Hristiyanlık 2 milyar 200 bin mensubuyla dünyada dinler arasında 1. sırada yer almaktadır. Tarihte çok ciddi bir yeri olan Hristiyanlık tarihi hakkında yetersiz bilgi sahibi oluşumuz uluslararası politikada, turizimde, uluslararası ticarette ve bir çok alanda iletişim sıkıntısı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sıkıntıları bir nebze olsun gidermek için Hristiyanlık dini hakkında temel bazı bilgiler vermektir amacım ve bu bilgilerin önemli olduğunu düşünerek bu yazıyı kaleme alıyorum.

                                               HZ. İSA ÇARMIHA GERİLDİ Mİ ?

            Aslında bu başlığın cevabını yüce Allah Kuran-ı Kerimde şöyle veriyor: ''Bir de inkâr etmeleri ve (babasız çocuk doğurması üzerine) Meryem’e karşı büyük bir iftirâ söylemeleri ve: “Doğrusu biz, Allah’ın elçisi Meryemoğlu İsa Mesih’i öldürdük” demeleri sebebiyle (onlara lâ‘net ettik). Hâlbuki onu ne öldürdüler, ne de onu astılar; fakat (öldürdükleri kişi) kendilerine, ona (İsa’ya) benzer gösterildi.” (Nisa, 156-157).

           Biz yine de bu olayı İslami kaynakların dışında değerlendirelim. Markos, Matta ve Luka İncillerinde Hz. İsa'nın çarmıhının (İncildeki adıyla) Sireneli Simun'un taşıdığı belirtilmektedir. Lakin Yuhanna İncilinde, çarmıhı Hz. İsa'nın taşıdığı yer almaktadır.(Bu dört İncil arasındaki ihtilafa daha sonra değineceğiz) Eskiden yazılmış fakat sonradan ortaya çıkan birçok İncilde görülüyor ki Hz. İsa çarmıhı taşıyamayacak kadar çelimsiz birisiydi ve çarmıhı taşıyan havarisinin yüzü bir anda oradaki kalabalığa Hz. İsa gibi göründü. Bir rivayet bu yönde, diğer bir rivayet ise çarmıhı taşıyan kişinin Hz. İsa'yı ihbar eden kişi olduğudur. Hatta bazı Hristiyan kaynaklarda ise Hz. İsa o kalabalıktan kurtulup Magdalalı Meryem ile Kudüs'e gittiği ve orada Sarah adlı bir çocukları olduğu bile mevcuttur.

                                           MASAYA VURULMA MESELESİ

           Öncelikle hayatımda bu kadar komik bir hurafe işitmediğimi söylemek istiyorum. Milyarlarca insanın dini inançlarını kaideler halinde belirleyecek kitabın masaya vurularak seçildiği iddia ediliyorsa bu hurafeyi uydurana "Allah akıl fikir versin!.." demek istiyorum.

           İlk İncili yazan kişinin adı Pavlus'tu. Peki kim bu Pavlus?

           Pavlus, Nasrani olmadan önceki adıyla Saul, sağlam bir Yahudiydi. Bu anlattıklarımız, Pavlus'un ağzındandır. Hz. İsa'nın yeni bir dinden bahsettiğini öğrenince hemen bir orduyla Hz. İsa'nın bulunduğu yere doğru yol aldı. Yolculuk esnasında, çölü geçerken deveden düşen Pavlus, Hz. İsa'yı gördü ve Hz. İsa ona şöyle bir soru sordu: '' Ey kulum! Beni neden öldürmeye geliyorsun ?'' Bu mucize(!) üzerine Saul, savaşa değil Hz. İsa ile görüşmeye gitti. Oraya vardığında Petrus'la görüşen Saul, dinle ilgili bilgileri ondan aldıktan sonra Hristiyan oldu. Daha sonraları İlk İncil olan "Markos İncili"ni yazan Pavlus, kendinden sonra yazılacak olan Matta ve Luka İncillerini de çok ciddi etkilemiştir. Hatta bu iki İncil'de de yüzde seksen civarı Markos'a benzer olaylar ve fikirler anlatılır. Bundan dolayı Matta, Luka ve Markos İncilleri'ne ''Sinoptik İncil'' (Eş görünümlü) denmiştir.
            Pavlus, hayatında Hz. İsa ile hiç konuşmamıştır. Böyle birisinin "İlk İncil"i yazması ve kendinden sonra iki İncili de ciddi etkilemesi düşündürücü bir durumdur. Lakin son yazılan İncil olan Yuhanna İncili bu üç İncilden tamamiyle farklıdır. Markos, Matta ve Luka da Hz. İsa'nın "Allah'ın oğlu" olduğuna dair birkaç küçük atıf bulunmaktadır. İş, Yuhanna'ya gelince durum çok değişmiştir. Markos, Luka ve Matta'da eski kıssalar anlatılırken artık Yuhanna İncilinde sürekli "Hristiyanlık Felsefesi" ön plana çıkmaya başlamıştır. Bu felsefenin de temelinde Hz. İsa'nın ''Tanrının oğlu'' olduğu görüşü bulunmaktadır
. Çok sık bir şekilde "Hz. İsa Tanrının oğludur" görüşü dile getirilmiştir.

         Daha sonraki yıllarda ve öncesinde bir yığın İncil yazıldı. Bu İncil karmaşası içinde, kaos içinde olan Doğu Bizans, Paganizm'in son yıllarını yaşıyordu. Ülkesini Hristiyanlığa karşı kaybeden İmparator Konstantin, bir konsil kurulmasını ve Hristiyanlık ile ilgili tartışmaların giderilip ülkenin parçalanmasının önüne geçmek istedi. Bu Konsil'de Hz. İsa ile ilgili çok ciddi felsefi tartışmalar yaşandı. Arius gibi "Teslis"e karşı çıkan teologların olduğu bu konsilde Markos, Matta, Luka ve Yuhanna İncilleri kabul edildi.Tarihe adını İznik Konsili diye kazıyan bu konsilde Arius ve bu dört incilin dışındaki tüm İnciller reddedildi. Tarih boyunca yazılmış bir yığın incil tespit edildikten sonra ya yok edildi ya da özel arşivlerinde saklandı.

                                                 MONOFİZİT VE DİOFİZİT 

          451 yılında bugünkü Kadıköy'de bir konsil daha toplandı. Bu konsilde Hz. İsa hakkında çok önemli kararlar alınmıştır. Monofizitçiler bu alınan kararlar sonrası kendi kiliselerini kurmuşlardır. Monofizitçiler Hz. İsa'nın ilahi ve insanî yapısının bir bütün olduğunu savunup Hz. Meryem'den "Tanrısal vasıflarla" doğduğunu ileri sürmüşlerdir. Lakin buna zıt olan Diofizitçiler Hz. İsa'nın 30 yaşından sonra insanî yapısının tanrısal yapısıyla bir olduğu görüşündedirler. Ermeni, Süryani, Mısır ve Şam'da bulunan Hristiyan kiliseler monofizit görüşünü destekleyip kendi Ortodoks kiliselerini kurmuşlardır.          

                                                                                                                                             
                                                                                                                                               

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir