});
12 Haziran 2017 Pazartesi 17:17
15 Okunma
FETÖ'cü üsteğmenin benzetmesine şehit yakınlarından tepki

ANKARA

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Genelkurmay Karargahında yaşanan eylemlere ilişkin, aralarında sözde Yurtta Sulh Konseyi üyelerinin de yer aldığı 221 sanığın yargılandığı davanın Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları kampüsündeki salonda görülen duruşmasına tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ve tarafların avukatları katıldı.

  • Darbe planlayıcıları hakim karşısında
  • Darbe girişiminin çatı iddianamesi
  • 'Odamdan çıkmadım' diyen FETÖ'cü üsteğmen darbecilere silah taşımış

Darbe faaliyetlerini silahlı olarak sürdürmüş

İddianamede, olay günü görevli olmadığı halde Genelkurmay Karargahı'na saat 02.00 sıralarında helikopterle giderek gece boyunca karargahın işgaline yönelik darbe faaliyetlerini silahlı olarak sürdürdüğü belirtilen tutuklu sanıklardan eski Kadir Üsteğmen Bozan, hakkındaki iddiaları reddetti.

(1) Eski Üsteğmen Kadir Bozan

Kalkışmadan saat 23.00 civarı haberdar olduğunu, birliğinde bulunduğu süre içinde hiçbir yasa dışı olaya karışmadığını ileri süren Bozan, karargahtaki komutanın Genelkurmay Başkanlığında olduğunu düşündüğü için güvenlik gerekçesiyle emre itaat ederek buraya gittiğini ileri sürdü. Bozan, helikoptere binenlerin hücum yelekli ve silahlı olması istendiği için bu şekilde helikoptere bindiğini söyledi.

"Emniyet için götürülen malzemelerin bir noktadan bir noktaya taşınmasına yardımcı oldum. Başka bir şey yapmadım." savunmasını yapan Bozan, sıkıyönetimin ne zaman biteceğini sorduğu çevredeki rütbeli personelin de bir şeyden haberi olmadığını söylediğini aktardı.

(3) Eski Üsteğmen Kadir Bozan

İşkence iddialarına tepki

Bozan'ın, savunması sırasında işkenceye uğradığını iddia etmesi, gazi ve şehit yakınlarının tepkisine neden oldu. Mahkeme Başkanı Oğuz Dik, sanığa bu yöndeki şikayetleriyle ilgili dava açabileceğini söyledi.

Tepki çeken "Dreyfus" savunması

Sanık Kadir Bozan, savunmasının sonunda kendisini, Fransa'da 1894 yılında haksız yere casuslukla suçlanarak vatan haini ilan edilen ve 12 yıllık yargılamalar sonunda aklanan Yüzbaşı Alfred Dreyfus'a benzetti.

Tarihte "Dreyfus olayı" olarak anılan gelişmeleri anlatan sanık Bozan, Dreyfus'un durumunu kamuoyuna taşıyan ünlü Fransız Yazar Emile Zola'nın yazısından da alıntı yaptı.

Bozan'ın, "O zamanın Dreyfus'u biz ve bizim gibiler. Sizden de istediğim bu devrin Emile Zola'sı olmanız. O, Fransa'nın kaderini değiştirdi, siz de Türkiye'nin kederini değiştirin. Radikal adımları atarak, geleceğe ışık tutun. Canınızı bile ortaya koymaktan çekinmeyecek bir hukuk insanı olduğunuza inanıyorum. Devir değişir." şeklindeki sözlerine şehit ve gazi yakınları tepki gösterdi. Başkan Oğuz Dik de "Ben kabul etmiyorum" zaten dedi.

Bozan'ın savunmasının sonunda, bazı sanıklar ve avukatlarının alkışlaması üzerine şehit ve gazi yakınları, bu kez de "Neyi alkışlıyorsunuz, Allahsız kitapsızlar, FETÖ'nün köpekleri" diyerek tepki gösterdi.

Çapraz sorgu

Savunmasının ardından sanık Bozan'ın çapraz sorgusuna geçildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Avukatı Hüseyin Aydın, sorularının ardından Bozan'ın "Dreyfus"lu savunmasına istinaden, "Ben de sözlerimi Emile Zola ile sonlandırıyorum. (Gerçek yürüyor bunu hiçbir güç durduramaz). Ne Fetullahçı çete, ne de arkasındaki emperyalist güçler." dedi.

"Rambo musunuz ki az kişiyle gidiyorsunuz"

Bir kısım şehit yakınları ve gazilerin avukatı Fatih Atalay ise Bozan'a, "Koskoca Genelkurmay Başkanlığını 10-20 kişi mi kurtaracak, Rambo musunuz ki az kişiyle gidiyorsunuz? Hiç aklınıza gelmedi mi darbe girişimi olduğu?" diye sordu. Bozan da "Sayın avukat, etrafımda Rambo görseydim onları gönderirdim zaten." diye karşılık verdi.

"Hakimlerin Zola değil Hz. Ömer olmasını istiyoruz"

Atalay, sözünü tamamlarken ise "Emile Zola'dan bahsettiniz. 'Oğuz Dik'in Emile Zola olmasını istiyoruz' dediniz. Ben, Oğuz Dik'in ve tüm hakimlerin Emile Zola değil Hz. Ömer adaletiyle hak isteyene hakkını vermelerini, baş isteyenin başını kesmelerini istiyorum." diye konuştu.

Dreyfus olayı

Tarihte "Dreyfus olayı" olarak bilinen olayda, Fransız ordusunda görevli Yüzbaşı Alfred Dreyfus, 1894'te, Alman Askeri Ataşesi Von Schwartzkoppen'e bazı gizli askeri belgeleri gönderdiği gerekçesiyle tutuklandı.

Tutuklanmasından 4 yıl sonra 13 Ocak tarihli L'Aurore gazetesi, ünlü yazar Emile Zola'nın ilk sayfayı kaplayan makalesi ile yayımlandı. "J'accuse! / İtham Ediyorum!" başlıklı makalede Zola, Yüzbaşının masumiyetini savundu, genelkurmayı ve yargıçları suçlayarak yeniden yargılama istedi.

Haksız yere casuslukla itham edilen ve müebbet hapse mahkum olan Dreyfus, 1906'da yeniden yargılanarak aklandı.

Muhabir: Aylin Sırıklı-Ertuğrul Subaşı-Ferdi Türkten

dikGAZETE.com
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.