});

Üniversite çağlarında idim, “Neden dünyanın en büyük İmparatorluğu İngiltere’de Cumhuriyet yok, biz yoksulluk içindeyiz, bizde Cumhuriyet var…" diye sormuştum kendi kendime. 

Sonra bir baktım, Amerika da kendisine Cumhuriyet (Republic) değil, Demokrasi diyordu…

O da güçlüydü. 

Rusya, Komünist’ti, o da büyük ve güçlü idi. 

Brunei Sultanı zengindi…

Suudi Arabistan Krallıktı…

Japonya İmparatorluktu…

Zengin ve güçlü olan ülkelerin hiç birisi cumhuriyet değildi.

Türkiye, yoksuldu ama cumhuriyetti.

Bir de Libya Arap Halk Cumhuriyeti dikkatimi çekmişti.

Cumhuriyet’ten ilk kez o zaman şüphelenmiştim.

İngilizler, kendileri Monarşi iken, bize neden Cumhuriyet dayatmışlardı?

Bu sistem iyi bir şey olsa, başta İngiltere, cumhuriyet’i tercih ederdi... Çünkü zengin ve güçlüydüler... Hem de galip idiler... 

Bunda bir iş olmalıydı... 

Çünkü yoksulduk, gücümüzü kaybetmiştik…

Biz de güçlü iken Cumhuriyet değildik...

O zamanlar, Avam ve Havas nedir, duyuyor, kullanıyorduk ama tam olarak bilmiyorduk. 

Daha sonra şantiyecilik hayatım oldu.

Disiplinli çalışma önemliydi. Yönetimi işçilere bırakıp, cumhuriyet ilan etmeyi sorguladım, işin batacağını gördüm. 

Cumhuriyette bir tuhaflık vardı...

Ne ilim, ne bilim, ne zenginlik, ne toplumsal barış, ne istişare, ne üretim... Hiç birisi yoktu…

Üstelik ikide bir IMF geliyordu... Sokaklarda her gün birileri ölüyordu (12 Eylül öncesi)...

Hep şüphelendim... 

Şimdi idrak ettim bu yaşımda...

Cumhuriyet, bir ülkenin gelişmesinde engel bir rejim. Kaos, çatışma ile enerjilerin tüketildiği bir rejim ya da yönetim biçimi. 

Peki bize neden çok matahmış gibi göklere çıkartılarak ve “Halkın kendi kendini yönetmesi…” diye diye anlatttılar ki!..

Geri kalmamız için mi?

Bence EVET

Ötesinde, demokrasi dedikleri de ateizmin zirvesi imiş...

Geçen, bir Rus yahudi hahamın kısa videosu vardı. Diyordu ki;

DEMOKRASİ, ATEİZMİN ZİRVESİDİR... (*)

*

Doğru rejim, Kur’an kaynaklı anayasa, liyakatlı bir kişinin seçimle iş başına geldiği, belirli bir süre ülkeyi yönettiği, üstün zekalı, eğitimli, tecrübeli kişilerden oluşan geniş bir istişare kadrosu ve Başkanlık Sistemi.

Esasında rejimin çok da önemi yok! Sistemin kontrolünün kimde olduğu önemli.

.

Barbaros Nasün, dikGAZETE.com

(*) Yahudi Haham, Demokrasinin ne olduğunu, Hristiyanlar ve Müslümanları anlatıyor!..

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

sanalbasin.com üyesidir