20 Temmuz 2017 Perşembe 12:42
17 Okunma
İsrail ordusu ve istihbaratı gerilimin artmasından endişeli

KUDÜS

İsrail'in Mescid-i Aksa'nın kapılarına metal arama dedektörlerini yerleştirdiği 16 Temmuz Pazar gününden bu yana Kudüs'te gerilim sürüyor.

Dedektörleri kabul etmeyen ve bunun Mescid-i Aksa üzerindeki Müslümanların hakimiyetine müdahale anlamına geldiğini belirten Müslümanlar, namazlarını Aksa'nın kapısında kılarak protestolarını sürdürüyor.

Gerilimin son derece yüksek olduğu şehirde İsrail polisi zaman zaman halka sert şekilde müdahale ediyor. Uluslararası toplumdan peş peşe "itidal ve tansiyonun düşürülmesi çağrıları geliyor. ABD yönetimi de Mescid-i Aksa'da yaşanan gerilimden "son derece endişeli" oldukları açıklamasında bulundu.

Netanyahu'nun karar vermesi bekleniyor

Filistin ve İsrail medyasının tüm gündemini kaplayan Mescid-i Aksa'daki olaylar uluslararası medyada da geniş yer buluyor.

Yerel basında yer alan haberlere göre, yurt dışı gezisinde olan Netanyahu Mescid-i Aksa'da yaşanan gerilim ile ilgili telefon üzerinden güvenlik birimleri ile yoğun görüşmeler yürütüyor. Bugün ülkesine dönecek olan Netanyahu'nun bir karara varması beklendiği belirtilen haberlerde, İsrail'in Ürdün'le ve iyi ilişkiler geliştirmeye başladığı diğer Arap ülkeleriyle ilişkilerinin zedelenmesinden endişe ettiği belirtiliyor.

Netanyahu'nun dün gün boyu telefon üzerinden güvenlik birimlerine bağlandığı ve durumu tahlil ettiği bildirilirken, Aksa'nın kapısına yerleştirilen elektronik metal arama dedektörleri ile ortaya çıkan krizden bir çıkış yolu bulmaya çalıştığı kaydediliyor.

İsrail hükümetinden yapılan ilk açıklamalar bu dedektörlerin "kesinlikle kaldırılmayacağı ve güvenliği sağlamak için zaruri olduğu" yönündeydi. Ancak gelinen noktada İsrail tarafı bu duruşundan geri atacak gibi gözüküyor.

İsrail basınına göre ordu ve iç istihbarat servisi Netanyahu'ya bu dedektörleri kaldırması tavsiyesinde bulunuyor. Ordu ve istihbaratın en büyük endişesi işgal altındaki Doğu Kudüs ile Batı Şeria'da olayların büyüyerek bir intifadaya (başkaldırı) dönüşmesi ve Ürdün ile ilişkilerin bozulması olarak gösteriliyor.

İsrail polisinin ise buna karşı çıkarak söz konusu dedektörlerin Aksa'nın kapılarında kalmaya devam etmesi gerektiğini savunduğu ifade ediliyor.

Sağ partilerden Netanyahu'ya baskı

Kulislerde konuşulanlara göre İsrail bu krizden çıkmanın yolunu ararken, bunun kendileri açısından bir "zafiyet ve onursuzluk" gibi görünmesini istemiyor. İsrail hükümetindeki koalisyon ortaklarından aşırı sağ Yahudi Evi partisi lideri Naftali Benet, konuyla ilgili dün yaptığı açıklamada, "İsrail, Filistinlilere teslim oluyormuş görüntüsü vermemeli. Mescid-i Aksa, İsrail'in hakimiyeti altındadır." dedi.

Zayıf bir durumda olan İsrail muhalefeti ve sivil toplum örgütlerinden ise konuyla ilgili henüz bir açıklama gelmedi.

Cuma gününe kadar krize bir çözüm bulunamazsa, olayların büyüyerek yoğun bir çatışmaya dönüşme ve kontrolden çıkma ihtimali bulunduğunu belirten uzmanlar, İsrail hükümetinin güvenlik birimlerinin uyarılarını mı dinleyeceği, yoka aşırı sağın ırkçı söylemlerine teslim mi olacağı merak ediliyor.

İsrail'in Mescid-i Aksa'nın kapılarına metal arama dedektörlerini yerleştirdiği 16 Temmuz Pazar gününden bu yana Kudüs'te gerilim sürüyor.

Metal arama dedektörlerinden aranarak Harem-i Şerif'e girmeyi reddeden binlerce Filistinli namazlarını Mescid-i Aksa'nın Aslanlı (El-Esbat) Kapısı'nda kılıyor. Cemaat zaman zaman İsrail polisinin sert müdahalesiyle karşı karşıya kalıyor.

İsrail polisi, 14 Temmuz Cuma günü sabah saatlerinde Mescid-i Aksa'da silahlı saldırıda bulunduğunu iddia ettiği 3 Filistinliyi öldürmüş, olayda yaralanan 2 İsrail polisinin ise kaldırıldıkları hastanede öldüğünü açıklamıştı. Açıklamada, Mescid-i Aksa'nın kapılarının kapatıldığı ve Kudüs Bölge Polis Müdürlüğünün Aksa'da namaz kılınmasına izin vermeyeceği belirtilmişti.

Muhabir: Turgut Alp Boyraz

dikGAZETE.com
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.