Günlük hayatın içerisinde, birçok olayla karşılaşmak mümkün.

Önemli olan, bu kargaşada ‘seçici’ olmak.

Bunu nasıl başaracağız?

Kişisel menfaat, kin ve nefret gütmeden, Hazreti Mevlâna’nın işaret ettiği, ya olduğumuz gibi görünerek, ya da göründüğümüz gibi olarak.

Bu da ancak Kur’an ve Sünneti rehber edinmekle mümkün.

Tüm bunları dillendirmekte amacımız, siz değerli okuyucularımızla sohbet havasına bürüdüğümüz yazılarımızda duyduğumuz heyecan.

Sonuçlarını gördükçe, bu heyecanın katsayısı daha da artmakta.

Bunu, Allah (c.c) bildiğini, kuldan esirgemeyerek başarıyoruz, elhamdülillah… 

KALİTELİ HAYAT İÇİN!..

Her Pazar günü olduğu gibi, bugün de yazımızın konusu engelliler ve spor.

Her hafta engel tanımayan sporcuların hayatlarını bu satırlara yansıtmak ayrı bir keyif.

Hayatla barışık olmalarına katkı sağlıyor ise, o heyecan daha da artıyor.

Spor/egzersiz sadece onların kaliteli bir hayat sürdürebilmeleri için bir araç.

Bu meşakkatin karşılığı/mükâfatı, dünya ve ebediyette katlanırken, çorbada tuz misali, sürece bizim de katkımızı görmekten daha mutlu edici ne olabilir ki?

Zihinsel, bedensel, görme veya işitme.

Engel grubu ne olursa olsun, geride bırakılan zaman diliminde sayıları her geçen gün artan engelli bireylerin, ortak yaşamanın bir parçası olduğunu asla unutulmamalı.

Yapılması gereken mi?

Ülke değerleriyle bağdaşan sosyal ve sportif aktivitelerde daha çok engelli vatandaşımızın katılımcı olmasını sağlamak…

ENGELLİLERİ ÖTEKİLEŞTİRMEK Mİ!

Engelliler parkı, engelli toplu taşıma aracı, engelliler alışveriş merkezi, engelliler spor salonu…

Bu tür tanımlar, engelli bireyleri ötekileştirmekten başka manaya gelmemekte.

Tanım ve uygulamalarda olması gereken, süreci ‘uygun’ kelimesiyle özleştirmek.

Diğer bir ifadeyle parkı, aracı, alışveriş merkezlerini, erişim ve iletişimi diğer unsurlarıyla birlikte engellilere uygun hale getirmek.

Spor alanlarının diğerlerinden farklı değil. Yakın bir geçmişe sahip olmasına rağmen, engelli sporcularımız elde ettiği sportif başarılarla ülkemizin gurur kaynağı olmaları temelinde, kendilerine sağlanan imkân ve güven var…

KIŞ OLİMPİYATLARI VE REKORTMENİMİZ

Güney Kore’de önceki gün başlayan 23. Kış Olimpiyat Oyunları'na tarihinde ilk defa sekiz sporcuyla katılıyoruz.

Oyunlar tarihinde, 45 ülke madalya elde ederken bugüne kadar Türkiye’nin hiç madalya kazanamamış olması, oldukça düşündürücü!

Elbette katılımcı olmak kadar, başarı sağlamak da ayrı bir önem sahip.

Peki, bu başarının yolu nereden geçiyor? İşte size Olimpiyat Şampiyonu İşitme Engelli Hentbol, Futbol, Basketbol takımlarımız.

İşte size, geçtiğimiz günlerde umreye uğurlanan son Avrupa Şampiyonu Ampute Futbol Takımı.

Norveçli 37 yaşındaki sporcu Marit Bjoergen, Kış Olimpiyatlarında 11’inci madalyasını elde ederken, sakın ola ki birileri ‘devşirme’ sporcu safsatasına kapılmasın.

O yanlışa düşen olursa, ben de size 7 Dünya, 8 Avrupa Şampiyonu işitme engelli sporcuyu hatırlatırım.

Bu da demek oluyor ki, engelliler için spor, gerek tedavi, gerekse sportif başarı açısından ihmal edilemeyecek kadar önemli.

Bu onuru yaşayan ve yaşatanları tebrik ederiz… 

:

Ahmet Gülümseyen, dikGAZETE.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir