});
05 Aralık 2016 Pazartesi 14:52
25 Okunma
Yasin Börü davası 28 Aralık'a ertelendi

ANKARA

Diyarbakır'da 6-7 Ekim 2014'te, Kobani (Ayn el-Arap) bahanesiyle gerçekleştirilen izinsiz gösterilerde Yasin Börü, Ahmet Dakak, Riyat Güneş ve Hasan Gökguz'un öldürülmesiyle ilgili 41 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Güvenlik gerekçesiyle Diyarbakır'dan Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine nakledilen davanın duruşmasına tutuklu 20 sanık, şikayetçiler ve tarafların avukatları katıldı. Tutuksuz dört sanıkla, Diyarbakır ve Ceylanpınar'daki mahkemelerden telekonferans sistemiyle bağlantı kurulan duruşmada, müdahil Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının avukatı da hazır bulundu.

Duruşmada, hakkında yakalama emri bulunan, suça sürüklenen çocuk Y.O'nun yakalandığı ve tutuklandığı, bazı tanıkların ifadelerinin ise Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesince alınarak gönderildiği belirtildi.

Son celsenin ara kararı uyarınca suça sürüklenen çocuklar M.İ, F.K, A.K. ve M.D. ile sanıklar Ferdi Gül, Cevher Türk ve Ahmet Selçuk'un teşhise elverişli fotoğraflarının temin edilerek, bilirkişiye verildiği kaydedilen duruşmada, dosyadaki görüntülerle fotoğrafları karşılaştıran bilirkişinin, M.İ. için "muhtemel tanımlama", suça sürüklenen diğer çocuklar yönünden ise "eşkal mukayeseleri belirlemedi" raporu verdiği tutanağa geçirildi.

Mahkeme heyeti, daha sonra taraf avukatları ile sanıkların beyanlarını dinledi.

Tutuklu sanıkların avukatları, dosyada delillerin yetersiz olduğunu, dosyanın Mecnun Akkoyun ve Sedat Çoban ile gizli tanıkların ifadelerine dayandığını, bu ifadelerin de sağlıksız olduğunu öne sürerek, müvekkillerinin tahliyesini istedi.

Tutuklu sanık Sedat Çoban, soruşturmayı yürüten savcının tutuklandığını belirterek, bu konunun değerlendirilmesini talep etti.

"Sadece bu çocuklara değil, insanlığa saldırdılar"

Mağdur avukatlarından Hasan Bozdaş söz alarak, adli kontrol kararlarını ihlal eden suça sürüklenen çocuk A.K. ile hakkında delil durumu değişen Rıdvan Baş'ın tutuklanmalarını talep etti.

Avukat Murat Sadak da HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve diğer bazı HDP'liler hakkında soruşturma ve tutuklamalar yapıldığını belirterek, bu dosyalarda, dava konusu cinayetlerle ilgili bilgi ve belge olup olmadığının sorulması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasını istedi.

Avukat Gülden Sönmez de yardım dağıtmaya çalışan gençlerin öldürülmesiyle, sadece ailelerin evlatlarını kaybetmediğini, tüm insanlığın ortak değerlerinin zarar gördüğünü belirtti.

Sönmez, "Onlar sadece yardım dağıtmaya gitmişlerdi. Sadece bu çocuklara değil, insanlığa saldırdılar. Sanıklardan biri Kürt oldukları için yargılandıkları yönünde beyanda bulundu. Oysa bu katliamın emrini veren, bu suçu bizzat işleyen herkes esasen Kürtlere karşı bir suç işlemiştir. Hatta bu suç sadece Kürtlere karşı değil tüm Türkiye halklarına karşı işlenmiştir" diye konuştu.

Cumhuriyet Savcısı Ayhan Çelik, üzerilerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, delil durumu, kaçma şüphesi gibi gerekçelerle tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamına, yakalanamayan sanıkların yakalanmalarının beklenmesine karar verilmesini istedi.

Eksikliklerin gelecek duruşmaya kadar giderilmesi halinde varsa soruşturmanın genişletilmesi yönündeki taleplerin bildirilmesini isteyen Çelik, bu yönde talep olmaması durumunda, esas hakkındaki görüşünü açıklaması için dosyanın savcılığa verilmesi talebinde bulundu.

Beyanların dinlenmesinin ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar ve suça sürüklenen çocukların tutukluluklarının devamına, yakalanamayan 3 sanık hakkındaki yakalama emirlerinin infazının beklenmesine karar verdi.

Duruşma, eksikliklerin giderilmesi için 28 Aralık 2016'ya ertelendi.

Adliye önünde basın açıklaması

Öte yandan, duruşmadan önce adliye önünde toplanan mağdur yakınları ve İHH İnsani Yardım Vakfı üyelerinin de aralarında bulunduğu grup adına bir açıklama yapıldı. İHH Ankara Sorumlusu Mustafa Sinan, Yasin Börü ve arkadaşlarının şehit edilmesiyle ilgili davanın tüm duruşmalarını yakından takip ettiklerini, bundan sonra da davanın takipçisi olacaklarını söyledi.

Şehitler adına Bangladeş'te ihtiyaç sahipleri için su kuyuları açtırdıklarını belirten Sinan, "İHH olarak zalime karşı mazlumun yanında yer alıyoruz, bu duruşumuzu sürdüreceğiz. Filistin, Suriye ve Irak'taki tüm soykırımları lanetliyoruz. Türkiye'deki tüm Müslüman kardeşlerimiz onların yanında. Bizler bir araya gelirsek üzerimizdeki zulmü bertaraf edebiliriz. Tüm dünya bunu görecek." diye konuştu.

Açıklamanın ardından vakfın Bangladeş'te açtırdığı su kuyularının fotoğrafları, Yasin Börü'nün babası Fikri Börü ve diğer mağdur yakınlarına takdim edildi.

İddianame

İddianamede Yusuf Er, Yasin Börü, Ahmet Dakak, Riyat Güneş ve Hasan Gökguz'un 7 Ekim 2014'te, Diyarbakır'da terör örgütü PKK/KCK mensuplarınca, "DEAŞ üyesi oldukları" iddiasıyla saldırıya uğradığı belirtiliyor.

Maktuller ile olayda yaralanan Er'in, saldırı üzerine Bağlar semtinde bir daireye sığındıkları, eylemi gerçekleştiren grubun binanın çevresini sardığı ve bu kişileri aramaya başladığı aktarılan iddianamede, eylemcilerin, Er ile maktullerin 5 numaralı dairede olduğunu anlamaları üzerine bir kişinin mutfak balkonundan daireye girdiği ve içeridekilere silahla ateş etmeye başladığı kaydediliyor.

Silahlı kişinin kapıyı açarak, grubun diğer üyelerini de eve aldığı, eylemcilerin ikametgaha sığınanları linç ederek, ateşli ve delici silahlarla yaralayıp üçüncü kattaki camdan aşağı attıkları, birini de sürükleyerek binadan dışarı çıkardıkları anlatılan iddianamede, aşağı atılan ve can çekişen maktullere sopa, taş ve tekmeyle saldırıya devam edildiği aktarılıyor.

Olayda Er dışındakilerin öldüğü, ikametgahın tuvaletine sığınan ve bir süre fark edilmeyen Er'in daha sonra bulunduğu, darbedilerek ve kesici aletle yaralanarak buradan çıkarıldığı, ancak Er'in sanıkların elinden kaçmayı başardığı ve 500 metre kadar gittikten sonra bayıldığı da iddianamede yer alıyor.

Sanıkların, dört maktulü "canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme" suçundan dörder, "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçundan birer olmak üzere, beşer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları isteniyor. İddianamede sanıkların, Er'in yaralanmasına ilişkin de ayrıca cezalandırılmaları talep ediliyor.

Diyarbakır'daki izinsiz gösterilerde Börü, Dakak, Güneş ve Gökguz'un öldürülmesiyle ilgili Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde 17'si tutuklu 34 sanık yargılanırken, Yargıtay 5. Ceza Dairesi, aynı suçlamalarla ilgili suça sürüklenen 7 çocuk hakkında, çocuk ağır ceza mahkemesinde açılan iki davanın bu davayla birleştirilmesine karar verdi. Böylece davada toplam yargılanan kişi sayısı 21'i tutuklu olmak üzere 41'e yükseldi.

Muhabir: Barış Kılıç, Serdar Açıl

dikGAZETE.com
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.