});

Kur’an'da "Zülkarneyn" bahsinde de geçen "Güneşin doğduğu ve battığı yer" kavramlarının bizim hissi dünyamızdaki yerleri, umutların doğuşunu/ yükselişini ve sönüşünü/ batışını tarif etmektedir.

Yeni bir umut ile başlanılan her süreçte, bir Güneşin doğuş ve batış hikâyesi vardır.

Hissi dünyamızda Güneş'in doğduğu yer, bir bakıma umutların başladığı yerdir.

Güneşin en tepede olduğu yer ise umutların gerçekleşeceğine dair beklentimizin en yüksek olduğu noktadır.

Güneş, zirve noktaya çıktıktan sonra batışa doğru bir seyir izleyecektir; umutların tükenmeye /azalmaya başlayacağı süreç de böyle başlamaktadır.

Bizler bu sürecin başından sonuna kadar Güneşi takip edebiliyor muyuz!

Güneşin doğduğu yerde başlamıştık ve yükselmesini bekledik, daha sonra batışını takip ettik.

Fakat "Güneşin battığı" o son noktaya kadar varamadan pes etmiştik; belki de zafer, o batış noktasında gerçekleşecekti.

***

...Ve biz o "Güneşin batışı"na yetişememiştik; tüm umutlarımızı kararan güne kurban etmiştik.

Geceden hesap sorarcasına gökyüzüne bakıyorduk ki işte o an parıldayan bir Hilâl görmüştük...

Arkasında binlerce Yıldız ile bekleyen o Hilâl, bize Güneşin halen var olduğunu beyan etmekteydi.

Artık emindik ki yarın Güneş tekrar doğacak, umutlarımız yeniden yeşerecek ve biz bu sefer, Güneş'in battığı o son noktaya kadar gideceğiz…

.

Cengiz Han Güven, dikGAZETE.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir