});

Sahi! Tekrar, nereden çıktı bu olimpiyatlar! Öyle ya, hepimizin bildiği 2016 Rio Olimpiyat Oyunları, Brezilya’da başladı ve bitti. Hatta oyunların bitiş tarihi üzerinden iki haftayı aşkın bir süre geçti... 

Şimdi, ‘Engel tanımayan' ve kendileri için ‘engelsiz’ diyebileceğimiz bu spor organizasyonu, ‘Paralimpik Oyunları’ da nereden çıktı? İlgi alanına girmeyip, gündem oluşması ise, kişide merak uyandırıp, merakını gidermek için soracak bu soruyu!..

BİZİM TANIMIMIZ; "PARALİMPİK IRKÇILIK" 

Cevabı aranması gereken bu haklı soruyu, yine bir soru ile açalım; ‘Olimpiyat Oyunları’ adı altında alınmış ve ‘Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’ diye adlandırılmış bir spor organizasyonu var, öyle ise, neden engelli sporcuların mücadelesi, oyunların bitişinden üç hafta sonra yapılıyor?..

Bu uygulama engelli sporculara yapılan en büyük haksızlıktır.
Siz bu ayrımcılığa, engelli sporculara karşı yapılan ‘ırkçılık’ hareketi şeklinde de tanımlayabilirsiniz, tanılamalısınız da. Madem engelli oyunlarının adı ‘Paralimpik’, bu ayrımcılığın ismi de ‘Paralimpik Irkçılık’ koyularak, spor tarihi literatürüne geçirilmeli! 

Ne demek oluyor, engelli sporcuların yarışlarının, olimpiyatlardan tam üç hafta sonra başlaması!
Bu görüşümüzü, bir örnek ile destekleyelim. Engelli bir atlet, yüzücü veya diğerlerinin... Olimpiyat oyunlarının yarış takvimi-saati içerisinde yarışmasını düşünebiliyor musunuz!.
Bu uygulama, yarışçıya da, izleyiciye de ayrı bir heyecan ve seyir zevki kazandırır. Hal böyle olunca da, her defasında engelliler için önemine vurgu yaptığımız farkındalık ortaya çıkmaz mı!..

Günlük hayatta, Avrupa standartları adı altında konaklama, yol, araç vs. engellilere uygun hale getiriliyor ise, hiç kimse kusura bakmasın ama, tesisler, konaklama, yarış takvimi, kısacası sporun en üst organizasyon basamağı olan olimpiyatlar ve onun üst düzey sorumluları, bu ‘ayrımcılıktan’ sorumludur... 

Eğer halen ‘Yok, bir arada yarışamazlar..’ deniliyor ise, engelliler dışlanıyor manasına geliyor ki, bunun adını da koyuyor ve bir kez daha altını çiziyorum; Mevcut uygulamanın adı ‘Paralimpik Irkçılık’tır...

REKOR KATILIM, REKORLARLA BİTSİN...

Geçmiş yıllara göre, sporcu sayısı olarak rekor bir katılım ile 2016 Olimpiyat Oyunları’nı tamamlamış, 103 sporcu ile yer alınan yarışlarda, 1’i altın, 3’ü gümüş, 4’ü bronz olmak üzere, toplam 8 madalya ile tamamlayarak 41’inci sırada yer almıştık. Bu sonuçta, her olimpiyatta olduğu gibi ‘başarı’, kırk bir kere maşallah diyemediğimiz bir spor organizasyonu oluyor...   

Şimdi sırada, rekor katılım ile 79 engelli sporcumuzun mücadele edeceği Paralimpik Oyunları var. 
Engelli tanımayan sporcularımız, ay-yıldızlı forma altında, 2012 Londra Paralimpik Oyunları’nda kazanılan 1’i altın, 10 madalyanın daha fazlasını elde edebilmek için çaba sarf edecekler...

BİR UMUT, BİNBİR UMUDA DÖNÜŞTÜ...

Parolimpik Oyunlarda kazanmak kadar katılım da önemli, neden mi? Paralimpik sporcuların, diğer engelli sporcularımız gibi ayrı birer hayat hikâyeleri var.
Bazıları doğuştan, bazıları hastalanarak, bazıları trafik kazası sonrası sakat kalmışlar!..

Hayatlarını sürdürebilmeleri için başladıkları egzersizlerle, önce hayat kalitesini artırdılar, sonrasında performans sporunun gerekliliği olan, çalışma, azim ve kararlılıkla ile kendilerine hedef koyarak şimdilerde, "engellilerin olimpiyatları" olarak tanımlanan ‘Paralimpik Oyunları’nda Türkiye’yi temsil etmenin haklı gururunu yaşıyorlar... 

Zor ve imkânsız gibi görünen engellerin üstesinden gelerek, önce gönüllerin şampiyonu olan tüm sporcularımıza, 2016 Rio mücadelesinde de içtenlikle başarılar diliyoruz. 
:
Ahmet Gülümseyen, dikGAZETE.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.