKaraca

M. Kemal’le haşrolmak en büyük arzusu...

Ulvi Alacakaptan’ı ben çocukluğumdan beri tanırım; fakat o beni pek tanımaz imiş bugün farkettim.

Şimdilerde fetoşist dediği hilal tv’de bolca program icra etmiştir o meseleye sonra gelelim.

İnsan, herşey bilmek zorunda değil ama en azından haddini hududunu, kiminle ne konuştuğunu bilmelidir ki sonradan yüzü kızarmasın.

Ben şimdi kalksam desem ki ey Ulvi bey!.. sen var ya sen tiyatrodan hiç anlamazsın. Batıdan oyun getirsek pamuk prensesin 6. Cücesi, doğudan oyun getirsek beberuhi bile olamazsın. Sen ki sanatın en sığ sularında biten yeşil renkli yosunların ve yeşil sermayeli tosunların hayatımıza bıraktığı güya tiyatrocusun 

Böyle zırvalar etsem mesela… 

ne der ulvi bey!

Höst yahu son tahlilde kırk yılını tiyatroya vermiş, Dünyayı adım adım tiyatro için gezmiş, islami tiyatroda en ön safta durmuş bir sürü baskıya göğüs germiş bir tiyatro neferiyim der.

haklıdır da… 

işte ulvi alacakaptan pervasızlığı budur ki hafız ve ilahiyat mezunu beni din cahili olmakla suçlar.

98 yılında henüz 13 yaşında bir çocukken dinlerarası diyalog diye bir saçmalık olamaz diyerek tek başına fetoşa savaş açan beni fetullahçılıkla suçlar.

yıllaryılı fetoya karşı savaşımı herkes bilir.

bir kişi kalkıp Abdülkadir Karaca'nın ağzından fetullah gülenle ilgili tek iyi söz duydum derse ben ulvi beyin ayaklarını öpmeye razıyım.

Tanrı Allah ayrımına gelirsek ulvi beyin kendi ifadesi ile solculuktan dönme islami şuuru bu kelimelerin mahiyetini kavramaktan ve benim söylediğim sözün özünü anlamaktan neden uzaktır anlamış değilim.

Allah’ın ve Allah’ın sözü olan Kur’an’ın rehberliğinden ayrılıp kendince gaddar bir tanrı oluşturup yalan yanlış sözleri Allah’a ve peygamberimize isnad ederek oluşturulan bir akımı ve bu akımın öncüsü belli tür kasetleri ile popüler bir şahsı, ulvi beyin koruması konusunda şaşkınım.

ulvi beyden tiyatro dersi alabilirim çünkü o konuda ustadır ama din konusunda ikimiz konuşacaksak ulvi bey ancak dinleyici ve talep edici olabilir.

Son olarak hem benim hem de 40 yıllık imam ve kuran öğreticisi feyyaz inançın profillerini kurcalayarak acaba çamur atacak ne bulurum derdine düşen ve toplumdaki ulvi inancı geçmişte yaptığı bu hareketlerle zaten ziyadesi ile zarar görmüş olan ulvi beye bu yazının sonunda yüzünün aldığı alaca rengi de hayal ederek sanat hayatında başarılar diliyorum.

umarım birgün telefonda veyahut yüzyüze centilmence tartışma fırsatı buluruz

:

Ulvi Alacakaptan, dikGAZETE.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir