Bir uzvu eksik veya tam işlevini yerine getiremeyen kardeşlerimizin spor yapıp yapmama tartışmaları bir yana, önce engellileri aşmaları ve devamında, hayatla barışık olmaya başlayıp, sportif başarılarıyla zirve yapmaları bizleri de araştırmaya teşvik ediyor.

Öyle ya, başarılarda tesadüfe yer yok ve her başarının ardında, süreci özetleyen bir hayat hikâyesi yatıyor ise, önce kalbi duygularla takdir edip alkışlamak, sonrasında ise ayrıntılarını dinleyip kamuoyuyla paylaşmak, yetmez, ilgililere mesaj verme görev ve sorumluluğu bize düşmekte...

Akla hemen şu soru gelebilir; Uzakdoğu /savunma sporları diye adlandırılan branşlarda ilk akla sertlik ve sakatlık gelebilir ama, bizzat bu branşı aktif olarak yapmasam da, sporun yirmi yılı aşkın sürecinde bu branşlarla ilgili gözlemlerimiz ve bu camia içesinde yer alan arkadaşlarımız / sporcularla zaman zaman kurduğumuz iletişimle, hiç de öyle olmadığına şahit olmaktayız...

Peki ya, engelliler için tekvando ve karate  gibi branşlarda önce katılımcı sayısının artması ve hemen ardından gelen derecelerin nasıl bir açıklaması olabilir?..

İşte o konuyu, 2003 yıllarında, o zamanın adıyla Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünde (şimdiki adı Spor Genel Müdürlüğü)  Spor Uzmanı olarak çalıştığım yıllardan tanışıklığımız olan ve bugüne kadar çalışmalarını ilgi ile takip ettiğimiz Tekvando Federasyon Başkanı Metin Şahin Bey ve 1998 yıllarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. (şimdiki adı Spor İstanbul) ortak çalışmalarda zaman zaman bir araya geldiğimiz ve o günden bugüne görüşmelerimiz devam eden Karate Federasyonu Başkanı Esat Delihasan Bey’e sorduk. 

Engelli vatandaşlarımızın konu alan o görüşmenin bir kısmını sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Bugün gündeme gelen ve ana konumuz her vatandaşın, hastalığı / rahatsızlığını ‘Engelsiz Spor’ temasıyla yeneceği sürece destek ve katkı sağlamak.

Bunun yanında çalışmaların, diğer Spor Genel Müdürlüğü bünyesinde yer alan diğer Spor Federasyonlarına örnek olması;  

Metin Şahin (Tekvando Federasyon Başkanı):

“2004 yılı ve 2005 yıllarında Dünya Tekvando Federasyonun yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundum.

Federasyon bünyesinde yaptığımız toplantılarda özellikle, bedensel engelliler konusunda çalışmalarımız oldu.

Daha sonra 2009-2010 ve 20011 yıllarından şampiyonalar yapmaya başladık. 2008 yılından itibaren, engelli bireyleri topluma kazandırmak için sporcu taramaya başladık. Çok da başarılı olduk. 

Avrupa ve Dünya Şampiyonaları için sporcular yetişmeye başladık.

Yıllarca yapılan planlı çalışma neticesinde bugün Olimpiyatlara sporcu yetiştiriyoruz...

Herkes hayat içerisinde mücadele verse de, kaderin önüne geçilemiyor. Hepimiz engelli adayız.

Engelli olarak tanımlanan bireylerin, normal insan gibi yaşama ve hayattan kopmamaları hususunda sporun çok büyük katkısı var... Bedensel Engelliler Federasyonuyla da beraber akıl birliği yapıyoruz...” 

Esat Delihasan (Karate Federasyonu Başkanı):

"İstanbul Büyükşehir belediyesinde karate yaparken engellilerin bu branşla ilgili faaliyetlerinin yeterli olmadığı kanaati uyandı bizde.

Engelli çocukların spor yapabileceğini göstermek için araştırma yoluna gittik.

Bu araştırmamızın sonucunda tekerlekli sandalyede karate yapan insanları bulduk. Sonra onları İstanbul’a davet ettik. Yarışmalarda onlara gösteri yaptırdık ve bu gösteriler çok ilgi gördü. 

Sosyal sorumluluk olarak başladığımız bu çalışmalar süreç içerisinde sportif başarılara dönüşmeye başladı.

Bu hususta bayağı bir yol kat ettiğimizi düşünüyoruz...

Bizim yaptığımız her çalışma çocukların sosyal hayatın içerisinde yer almalarını hedef olduğu için diğer engelli federasyonlarıyla da ortak çalışma içerisinde yer almaktayız...” 

:

Ahmet Gülümseyen, dikGAZETE.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir